Kobani’nin Geleceği Bizim de Geleceğimiz Değil mi?

kobani-yaniyorBir kâbus yaşıyoruz. Kobani’nin düşmek üzere olduğu haberi bir anda hem Türkiye’de hem de Avrupa’da büyük bir tepki seline neden oldu. Çıkan olaylarda bir kaç gün içerisinde 35 insan yaşamını yitirdi; yüzlerce insan yaralandı. En ufak gösteriler büyük bir devlet şiddetiyle karşılığını buldu. Yüzlerce insan gözaltına alındı. Pek çok ilde, 80 darbesinden beri ilk defa sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Provokatörlerin de sahnede yerini almasıyla her şey tamam oldu…

Bir anda zaman geri sardı ve 90’lara döndük.

Peki neden?

Hepimiz biliyoruz aslında.  Bütün dünyanın gözü önünde, Kobani’de, bir vahşet tiyatrosu yaşanıyor… Kürt siyasi hareketinin kazanımlarından olduğu belirtilen Kobani kantonu Işid tarafından ağır silahlarla haftalardır kuşatılmış vaziyette. Adeta uluslararası strateji oyunları uğruna koca bir kent, çağımızın yakın dönem barbarlığına kurban veriliyor.

Üstelik Işid terörünün doğumunda Batı’nın ebeliğine sıcak su ve bezle yardım ettiğimizi artık dünya âlem biliyor.

İşte tüm bu tablo içerisinde biz ne bekliyorduk? Kürt vatandaşlarımızın bu vahşet tiyatrosunu seyirci koltuklarında kıpırdamadan oturup izlemelerini mi? Hem de kendi akrabalarının kurban “ritüelini” izletirken gıklarını çıkarmamalarını mı?

***

Hepimiz bilsek de, bilmesek de yahut bilmek istemesek de, barışın yolu Kobani’den geçiyor.

Ünlü Kürt yönetmen Bahman Ghobadi Başbakan Davutoğlu’na gönderdiği mektubunda “Kobani’nin geleceği sizin de geleceğiniz” demiş ya… İşte o hesap…

Yorum


işlemi tamamlayınız: