Yok Sayılanların Varoluş Mücadelesi… Palto

İhsan Ata

Geçtiğimiz günlerde Seyr-î Mesel Tiyatrosunda izlediğim Gogol’un Palto’su (Şinel) Oyun İşleri tarafından sahneleniyor. Şükrü Veysel Alankaya’nın oyunlaştırıp oynadığı oyunun müzik düzenlemesi Merve Akyıldız’a ses ve ışık kumandası ise Uğur Çağlayan’a ait. Akakiy Akakiyevic’in hikayesinin ele alındığı oyunda var olma çabası içerisinde yok olanların hikayesi ele alınıyor.

Palto, Gogol’un Petersburg’da bir çay partisinde anlatılan hikayeden ilham alarak yazdığı öykü. Partide Gogol’un da bulunduğu masada keklik avlama tutkunu fakir bir adamın öyküsü anlatılır. Masada anlatılan öyküye herkes kahkahalarla gülerken Gogol Palto’yu yazmaya masada karar verir.

Palto, sefalet içinde geçinen memur Akakiy Akakiyevic’in artık kullanılamaz hale gelen paltosunun yerine çok zor şartlarda yenisini aldığı günün çalınması üzerine yaptığı tüm çabalara, şikayetlere rağmen bir sonuç alamamasından duyduğu üzüntü ve soğuktan ölmesi sürecini işler.

Dönemin Rusya’sını anlatanhikaye, çarpık düzeni, insanlığa dair söyledikleriyle zamandan ve mekandan bağımsız derinlemesine analiz eder. Görüntüsünden dolayı sürekli aşağılanan Akakiy, paltodan sonra bakışların değiştiğinin farkındadır. Aslında kendisi de değişmiştir. Önemsediği insanların yaşamlarına dahil olmuştur, ta ki paltosunu çaldırana kadar. Gogol’un bakış açısıyla Akakiy üzerinden toplum eleştirilir. Üstelik Akakiy’nin paltoyu giydikten sonra değişen sürecini de ele alarak objektif bir anlatımda bulunur.

Şüphesiz hikaye bize çok uzak değil. Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz oyununu ve “Ye Kürküm Ye” deyimini hatırlatır. Kartvizit sahibi olmanın karakter sahibinden daha önde olduğu bir topluma ayna tutan oyun bugün hala evrenselliğini korumakta.

Şükrü Veysel Alankaya Akdeniz Devlet Konservatuarı mezunu genç bir oyuncu. Mezun olur olmaz tek kişilik bir performans tasarlamış. İşe öne hikayeyi oyunlaştırmakla başlamış. Hikayede geçen tüm karakterleri tek karakterde buluşturup oyunu tek mekana indirmiş. Hikayede geçen karakterleri küçük objelerle kotarmış. Müzik ve efektlerinde yardımıyla sahneyi sokak, parti, ofis ve terziye dönüştürerek neredeyse sıfır dekorla geniş bir alan yaratmış.

Oldukça pratik ve zekice tasarlanmış sahne düzeni, dönemi, mekanları, karakterleri iyi bir oyunculukla harmanlayarak seyirciye geçmesinisağlıyor. İşi bir tık öteye götürerek interaktif bir gösteriye dönüştürüyor. Yer yer çağdaş bir meddaha dönüşen Alankaya, oyunun kimi kısımlarında seyirciyle diyaloga girerek oyunu bambaşka bir atmosfere taşıyor.

Ses, beden ve küçük objelerle karakterler arası geçişleri güçlü oyunculuğuyla gayet pratik ve yalın bir şekilde canlandırıyor. Bir anda memur, patron, terzi, hırsız, zengin olabiliyor. Ve sırıtmadan ya da bir önceki karakterden izler taşımadan o anki karakteri vermeyi başarıyor. Mekan geçişlerinde yine bulduğu pratik çözümler sayesinde aynı yalın ve sade anlatımı koruyor. Hal böyle olunca performansla da buluşunca saat gibi işleyen bir oyun ortaya çıkıyor.

Uğur Çağlayan’ın özellikle ses kayıtlarıyla oyunun geçtiği dönemi bize hissettiren çalışması ve mekan geçişlerinde hayati bir önem arz eden ışıkları gayet başarılı. Yine mekan, karakter ve döneme uygun müzikleriyle Merve Akyıldız’ın çalışması çok kıymetli.

Özetle, Şükrü Veysel Alankaya’nın pratik zekası, sahnede var olma çabası, samimiyeti, ve performansıyla sade, şık ve farklı bir Palto’yla Akakiy Akakiyeviç’in varoluş mücadelesine tanıklık etmemizi sağlıyor. Azminden, çabasından ve başarısından dolayı mutlaka ama mutlaka desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yolu açık olsun.

Gösterim tarihleri: 8, 22 Şubat Pazar, 19.30, Seyr-î Mesel, Beyoğlu www.oyunisleri.com

(KÜNYE):

Palto

Oyunlaştıran ve Oynayan: Şükrü Veysel Alankaya

Müzik Düzenleme: Merve Akyıldız

Ses ve Işık Kumanda: Uğur Çağlayan

Grafik Tasarım: Mehmet Dağlar



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: