Savaş Zamanında Tiyatro

Dünyada tiyatro kültürünün gelişmiş, serpilmiş olduğu coğrafyalarda savaş zamanlarında dahi sahne sanatlarına ara verilmediğini, bilakis bazı önemli eserlerin böyle zamanlarda üretildiğini biliyoruz. Klasiklerden örnek vermek gerekirse Shakespeare’in Romeo ile Juliet’i ve Hamlet’i İngiltere’nin İspanya ile savaşta olduğu bir dönemde yazılmış ve oynanmış. Yine Moliere’in Cimri ve Kibarlık Budalası oyunları savaş zamanında sahnelenmiş. Daha yakın dönemden de bir örnek verelim: Brecht’in Sezuan’ın İyi İnsanı adlı oyunu dünyanın birbirini boğazlamakla meşgul olduğu 1943 yılında İsviçre’de oynanmış.

Yine çok karanlık günlerden geçiyoruz. Bombalamalar, cephe savaşları, şehir savaşları derken şiddet döngüsü giderek tırmanıyor. Böyle dönemlerde insanlar sanata, ekmek gibi, su gibi ihtiyaç duyuyorlar. Fakat ülkemizde ya eğlencelik gözüyle bakıldığı için sanattan uzak duruluyor, ya da insanlar evlerinden çıkmaktan çekindikleri için oyunlara, gösterilere rağbet edemez hale geliyorlar. Bazı şehirlerimizde ise zaten uygulanan sokağa çıkma yasakları yüzünden tiyatroya gitmek mümkün değil.

İşte böyle zamanlarda sahne sanatlarını hakkıyla icra etmek de, izleyicisi olabilmek de başlı başına bir mücadeleye dönüşüyor.  Elbette sahne sanatlarının da iyisi ve kötüsü olabilir. Ama savaşın bu karanlık günlerini yaşarken barış dileklerini yükselten, insanın aklına, duygularına ve vicdanına seslenen sahne yapıtlarına giderek daha çok ihtiyaç duyuyoruz. Bunun için mücadele etmeye değer…

Bütün tiyatro severlerin 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü kutlarız.

Yorum


işlemi tamamlayınız: