Sıra Size de Gelecek!

linç36 yıl sonra bir askeri darbe atlattık biz, öyle mi? Özellikle bir senedir yaşadığımız neydi peki?

Fiili başkanlık ilanına meclis mi karar vermişti? 7 Haziran seçiminden sonra savaşın çıkmasına meclis mi karar verdi? Toplumdaki yarılmaları kanatmaya dönük, bombalamalar, Suruç, Ankara patlamaları neyin girişimiydi?

Uzun bir süredir darbelerle yaşamıyor muyduk biz?

15 Temmuz günü demokrasi kazandı, öyle mi? Peki, sokağa dökülen kitlelerin öfkesi neydi? Sadece darbe savuşturmak kutlanmıyordu elbette mitinglerde. Sekülerlere ve Kürtlere yönelik bir öfke de mevcuttu herkeste. Sokakta tacizler yaşanıyordu. “Sıra size de gelecekti!”

İşin ilginç taraflarından biri de Seküler Topluma ve Kürtlere kapanan miting alanlarının  halka açılmasıydı…

Ve sonunda korkulan başa geldi: Tüm yurtta OHAL ilan edildi. Hatta demokrasi mitinginde OHAL’in ilanını bile alkışlatabildiler. Demokrasi mitinginde anti-demokrasi kutlandı anlayacağınız.

Ohal’in gerekçesi ise şöyleydi: Terör örgütü metastaz yapmıştı. Tedavisi de OHAL’di. Bir nevi kemoterapiye sokulacaktı yani tüm ülke. Kanseri durdurmak için vücudun bağışıklık sistemini köreltme operasyonu değil miydi kemoterapi? İktidarın tahakkümüne karşı sadece kanser hücrelerini değil tüm muhalefeti susturmaları şeklinde yorumlamak gerek belki de bu mecazı.

Bir senedir yaşadığımız şu halle OHAL arasında ne fark var diyoruz değil mi hepimiz? OHAL’in sanatçılar için ne anlama geldiğini aşağıdaki yazıdan okuyabilirsiniz:

OHAL Kültür Sanat Hayatını Nasıl Etkiler?

Bu hoyratça saldırganlığın, sınır dışında umduğunu bulamayan ülke içine yönelik cihatçılığın durdurulmasını meclisten mi bekleyeceğiz? Kuruculuktan fersah fersah uzak, kurtarıcı bekleyen muhalefetimiz artık yönetenlerden ricacı olma noktasına düşmedi mi?

Bugün siyasi temsilcilerin, kanaat önderlerinin korosunda hep aynı nakarat yok mu: “Biz de darbeye karşıyız! Biz de demokrasinin yanındayız! Meclis iradesine saygı duyun!”

Nerede görülmüş bir kralın huzuruna çıkıp ondan kendilerini ezmemesini “isteyen” bir tebaa?

Önümüzdeki günler seküler kesimi nelerin beklediğini ise başlığa taşıdığımız taciz cümlesi anlatıyor. Sanatçıların bu saldırganlığı dikkate alması gerektiği bir dönemde yaşıyoruz.

Yorum


işlemi tamamlayınız: