The  Tigerlillies ‘Hamlet’ Grotesk Bir Şaheser!

Yaşam Kaya

İstanbul Kültür Sanat Vakfı, Danimarka Kültür Enstitüsü’ nün katkısıyla geçtiğimiz hafta dünyaca ünlü kabere-punk topluluğu ‘The Tiger Lillies’ – Theatre Republique‘yi İstanbul’ a getirdi. Grubun tanınmış yönetmeni Martin Tulinius tarafından sahnelere aktarılan Shakespeare’ in ‘Hamlet’i, şimdiye dek gösterilen yorumların dışında, bambaşka bir rejiyle karşımıza çıktı. Klasikleşmiş Shakespeare yorumlarının günümüz dünyasında pek yer edinmediğini düşünürsek, grubun ‘Hamlet’e katkısını daha net anlarız. Yazarın anlattığı günün koşullarına uygun sahne kostümünün yer aldığı gösteride, soyut dekor kullanımı, üç boyutlu görsel teknolojinin sunumu muhteşem bir rejinin doğmasına neden olmuş. Dürüst konuşmak gerekirse, 2012 yılından bu yana gösterimlerine devam eden topluluk, ‘Hamlet’ adına söylenebilecek her şeyi sahneye harikulade aktarıyor.

‘Hamlet’i daha önce müzikal biçimde izleme şansım olmadı. Yarattıkları müzik atmosferi sayesinde, bir tiyatro oyununun içindeki vurucu noktalara dikkat çeken ‘The Tiger Lillies‘, operanın ironi dolu dilini dünyaca ünlü oyun için kullanmış. Oyunun o kadar çok farklı özelliği var ki, neresinden başlayacağıma karar veremedim. Öncelikle yönetmenin metin üzerinde farklı değişikliklere giderek elindeki malzemeyi iyi kullandığını belirtmeliyim. Shakespeare roman yazarcasına her yazdığı sahneyi betimleyen sahneler oluştururken, yönetmen Tulinius bu sahneleri sadeleştirip müziğin etkin kullanımını oyuncuların üzerine yıkmış. Gişe oyunu olabileceğinden korktuğum oyuncu performansları için ayrı bir başlık açmak zorundayım. Yönetmenin olağanüstü çalışmasının içine serpilen üç boyutlu görüntüler, sahne üstündeki oyuncuların işini saadeleştirip, ‘Hamlet’i kimsenin aklına gelmeyecek şekilde sahnede şekillendiriyor. Kritiğin geniş kısmına birazdan değineceğim, ama bilindik konuyu yeniden hatırlamakta yarar var. Konuya bakarak oyunda yapılanları daha net anlarız.

Oyunda Danimarka Prensi Hamlet, öz babasını öldüren amcası ile annesinden intikamını alır. İktidarı, gücü elinde tutmak isteyen Kraliyet mensupları arasında süregelen savaş konu boyunca yüzümüze sert biçimde çarpar. ‘Ensest ilişki, aşk, sevgi, yalan, iftira, mutlak güç’ eserin özünü anlatan kelimeler sayılabilir. Tabi tüm bunların yanında, dünya dengelerini değiştirecek güçlerin saray entrikası içine dahil olması ile kişisel sorun olarak doğan bir olay Danimarka’ nın kaderini değiştirecektir. Shakespeare’ in ‘vakanüvist tarih’ algısından çıkan olaylar zinciri içinde yönetmenin yazara karşı bakış açısını net görürüz.

Robert Redford Tarzı Olağanüstü Bir Yorum!

Hamlet rolünde karşımıza çıkan Caspar Phillipson, Robert Redford’a benzeyen oyunculuğu ile sahnede parlarken, özellikle babası ile üç boyutlu birleştiği sahnede muhteşem performans sergiliyor. Tulinius, Hamlet’ in babasının yüzünü Phillipson’ un yüzüyle birleştirip konuşturduğu bölümde, şimdiye dek gördüğüm en çarpıcı Hamlet yorumuna tanık oldum. Bizdeki yorumların aksine, fazla duygusallığa kapılmadan akli dengesini yitiren Hamlet anlatımı çok doğru bir tespit. Martin Tulinius’ un oyuncuya bıraktığı geniş alan sayesinde, dekorun cezbedici gücü performansın içine yansımış. Ophelia’da Nanna Finding Koppel, yine alışılagelmiş tarzların dışında karakterini yansıtıyor. İplere sarılan bedenlerde, pişmanlıkların sergilendiği bölümlerde, Hamlet’e karşı gösterdiği ilgide oyuncunun muhteşem bendensel enerjisini, duygu kontrollerini görüyoruz.

‘The Tiger Lillies’ın Sahne Gücü!

Tiyatro oyunlarına yaptıkları müziklerle adını tüm dünyaya duyuran ‘The Tiger Lillies’; Martyn Jacques, David Byrne ve Adrian Stout’tan oluşan muhteşem bir üçlü. The Gorey End albümleri 2003 yılında Grammy’e aday olduktan sonra grubun üyelerini bilmeyen kalmadı. Hamlet oyununun tamamına operet tarzı müziklerle destek veren grup, grotesk tarzın doruğunda, belli bölümlerde ironinin vazgeçilmez gücüyle harikulade sahne gösterisi oluşturdu. Siz Hamlet’i izlerken araya katılan ince espriler sayesinde klasikleşmiş ve de belli bölümlerde sıkıcı hale dönüşebilecek gösteri akıcı bir kimliğe bürünüyor. Yönetmenin ‘anı yaşama’ algısını müziğin etkili gücü sayesinde yaşıyoruz. Hamlet’ in tüm duygu geçişleri ve intikama doğru giden yolda katettiği değişimi rahatlıkla algılıyoruz.

‘The Tiger Lillies’ – Theatre Republique’ birlikteliğinden çıkan ‘Hamlet’, yönetmen Martin Tulinius’ un zeka dolu üç boyutlu sahne tasarımıyla bambaşka boyutlara uzanmış. Hem teknolojinin etkileyici gücünü oyunun tamamına yerleştireceksiniz hem de klasik sahne tasarımına sadık kalacaksınız!… Bu her yönetmenin yapabileceği bir durum değil. İstanbul’da üç gösterimle seyircisi karşısına geçen ‘Hamlet’in Türkiye’deki tüm yönetmenlere ve oyunculara anlatacağı büyük dersler var!

Lifeartsanat



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: