Cadı Kazanı Kaynamaya Devam Ediyor

cadikazaniMimesis Haber / Geçtiğimiz sene prömiyerini yapan “Cadı Kazanı” bu sezon da oynamaya devam ediyor. Eraslan Sağlam’ın yönetmenliğini üstlendiği oyun, Lysistrata Düşleri ve 3 Kadın Bin Turna ile birlikte Tatavla Sahne’nin sezon repertuarını oluşturuyor…

Arthur Miller’ın Salem’de 17. yüzyıl sonlarında yaşanan cadı mahkemelerini oyunlaştırdığı “Cadı Kazanı” 1950ler McCarthy dönemine yönelik tarihsel bir eleştiri fırsatı olarak ele alınmış. Arthur Miller adalet sistemini eleştirirken McCarthy Amerikası’ndaki komünist avını, 1692’de cadılıkla suçlanan bir grup insanın mahkeme kararıyla idam edildiği, zulmün ve şiddetin doruğa çıktığı bir dönem üzerinden anlatıyor.

Aysan Sümercan ve Eraslan Sağlam gibi deneyimli isimlere Erhan Tuna, Ömer Akgüllü, Kaan Songün, Tuba Zehra Sağlam, Yasemin Yeşilgöz, Murat Yılmaz, Şebnem Usanmaz, Erhan Özkoç, Gülnara Golovina, Hande Elaman, Başak Kalkan ve Eka Gelashvili eşlik ediyor. Aysan Sümercan, Ömer Akgüllü ve Tuba Zehra Sağlam’ın sade oyunculukları, yaratıcı bir dekor ve sahne geçişleri ile öne çıkan oyun Arthur Miller’ın McCarthy dönemine getirdiği eleştiriyi günümüz Türkiye’sine ulaştırıyor ve oyun şu an tutuklu bulunan Can Dündar’ın 26 Aralık 2014’te yazdığı Cadı Kazanı köşeyazısı ile başlıyor:

“Dünya gibi, insanlık da karanlıkla aydınlık arasında gidip gelirken kâh gecenin karasına bulanıyor, kâh müjdeli bir sehere tutunup gün ışığına kavuşuyor.
Tiyatro Tatavla’da Eraslan Sağlam’ın rejisi ve başarılı bir oyuncu kadrosuyla, Arthur Miller’ın ünlü “Cadı Kazanı”nı izlerken bunu düşündüm.
Oyunu kaleme alan Miller, 1950’ler Amerikası’nda “komünist”lik suçlamasıyla “Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi” tarafından yargılanmış bir yazardı…

…Oyun, Türkiye’de ilk kez Kasım 1970’te, yapımı yeni biten Atatürk Kültür Merkezi’nde sergilendi. İlk gösterimde, 3. perdenin hemen başında tiyatroda yangın çıktı. Ve 23 yılda yapılan Kültür Merkezi, 45 dakikada küle döndü.
Bu, renkli 1960’ların final sahnesiydi adeta…
Tarihte sahne sırası, katran karası gecedeydi.
4 ay sonra 12 Mart geldi ve başlatılan komünist avıyla “cadı kazanları” fokurdamaya başladı.
O günden sonra da oyuna dokunmaya pek kimseler cesaret edemedi. Fakat gün geldi, yine Taksim’de, Atatürk Kültür Merkezi’nin tanıklığında yeni bir “cadı avı” başlatılınca Miller akla düştü…

…Lakin başka dersler de var:
Yenilmez sanılan McCarthy birkaç sene içinde devrilip tarihin çöplüğüne gömüldü; Elia Kazan, hâlâ o utancı temizlemeye çalışıyor; Arthur Miller ise, kalemiyle hâlâ savaşıyor despotlara karşı…
Belli ki, bir süre sonra, güneş açtığında da 2010’lar Türkiyesi’nin istibdat rejimine dair oyunlar sahnelenecek buralarda…
Ve insanlar, o baskıyı kuranları lanetlerken o baskıyı yıkanları, o oyunları yazanları alkışlayacak.
Cadı avcıları tarihin çöplüğünde buluşacak; her dönemin “cadılar”ı yanarak insanlığın yolunu aydınlatırken…
Biz ise, her gecenin iki gündüz arasında olduğunu bilmenin ferahlığıyla her cadı avında, avcıların karşısında, cadıların safında olacağız.”

Ayda bir kez Tatavla Sahne’de oynamaya devam edecek oyunu 23 Ocak 2016 Cumartesi günü izleyebilirsiniz.

Piri Kaymakçıoğlu / Mimesis

Yorum


işlemi tamamlayınız: