Adana’da İlginç Bir Trajik Komedi : ‘Herostratos’u Unutun!’

Üstün Akmen

Adana’daydım!

Adana’da kurulmuş bir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu var.

İsmail Dikilitaş yönetimindeki Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosunun 525 seyirci kapasiteli tiyatro salonu bulunmakta, aynı salonda çocuk oyunları da minik tiyatroseverlerin beğenisine sunulmakta.

1995 yılından bu yana Türkiye’de yaşayan Azerbaycan’ın ünlü sinema ve tiyatro oyuncusu/tiyatro yönetmeni, bu arada Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Ana Sanat Dalı profesörlerinden Cahangir Novruzov (1954), Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Hüseyin Sözlü’nün önerisini dikkate almış.

Dikkate almış ve 2015-2016 sezonu için Rus Yazar Grigory Gorin’in (1940-2000) 1972 yılında yazdığı “Forget Herostratus!” başlıklı ilginç mi ilginç trajik komedisini bu sahneye taşımış.

Gülerken Düşünmek

Oyun, milattan önce 356 yılında Efes’deki Artemis Tapınağı’nın yakılmasını konu almakta. Kundakçı Herostratus, yapımı 120 yıl süren tapınağı, adının ölümsüzleşmesi için yaktığını söylemektedir. Yasalara göre hemen yargılanıp idam edilmesi gerekmekte, ancak tapınağın din görevlileri olaya müdahale ederek gereken yargılamanın Tanrılarca yapılmasını istemektedir. Sonuçta yargılama geciktikçe gecikir ve geciken adalet yolundan sapar.

Oyunun özetinin özü bu!

Yazar Grigory Gorin, günümüzden 2 bin 356 yıl önce yaşanan olayı ciddi bir laiklik ve hukuk tartışması olarak kaleme almış. Kendine özgü mizahi üslubuyla süslemiş, izleyiciyi güldürürken bir yandan da bütün ağırlığıyla düşündürten bir eser yaratmış.

Cahangir Novruzov’un Rejisi

Cahangir Novruzov tapınağın yakılması sonrasında gelişen olayları araç olarak kullanarak öne çıkarmış ve “hukuk-devlet” sorunsalının altını pek güzel çizmiş. Hukukun üstünlüğü, bağımsızlığı, adaletin gecikmesi, linç, öç, kin, dini inançların toplum ve hukuk sistemi üzerindeki baskısı gibi yazarın değindiği konuları duru bir sahne diliyle anlatmış. Hatta tarih tarih için midir; olaylar mı önemlidir, yoksa sonuçları mı sorularını mihenk taşı yapmış, yorumunu bu taşın üstüne bina etmiş. Tarihin yorumlanması, tarihin yazılışı gibi soru ve konulara da dikkat çekmiş.

Yaratıcı Kadro

Eseri dilimize “Herostratos’u Unutun!” başlığı altında kazandıran da Cahangir Novruzov. Çeviride her ne kadar “… gayet yarar var” gibi kötü demeyeyim, ama “iyi olmayan” Türkçe örnekleri bulunsa da, sonuç itibariyle sahne diline uygun, titizlikle seçilmiş sözcüklerden ibaret bir çeviri ortaya çıkmış.

Bu arada, Güneş Abbas’ın sahnenin dışına taşan ve bir takım gereksizlikler taşıyan dekorunu kıyasıya eleştirebilirim, ama kostüm tasarımına şapka çıkartırım.

Tansu Liman’ın ışık tasarımı iyi değil. Bir oyunda tek bir yönden, açıdan yapılan genel ışıklandırma tek başına kullanıldığında bütün sahne aydınlanıyor, tamam da sahnede bulunan oyuncu ve nesneler seyirciye düz ve hiç de ilginç olmayan bir görüntü veriyor.

Bilmem anlatabildim mi?

Sahne ışık tasarımının amacı, oyunu bu düz ışıktan kurtarmak, oyuncu ve nesneleri doğal görüntüleriyle ve de üç boyutlu olarak seyirciye gösterebilmek değil mi?

Eeee…

Oyunculuklar

Duvarcı’da Semih Yeşil; Çömlekçi’de Feridun Yıldırım, Berber’de Başar Uğur, Askerler’de Ahmethan Çelebi, Ufkum Kalaoğlu, Erita’da Özlem Özel yönetmen ne istemişse veriyorlar.

Saray Muhafızı’nda Doğukaan Uğurlugülbüken de öyle, ama keşke Kemal Burak Alper’in zar zor kaldırdığı sütunu onun ardından hop diye kaldırmasa!

Krisippos’da İlter Şen’in mimik ve de jestini, hareketini, vurgusunu birbirine karıştırmaksızın verdiği oyunla ilgimi çektiğini açık yüreklilikle söylemeliyim.

Gardiyan’da Tufan Naharcı, duygularını, iradesini, aklını, daha doğru deyimle tüm varlığını harekete geçirerek bir Gardiyan çizmiş. Hem de, abartıya fevkalade yatkın bir rolü sürekli kontrolünde tutarak. Tek kusuru diğer bütün oyuncular gibi çok bağırması ve bağırmayı bilememesi.

Hüseyin İnan Biçer’e Dikkat

Kleon’da Önder Özcan’ın duygularını her daim harekete geçirmesini, bu sayede fiziksel çalışmasına yaşam veren yönelimleri yakalamasını oyundan sonra kutladım.

Halil İbrahim Kurum’u Tissafern’in fiziksel parçalarını iyi tanıdığına tanık olarak mutlu oldum.
Tiyatro Ekibi’nden Kübra Teke gerilimsiz, rahat bir oyun vermekte ve de gözlemim o ki iyi oyuncu olma yoluna kolayca girebilir.

Diğer Oyuncu Kemal Burak Alper, sahnede her eylemin, her devinimin bir nedeni olduğunu elbette kısa bir süreç içinde öğrenecek.

Klementina’da Olca Hayal Çetin, umut veren bir tiyatrocu adayı olarak dikkat çekmekte. Kendini iyi denetliyor ve ölçülü. Gereksiz jesti yok gibi.

Hüseyin İnan Biçer Herostratos’un ne istemesi, sonra da bu istek uğruna ne yapması gerektiğini iyi kavramış. Herostratos’un fiziksel varlığını yaratma yönteminin niteliğini doğrusu çok beğendim.
Oyun üç saat sürüyor.

Novruzov “Black-Out”ları beceriyle atlatmış, dinamik bir reji yaratmış, oyunculuklarda düzeyi yakalamış, falan da üç saat çok uzun bir süreç be Hocam!

Hal böyle olunca zannım o ki, izleyicinin algılama süreci etkileniyor.

Evrensel



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: