Doğayı Katledenlerin Öyküsü: Babil

page_dogayi-katledenlerin-oykusu-babil_350177206[T24 yazarı Hazel Güney’in yazısını paylaşıyoruz.] Doğayla iç içe olmak, doğanın verdiği nimetlerden yararlanmak kadar insanı mutlu eden başka ne olabilir hayatta? Yeşilliğin bizi özgürleştirdiği bir dünyada insan daha üretken, daha dinamik ve daha sevecen olabiliyor. Doğanın sunduğu olanaklar aslında hepimize yeter de artar bile. Fakat sanayileşmenin vermiş olduğu hazımsızlık ve doyumsuzlukla beraber, artık tüketimin bir üretim haline geldiği bir dünyada doğa kelimesinin anlamı da değişiyor ve yeşilliğin yerini soluk ve ölü betonlar yığını oluşturuyor. Sizinle konuşmayan; ama size hayat sağlayan bir ağacın aslında herhangi bir dile ihtiyacı var mıdır? Peki, onu izinsiz ve hunharca söküp atmak yerinden… Bize zararından daha çok faydası olan bir canlıyı katletmenin neresi “modernlik” oldu? Kapitalizmin dişli çarkları her gün ruhumuzun derinlerine bir zift daha atıyor.

Hayatın ‘değeri’ ve ‘gerçekliği’

Parklar yerini yapay çimlere, saklambaç gibi oyunların yerini Playstation’a, iki katlı bahçeli ve sıcak evlerin yerini de gökdelenlere bıraktığı bir çağın çocuklarıyız biz. Nefes almak zorlaştı, çünkü parasını veren artık trompet çalıyor! Süper lüks bir evde oturmuyorsan zengin bile sayılmıyorsun. Peki, nedir gerçek zenginlik? İşçinin, kadının, ailenin, adaletin, doğanın, yaşamanın anlamı nedir? Her gün hunharca dönen bir döngünün içinde çırpınırken, ezen ve ezilen çizgileri bu kadar keskin bir çizgiyle ayrılmışken, her gün gazete ve haberlerde işçi ölümlerini görürken; yüksek bir camekanın arkasında yaşanan hayatların ‘değeri’ ve ‘gerçekçiliği’ ne kadar gerçek olabilir? Ebru Nihan Celkan’ın yazdığı, Defne Halman, Deniz Celiloğlu, İbrahim Ersoylu, Mênsur Zîrek, Murat Mahmut Yazıcıoğlu, Pınar Yıldırım, Zeynep Çelik Kureş’in oynadığı; yardımcı yönetmenliğini Aylin Alıveren’in, dramaturjisini Özlem Karadağ’ın üstlendiği; proje ekibi Ayşe Gül Altınay, Özge Ertem ve Fatih Artvinli’den. İşte tüm bu soruların cevaplarını arayan bir oyun Babil.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Yorum


işlemi tamamlayınız: