Hırcar / Hırsız ve Tüccar

Metin Boran

Tiyatro Kumpanyası, Öykü ve Müzik Tarihi Yazarı Ahmet Say, çok yönlü tiyatro insanı Yücel Erten, Besteci Fazıl Say ve Oyuncu Kemal Kocatürk’ü “7000 Yıllık Uçan Halıya Ters Binen Hırcar” adlı oyunla bir araya getirdi.

Kemal Kocatürk’ün yönetiminde çalışmalarını sürdüren Tiyatro Kumpanyası, Ahmet Say’ın “İpek Halıya Ters Binen Kedi” öyküsünden Yücel Erten’in uyarlayıp yönettiği “7000 Yıllık Uçan Halıya Ters Binen Hırcar” adlı politik bir güldürü ile seyirci karşısına çıktı. Bir esnaf üzerinden yedi bin yıllık ticaret erbabının serüveninin anlatıldığı oyunun müzikleri Piyanist ve Besteci Fazıl Say’a ait. Çiğdem Erken ve Ayça Kocatürk’ün piyano ile eşlik ettiği oyunun kostümleri Türkan Kafadara, dekor tasarımı ise Sırrı Topraktepe’ye ait.

Deneyimli Yönetmen Yücel Erten, Ahmet Say’ın hırsızlıkla tüccarlığın iç içe anlatıldığı öyküsünü, epik bir tarzda kurgulayarak sade bir dille, “açık biçim” seyirlik bir gösteri üslubunda seyircinin karşısına çıkarıyor.

Oyunda dinsel değerleri kullanarak ticaret yapan bir esnafın kutsal değerler üzerinden nasıl para kazandığının ibretlik öyküsü, günümüz gerçeğine de gönderme yapılarak, masal tadında politik bir komedi olarak anlatılıyor.

İnancına aykırı olarak yaptığı ticareti hırsızlık noktasına taşıyan ve bunu söylemi ve yaşamıyla meşrulaştıran kurnaz bir esnaftan yola çıkan Yücel Erten, yorumuyla metni, “Mülkiyet hırsızlıktır” felsefesine yaklaştırarak tüccarın tarihsel ahlaksızlığını ve günümüz ticaret ilişkisinin arsızlık ölçüsünde kâr etme biçimini tartışmaya açıyor. Uyarlamasında bir de hınzırlık yapıyor Erten, ‘hırsız’ ve ‘tüccar’ kelimelerinin ilk ve son hecelerini birleştirerek “hırcar” diye bir adlandırma yaratarak mizah diline yeni bir kelime ekliyor.

Zaman boyutunun vurgulanmadığı bu masal tadındaki gösteride düşünsel boyut, güçlü ve güncel göndermeler içeriyor. Oyunda anlatılan masal bugün yaşananlarla paralel bir çizgide buluşuyor. Politik bir dille bugünü iğneleyen, yeren, ironi yapan ve mizahla karışık bir söylemle güncel gerçekliğin acımasız gerçekliğine gülümseten, güldüren, bir yandan da düşündüren özelliği ile özenle kotarılmış bir oyun olarak seyircinin beğenisini topluyor.

Yetenekli ve birbirinin oyunculuk tarzına uyumlu dört oyuncunun birden fazla kişiyi canlandırdığı oyunda Kemal Kocatürk, Yıldırım Gücük, Aytunç Özer ve Vedi İzci görev alıyorlar. Oyuncular, uyarlamanın tarzına uygun olarak açık biçim bir gösteri üslubunu başarı ile kotararak öykünün anlatımında önemli bir görev üstleniyorlar. Oyuncular kendi rollerinin dışında yansıladıkları farklı tip ve kişilerle gösterinin bütününe canlılık katıyor ve sözü ve tavrı ile hareketli bir sahne eylemi ortaya çıkmasına katkı sunuyorlar. Oyuncular abartısız ve ölçülü, yansıladıkları her rolde samimi ve sahici. Anlattıkları öyküdeki yaşantı parçalarını eyleme dökerken sesleri ve tavırlarıyla “artistlik” yapmadan insan gibi olayın bir parçası oluyorlar.

Öykünün canlı ve hareketli anlatımında oyuncuların yanı sıra Ayça Kocatürk’ün piyano ile çaldığı müziklerin de özel bir katkısı var. Deneyimli Besteci ve Piyano Ustası Fazıl Say’ın öykünün ruhuna uygun ve anlatımı kolaylaştıran müziği oyuna özel bir canlılık ve ritim katıyor.

Yücel Erten ticaret erbabının 7000 yılık serüvenini masal tadında anlatılırken metne güncel politik göndermeler de ekleyerek başlangıcından bugüne tüccarlık aldığı vaziyeti seyirlik olarak ortaya koyarken Erten, Hırcar’la sadece gülmeyi güldürmeyi amaçlamıyor yorumu ile aynı zaman da izleyiciyi gerçeğe ve bugüne yönlendirerek yaşadığımız günler üzerinde düşünmemizin de önünü açıyor.

Usta Yönetmen Yücel Erten’den politik bir seyirlik komedi izlemeyi özleyenlerin mutlaka görmesi gereken bir oyun Hırcar.

Evrensel



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: