Gölge Etme…

AdsızCumhurbaşkanı Erdoğan bu yılki Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Ödülleri’nin dağıtıldığı törende dikkat çekici bir konuşma yaptı. Konuşmasının bir bölümünde şunları söyledi:

“Şu gerçeği sizlerin huzurunda bir kez daha tekrarlamak istiyorum; Türkiye’nin geçtiğimiz 14 yılı alt yapıdaki tarihi başarı hikayeleriyle doludur, hayata geçirilen projeler, elde edilen neticeler gurur vericidir. Sadece iki alanda arzu ettiğimiz seviyeye ulaşamamış olmaktan dolayı üzgünüm, biri eğitim, diğeri kültür sanat. Önümüzdeki dönem bu iki alanı önceliklerimizin en üstüne çıkarmak zorundayız.”

Normal  koşullar altında alkışlanacak bir özeleştiri olarak okunabilecek ve ileriye dönük pozitif adımlar beklentisi yaratabilecek bu sözler neden bizde şüphe, hatta endişe yaratıyor. İktidarın eğitim ve kültür-sanat alanlarını öncelikli olarak ele alacak olması nasıl oluyor da bizde rahatlama yerine tedirginlik etkisi uyandırıyor.

Daha geçen gün sırf barıştan yana bir bildiri imzaladıkları için 433 sinemacı hakkında soruşturma açıldığı için olabilir mi?

Sanal ortamdaki iktidar yanlısı troller tarafından servis edilen ve birçok tiyatrocu hakkında da (ve hatta edebiyatçı, fotoğrafçı ve bilcümle kültür-sanat erbabı hakkında da) yine aynı gerekçeyle soruşturma açılacağı “müjde”leyen haberler yüzünden olabilir mi?

Yalnızca muhalif düşünceleri yüzünden onlarca gazeteci ve sanatçının tutsak edilmeleri mi yoksa bu tedirginliğin nedeni?

Sanat Meclisi’nin her ay yayınladığı “Sanat Alanındaki Hak İhlalleri”ne tanıklık etmemiz mi yoksa?

Ya da kültür-sanat hayatımızın mihenk taşlarından olan AKM’nin yıllardır çürümeye mahkûm edilmesi midir?

Yoksa hangi kriterlere göre verildiği belli olmayan, her sene muhalif tiyatro topluluklarını kara listesine alan, yandaş toplulukların farklı şirketler adına başvurarak her oyunlarına üst kademeden destek aldıkları ve bir usulsüzlük ve adaletsizlik mecrası haline gelen Kültür Bakanlığı’nın Özel Tiyatrolara “Desteği” mi bizi bu sözlerden tedirgin eden?

Daha nicelerini sayabiliriz…

Şimdi bütün bu icraatlara bakıp da iktidarın “kültür sanat alanını öncelikli olarak ele alması”na sevinebilir miyiz? Bu “ele alış”ın getireceği sürprizleri düşünüp endişelenmeli miyiz acaba? Yoksa Sinoplu Diyojen’in, kendisinden bir dileği olup olmadığını soran Büyük İskender’e verdiği cevabı mı yinelemeliyiz: “Gölge etme, başka ihsan istemez.”

Yorum


işlemi tamamlayınız: