Mine Acar’ın “Palto”su

Eylül Kuzgunbay

Kadir Özcan’ın Gogol’un aynı adlı öyküsünden esinlenerek oluşturduğu “Palto”, böylesine büyük bir metnin bittiği yerden tekrar başlıyor. Bu metin, Mine Acar’ın rejisiyle birleşerek Gogol öyküsünün gücüne yakışır bir anlatımla dinamik bir sahne şöleni haline geliyor.

İnsancıkların Zverkovlar’la, Trigorinler’le, Pyotr Andreyiçler’le coşkulu açılışını yapıyor “Palto”. Akaki Akakiyeviç’le ise edebiyat külliyatında “Gogol’un paltosundan çıkan” tüm karakterler sahnede selama duruyor.

Yazar, öyküdeki karakterleri Akaki Akakiyeviç’in dilinden bizlere ulaştırırken, tek kişilik bir oyun metninin içinde birçok karakter yaratmış. Hatta yeni karakterler ekleyerek asıl öyküde (anti) kahramanımız Akaki Akakiyeviç dışında adeta tek boyutlu çizilmiş diğer tüm öykü kişilerine oyun metninde boyut kazandırmayı başarmış.

Sondan sonra başlayan bir hikayenin adım adım Gogol’un Paltosu’nun sonuna doğru ilerletildiği oyun, ince reji dokunuşlarıyla işlenmiş ve tek kişilik bir performansla büyülü bir şekilde sunulmuş. Asıl hikayeyi sonradan anımsadığımız böylesi oyunlarda, asıl metinle oyun metni arasında ritim bozukluğu hissederiz bazen. Bu yeniden yazımda ise iki metin iki iyi müzisyenin birlikte çalmasına benzer bir his bırakıyor.

Sahnede ilk gördüğümüz bütünün adeta anti kahramanımız Akaki Akakiyeviç’in “eski paltosu” olmasına ise şaşmamalı. Tek tek, parça parça köhnetilmiş bir bütünün içinde Akaki’nin tekrar uyanışına tanık olurken anlam, işlevsellik, estetik gibi kavramların bir araya getirdiği bir “hiçbir yerdeyiz”. Akaki’nin bile bilmediği bir yerde…

Ancak söylemek lazım ki; böyle bir dekorun içinde iyi bir metne sahip tek kişilik bir oyun genellikle yalnızca ya oyuncunun ya da rejinin ağırlığını taşımaya çok müsaittir.  Oyun, ya rejiye boğulmuş halde ya da rejiden bağımsız tek kişilik bir performans halinde ortaya çıkar. Ancak Yönetmen Mine Acar, naifliği net olarak hissedilen incelikli reji dokunuşlarıyla yarattığı ana rejisini Kadri Özcan’ın metin ve oyunculuk hâkimiyeti ile birleştirerek çok güçlü bir oyun yaratmış.

Oyunun nabzı bizi oyun boyunca, oyunun içinde ve oyunla birlikte tutarken özelikle dekoru bir kat daha yukarıya taşıyan ışık rejisiyle birlikte nerde olduğunu kendisi de bilmeyen ana karakterimizin yanı başında kendi paltomuzu bulduruyor bize.

Yönetmenin metne yaklaşımı, “Gogol’ün paltosundan çıkan” koca bir Rus edebiyatı külliyatında yer alan kahramanları sahnede var ediyor. Mine Acar’ın “Palto”su bize yalnızca bir oyunu ve karakterlerini sunmakla kalmıyor çok edebiyat külliyatında dolaşmamızı sağlıyor. Sahnede küçük insancıkların dünyasında devasalaşan paltolar görüyoruz. Oyun bittiğinde paltolarımızı çıkarıyoruz.

Bu aralar Cer Modern’de yakalayabileceğiniz Palto’yu mutlaka izleyin. Yönetmen tarafından her parçası özenle bir araya getirilmiş sıkı bir oyun seyretmek isteyenler için.

Palto, 15 Aralık 2017 Saat 20:00’de Cer Modern’de.

Yorum


işlemi tamamlayınız: