Engellenen Adalet, Sizsiniz

Ümit Denizer

Sunuş

Altı sezondur sahnelerden sahnelere taşınan ve 150 gösterimi geride bırakan “Adalet, Sizsiniz” 6 seçkin ödülle onurlandırılmış bir oyundur. Muhsin Ertuğrul Hocamızın yazılarına attığı imzadan kaynaklanarak “Perdeci Oyuncuları” adını yakıştırdığımız yeni tiyatro oluşumunun ilk oyunudur.

Tiyatromuzu finanse eden ve yönlendiren prodüksiyon kuruluşu AYSA’nın bize hazırladığı programlara uyuyoruz. En son geçtiğimiz Aralık ayında Güneydoğu Anadolu turnesi düzenlediler. İlk durağımız İskenderun idi. Yola çıkmadan önce Şanlıurfa ve Gaziantep gösterilerimizin iptal edildiğini öğrendik.

Gösterimlere engel çıkaranlar kaçak güreşiyorlar. “Yasaklanmıştır” yazan resmî belge talebimizi geri çeviriyorlar. Engellemelerinin iki nedenleri oluyor: “Salon bakıma alındı” … Ve “Aynı tarihte önemli bir toplantıya tahsis ettiğimizi not etmeyi unutmuşuz” …

İskenderun ve Hatay’daki tam dolu salonlarda coşkulu seyircilerle buluştuktan sonra, üçüncü durağımız Mardin’e geçtik. Hayret, buradaki salon da bakıma alınmış… Resmî belge lütfen? Yok…

Belge istediğimiz zaman karşı teklif getirenler, ya “oyunun adını değiştirip oynayın” veya “Rutkay Aziz olmazsa oynayabilirsiniz” dediler … Neticede üç şehirde biletlerini önceden almış tiyatro seyircilerine mahcup olan biz olduk. Ve 3 sanatçı, 4 teknisyen, 1 prodüksiyon şirketi, 1 partner organizatör zarar etti…

“OHAL var da ondan oluyor bunlar” diye düşünenlere hatırlatmak amacıyla, “Adalet, Sizsiniz” ne diyordu bir bakalım istiyorum. Aşağıda okuyacaklarınız, engel olunan sahne metnini yazan kişi sıfatıyla birinci elden görüşlerdir…

Öncelikle şunu söylemeliyim: Oyunun adı üç bölümdeki diyaloglarda virgülsüz olarak söyleniyor. Finalde virgülde duraklı haliyle seyirciye hitap ediliyor…

Hatırlama

Benim bu oyunu yazma serüvenim, bir rüya ile başladı. Yani, “adalet konulu bir oyun yazayım” diye bilgisayarın karşısına geçmedim.

Rüyamda, kardeşim Turgut Denizer ile birlikte “Sacco ile Vanzetti” dramının kahramanlarıydık. Görüntüler, o yılların sepya filmleri gibi akıyordu. Konuyu iyi biliyordum, fakat Sacco ile Vanzetti ile ilgili ne bir habere ne de bir fotoğrafa yıllardır rastlamamıştım.

Ertesi sabah aileye rüyamı anlatınca: “Hayırlara çıksın,” dediler. Turgut da: “Ne güzel, sana iş çıktı işte, otur yaz,” deyince bilgi ve belge araştırmaya giriştim. Yığınla kitap okudum. İnternetten bir sürü film ve fotoğraf indirdim. Ve adını başlangıçta “Hukuk Felsefesi” olarak tasarladığım bu oyunda üç öykünün yer almasında karar kıldım…

Hayal ettiğim Hukuk Felsefesi Üçlemesi oyununun “Sokrates’in Savunması” ile açılması; “Sacco ile Vanzetti Davası” ile kapanması iyi olacaktı. Ortadaki ikinci konunun “Galileo” olmasında yarar gördüm. Böylece üçleme şöyle olgunlaştı: Sokrates > Galileo > Sacco ile Vanzetti.

Kim bunlar?

Sokrates: Politik ihbarlarla Beş Yüzler Meclis ile yüz yüze geliyordu, yani siyaset mahkûm ediyordu onu… Galileo: Bilimsel çalışmalarının karşısında kiliseyi ve engizisyonu buluyordu, yani dinin mahkûmu oluyordu… Sacco ile Vanzetti ise: Adli nedenlerle, burjuva hukukunun mahkûmu oluyorlardı…

Sokrates, üstüne başına dikkat etmeyen, yalınayak gezen ve her şeyle dalga geçen bir insan. Farklı belgelerde, yoksulluk içinde yaşadığı yazılıyor. Evli ve çocukları var. Karısı, çalışıp evine para getirmediği için Sokrates’i azarlayan,otoriter bir kadın…

Büyük bilim insanı Galileo, çağımızı belirleyen çok önemli bir fizikçi. Boğazına düşkün bir ehlikeyif, sohbete meraklı bir hayat adamı. Brecht, ünlü “Galilelo Galilei” oyununda Onu: “Yaşamayı seçmesi devrimci epik bir tavırdır. Galileo, yaşayarak ortaçağın kuyusunu kazar,” cümlesiyle yüceltiyor.

Daha iyi yaşayabilmek için, Amerikan Rüyasına kapılan iki İtalyan göçmenden Nicola Sacco iyi bir ayakkabı ustası. Evli ve çocukları var. Bekâr vasıfsız bir işçi olan Bartolomeo Vanzetti ise, el arabasıyla balık satarak geçiniyor. İşlemedikleri bir cinayet ile soygun olayı üstlerine yıkılıyor ve hayatları kararıyor!

Ancak bu suçsuz insanlar, hukukun sefaletini açığa çıkarıyorlar. Sokrates’in itibarı 2012 yılında, Galileo’nun itibarı 1981 yılında, Sacco ile Vanzetti itibarı ise 1977 yılında iade ediliyor…

İşte bu nedenlerle oyunun “Adalet, Sizsiniz” olan adının alt başlığına hukuk cinayetine kurban giden o masumların adlarını yakıştırmıştım.

Tavır

“SOKRATES” bölümü için: Platon’un “Devlet”, “Savunma”, “Kriton”, “Fedon” adlarını taşıyan gençlik diyaloglarından yola çıktım… “GALİLEO” bölümü için: Copernicus’un “Göksel Kürelerin Devinimleri Üzerine” ve Galileo’nun “İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog” kitaplarını seçtim. “SACCO ile VANZETTİ” bölümü için: İnternetten İngilizce ve İtalyanca belgeler, filmler ve yazılı-görsel bilgiler taradım…

Hukuk Felsefesi hedefiyle çıktığım yolda oyunun adını, alt başlığında “Sokrates, Galileo, Sacco, Vanzetti” adlarının da kullanılması şartıyla: “Adalet, Sizsiniz” olarak karar verdim. Etkinin yükseltilmesi düşüncesiyle, sadece iki oyuncunun görev üstlenmesini önerdim.

İlk öyküde “Sokrates” dışındaki, ikinci öyküde “Galileo” dışındaki karakterlere can verecek yardımcı oyuncuya “Dipnot” adını yakıştırdım. Son öyküde bir oyuncu Sacco, diğeri Vanzetti oluyor. Dipnot rolü ise seyirciye bırakılıyor.

Metni oluştururken, anılan üç farklı dönemin atmosferini kurabilmek amacıyla; yaşayan, güncel Türkçemizi kullanmaktan kaçındım. “Örneğin” yerine “meselâ”, “evren” yerine “kâinat”, “etki” yerine “tesir”, “eğer” yerine “şayet”, “fakat” yerine “lâkin”, “çünkü” yerine “zira”, “gerçek” yerine “hakikat” vb. iki-üç kuşak önceki konuşma tarzını tercih ettim.

Ek bilgi

AÇOK kısa adıyla anılan, benim isim babası olduğum “Anadolu Çocuk Oyunları Kolu” adlı bir tiyatromuz var. 1973 yılında, Muhsin Ertuğrul ve Haldun Taner hocalarımızın yönlendirilmeleriyle Üsküdar’da kurulmuştu.

Kardeşlerin, eşlerin ve yakın arkadaşların oluşturduğu bu genç grubun adındaki “Anadolu”, İstanbul’un karşı yakasını işaret ediyordu. “Oyun Kolu” şeklindeki tanımı da Cevdet Kudret ustanın, Cumhuriyetin 50’inci yıldönümü için 1973’de yayınlanan o harika “Orta Oyunu” çalışmasından kaynaklanıyordu…

Yazdığım oyunlarla AÇOK’a destek verdim, fakat tabii ki AÇOK’luların coşkusu da benim yazarlığımı besledi. Hocalarımızın talimatıyla çocuk oyunları üretiyorduk, fakat yetişkin seyirciler karşısına çıkmayı da arzu ediyorduk. Turgut Denizer’in rejisiyle sahnelenen ilk yetişkin oyunum “Ferhad İle Şirin”, 1975 yılında “İsmet Küntay” ödülüne layık görüldü. Bireysel aşkın, toplumsal aşka dönüştüğünü sergileyen bu oyunu yazdığım zaman 24 yaşıma basmıştım.

Arada başka seçkin ödüller de var, ama yetişkinlere yönelik bu “Adalet, Sizsiniz” oyununu yazdığımda 64 yaşımdaydım. “Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü” geldi. Onur yüklü şöyle bir gerekçesi vardı: “Yargının siyasallaştığı günümüzde, tarih boyunca yaşanan önemli üç örneği işlemekteki duyarlılığı, konu geçişlerindeki akıcı üslûbu ve özellikle, hafızası zayıf toplumlarda bir bellek tazelemesine yol açacağı için,” diyorlardı…

Sonsöz

Dünyanın her yerinde ve her çağda, “aydın sorumluluğu” ve “aydın ihaneti” sıfatlarıyla sık kullanılan iki kavram vardır. Bu oyun, aydın sorumluluğunu ilke edinmiştir kendisine… Çağının tanığı olan aydın, yaşatılan haksızlıklar karşısında suskun kalamaz. İnancım budur…

Bir inancım daha var: Sanat, umut vermelidir insana… İşte bu inançla, oyunun bitişinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün muhteşem sözünün sonuna bağlanan şu cümleler söyleniyor seyirciye: “İstiklal, istikbal, hürriyet; her şey adaletle kaimdir… Bunun için, artık adalet, sizsiniz… Yılgınlığa, umutsuzluğa yer yok!

Bu mesajı hayata geçirebilmek amacıyla yazdığım satırlara inanıp omuzlayan usta oyuncular, elli yıllık değerli arkadaşlarım Rutkay Aziz ile Taner Barlas’a… Sahne tasarımıyla oyuna büyük destek veren Metin Deniz ile uygulama asistanı heykelci Bülent İşcan’a… Yürekten teşekkürlerimi sunuyorum… Ve de oyunun seyirciyle buluşmasını sağlayan Alaattin, Necip ve Sabahattin Eraslan kardeşler yönetimindeki Aysa Prodüksiyon ekibine… Şükranlarımı iletiyorum…

“Adalet, Sizsiniz” oyununa layık görülen ödüller de şöyle:

*Cevdet Kudret – Edebiyat Ödülü

*Sadri Alışık Ödülleri – Seçici Kurul Özel Ödülü

*Direklerarası Seyircileri – Özgürlük Temalı Oyun Ödülü

*İsmet Küntay – Jüri Özel Ödülü

*Lions Club – Yılın En Başarılı Oyun Yazarı Ödülü

*Lions Club – Yılın En Başarılı Sahne Tasarımı Ödülü

 



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: