Yaban Kedisi Günlükleri : Kaan Basmacıoğlu

Canan Yeniokatan

Son günlerde her şeyin üstünü örtmeye çalışıyoruz. Etnik kavgaların, çocuk istismarlarının, patlayan bombaların.

Dün akşam Kadıköy Kılçık Mekan’da bir adam hiçbir şeyin üstünü örtmeden hayatın tüm acı gerçeklerini, tüm çıplaklığı ile gözler önüne serdi. Sermeye de devam edecek.

Açlıktan söz ediyor mesela, çocuk istismarından, hayvan sevgisinden, Adem’in Eden’den kovuluşundan ki bu tüm insanlığın en temel sorunu neredeyse, fakirlikten.

Derdini söylenebilenlerle mi daha iyi anlatır insan, söylenemeyenlerle mi?

Söylenemeyenlerle anlatmak cesaret işidir.

Yüzleşebilecek cesareti olan bir adamın, yüzleşebilecek cesareti olanlara kıyasıya sunduğu bir yüzleşme.

Acımasızlığı alaycı bir dille ele alırsanız afallarsınız.

Kaan Basmacıoğu tek kişilik performansında doğaçlama olarak seyirciyle buluşuyor ve tam olarak da bunu yapıyor.

Acımasızlığı alaycı bir dille seyirci ile yüzleştiriyor.

Seyirci afallıyor.

Gülsün mü, ağlasın mı bilemiyor.

İnteraktif bir oyun olması dolayısı ile, seyirci ile birebir göz temasında.

Seyirciden reaksiyon alamayınca kendisinin aklından neler geçtiğini merak ediyorum doğrusu?

Bir metne bağlı bir oyun olmaması ve doğaçlama olması sanıldığının aksine oyuncu için zor bir durumdur. Oyunu falsosuz kotarmak durumundadır.

Tek kişilik bir oyunla, üstelik doğaçlama bir oyunla, çok uzun bir aradan sonra sahnelere dönen oyuncunun henüz ikinci oyunu olması dolayısı ile, çok daha iyi bir performans gösterecekken enerjisinin biraz düşük olduğunu gözlemledim.

Çünkü çok küçük bir seyirci kitlesi ile buluştu.

Çünkü dün 49 yıldır yaşamımı sürdürdüğüm Kadıköy’ü ilk defa bu kadar boş gördüm.

Çünkü artık herkes evlerinde.

  1. derece terör alarmında ilk statlar, konserler ve tiyatrolar ertelenirmiş.

Ve tiyatro salonları boş.

Yorum


işlemi tamamlayınız: