5 Yıldızlı 5 Oyun – 2

5 yıldızlı 5 oyun[Milliyet Sanat’tan Eser Rüzgar’ın yazısını paylaşıyoruz.]

2015-2016 sezonunda beş yıldızı hak eden tiyatro oyunlarına devam ediyoruz.

Sezonun sonuna yaklaşırken bir önceki yazımda önerdiğim; “Kasap”, “Polisler”, “Üç Oyun (Vurgun)”, “Di Tuwalete De” ve “Hayal-i Temsil”e ilave beş oyun daha ekliyorum. Bu arada “Hayal-i Temsil”in, aralarında bulunduğum Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nce yılın oyunu seçildiğini, oyuncusu Yiğit Sertdemir’in de “Di Tuwalete De”nin oyuncusu Alan Ciwan’la birlikte yılın erkek oyuncusu ödülünü aldığını belirtmekte yarar var. “Vurgun” oyunundaki rolüyle de Laçin Ceylan, yine eleştirmenler tarafından yılın kadın oyuncusu seçildi.

“Kim Var Orada?”

Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nun “Kim Var Orada?” oyununu, yine topluluk ekip çalışması sonucu yazıp yönetmiş. Muhsin Ertuğrul’un anılarını yazmasıyla başlayan oyunda, Muhsin Bey’in kişisel tarihine olduğu kadar tiyatro tarihine de yer veriliyor. Ailede sanatçı olmak, memlekette sanatçı olmak ekseninde ilerleyen oyun; Ermeni tiyatrocularımızın serüveni, kadınların sahne mücadelesi, gerici saldırganlık, sanat üzerindeki baskı ve sansür temalarına değiniyor. Oyunda ayrıca Muhsin Bey’in ilk hocam dediği dostu Vahram Papazyan da önemli bir yere sahip, bir de meçhul bir kadın oyuncu. Cüneyt Yalaz, oyunun temel direği olarak şiir gibi bir oyunculuk çıkarıyor. İlker Yasin Keskin, bu oyunculuğun karşısında hiç gölgede kalmıyor, iki oyuncu adeta birbirlerini parlatıyorlar. Banu Açıkdeniz de aralarında bir güneş gibi doğuyor. “Kim Var Orada?”da ne var diye sorarsanız; başarılı oyunculuklar, ince işlenmiş bir metin ve seyirciyi kendine bağlayan bir reji var.

“Kim Var Orada?” 27 Nisan Çarşamba Moda Sahnesi’nde

“Kuş Öpücüğü”

Sezonun seyirciyi en içine alan oyunlarından biri Tiyatro D22’nin “Kuş Öpücüğü” oyunu. Oyunu genç yazar- yönetmen- oyuncu Berkay Ateş kaleme almış, Emir Çubukçu ve Can Kulan yönetmiş. Berkay Ateş ve Güneş Hayat başrolü paylaşıyorlar. Mesut Özkeçeci’nin de rol aldığı oyunun dramaturjisi Aylin Alıveren’e ait. Bir anneyle oğlunun bir türlü inşa edilememiş, hatta yıkılmış aile ilişkileri çerçevesinde hayata tutunma çabaları anlatılırken, seyirci birden kendini ikiyüzlü sistem eleştirisinin tam ortasında buluyor. Oyun tek perde ama kesin biçimde iki bölüme ayrılıyor. İlk bölümde anne Hatice’yle tanışıyor, oğlu Mehmet’in hastalığını tek göz odalarında dram tadında öğreniyoruz. İkinci bölümde ise tedavi için başvurdukları televizyon programının janjanlı sahteliği içinde yüzleştikleri gerçeklere tanık oluyoruz. İlginç konusuna, seyirciyi sarıp sarmalayan yüksek temposuna; derin duygu yoğunluğunun da eşlik ettiği “Kuş Öpücüğü” izlenir.

“Kuş Öpücüğü” 30 Nisan Cumartesi D22’de

“Medet”

Yabancı metinleri sahnelemesine alıştığımız Tiyatro Yan Etki bu sezon Deniz Madanoğlu’nun yazdığı “Medet” ile karşımıza çıkıyor, oyunu Serkan Üstüner yönetiyor. Melike Güner, Faruk Barman ve Sinem Reyhan Kıroğlu oynuyor. Oyun; yıllar sonra yolları kesişen iki eski sevgilinin, Çiçek ve Durukan’ın, şimdiki zamanlarından başlayarak geçmişe yolculuklarına, hesaplaşmalarına yer veriyor. Oyunun içinde aslında çok fazla tema var, 17 Ağustos depreminden, tacize, dindarlıktan, psikolojik travmaya, meslek etiğine kadar yazar metnine çok fazla temayı dahil etmiş. Bir an bu kadar mesele nasıl toparlanacak diye endişe duyulmuyor değil, ama rejinin pratik çözümleri, oyuncuların sahici oyunculuklarıyla metin seyirciyi sonuna kadar kendine bağlıyor. Oyun, yaşadığımız toplumun gerçek sorunları içinde bildiğimiz ezberleri bozmaya ne kadar yakın olduğumuzu gösteriyor. Asla yapmam dediklerimizi, prensiplerimizi, inançlarımızı sorgulatıyor. “Hayat, inandığımız tüm doğrulardan büyüktür” diyen “Medet” e kulak verin.

“Medet” 27-28 Nisanda Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde

“Antabus”

Tatbikat Sahnesi’nin “Antabus” oyunu, hiç yabancı olmadığımız bir konuyu; bu topraklarda kadın olmayı, kadına gösterilen şiddeti, tacizi sahneye taşıyor. Oyunu Seray Şahiner yazmış, İlham Yazar yönetmiş. Tek kişilik “Antabus”ta Nihal Yalçın oynuyor, oyuncu dört uzama ayrılmış sahnenin dört köşesinde evlat, kardeş, eş, anne olarak var oluyor. 360 derece dönen seyirci sandalyeleri oyunun dinamiğini takip etmek açısından yerinde bir buluş. Oyunun kadın kişisi Leyla Taşçı, üçüncü sayfa haberlerinde sıklıkla okuduğumuz olaylar yaşıyor. Tecavüze uğruyor, kandırılıyor, zorla evlendiriliyor, dayak yiyor. Oyunu farklı kılan, tercih edilen reji ve Nihal Yalçın’ın müthiş oyunculuğu. Metin, ajitasyona kaçılmadan hatta en trajiğin içine mizah katılarak sahneleniyor. Sonunda da haksızlıklar karşısında ses çıkarmayan seyirciyi kafasındaki soru işaretleriyle salondan çıkartıyor. “Antabus” u bir doz alınız, kesin iyi gelir.

“Antabus” 22-23 Nisanda Ankara Tatbikat Sahnesi’nde

“On İkinci Gece”

Sezon başında prömiyer yapan Shakespeare’in “12.Gece” metnini başarılı yönetmen Serdar Biliş yönetmiş . Yönetmen, sahne üzerinde kendine has büyülü bir atmosfer oluşturmuş. Oyuncuların kılık değiştirdiği, kadınların erkek erkeklerin kadın kılığına girdiği, tamamen yanlışlıklar ve karmaşa üzerine kurulu oyunun konusunu bilmeyen seyirci için oyuna dahil olmak çok kolay değil. Buna rağmen oyunun görsel gücü, dinamiği, estetiği, reji buluşları, Çiğdem Erken imzalı müzikleri seyirciyi içine çekiyor. Senan Kara Tutumluer, Bennu Yıldırımlar, Erkan Sever, Levend Öktem, Özge Özder, Kubilay Penbeklioğlu, Tolga Yeter, Seda Fettahoğlu ve Ersin Umulu’nun rol aldığı oyunda oyunculuklar da keyifle izleniyor. Ama itiraf etmeliyim Malvolio rolüyle Levend Öktem her sahneye çıktığında “gece” daha da bir parlıyor.

“On İkinci Gece” 27-28-29-30 Nisan’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde

Milliyet Sanat

Yorum


işlemi tamamlayınız: