Mart Umudun Ayıdır

Mart ayı bir anlamda da umudun ayıdır. Günleri bereketlidir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 20 Mart Dünya Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Günü, 21 Mart Newroz ve 27 Mart Dünya Tiyatro Günü… Sanat, tiyatro, barış, demokrasi ve insanlık adına önemli kazanımları olan bu günlerde etkinliklerle, kutlamalarla moral bulmak elbette ki önemli. Ne de olsa toplum olarak bizi hasta eden, içimizi karartan bir hastalığın etkisinde değil miyiz uzun zamandır. Faşizmin yaydığı toplumsal çürümeden moral ve umut yaratarak kurtulmak çok önemli. Çünkü, yaşamlarımızda her geçen gün kabuk bağlamamacasına yeni yaralar açılıyor.

Tiyatro ve kültür sanat haberciliği açısından portalimiz sayfalarında gündeme gelen vukuatların sayısı giderek artıyor.  Sanat Meclisi’nin düzenli olarak kamuoyunun gündemine getirdiği “sanat alanında hak ihlalleri” konusu oldukça önemli. Ocak ayı raporunda olgusal düzeyde çok sayıda haksızlık dile getirilmiş.

Ayrıca İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Taşkışla Sahnesi’nin okul yönetimi tarafından kapatılma baskısı altında olması, Muğla Üniversitesi’nde Spor Kültür Daire Başkanlığı’na bağlı faaliyet gösteren tiyatro kulübünün rektörlük kararıyla kapatılması gibi skandal kararlara şahit oluyoruz.

Suriye’de süregiden emperyal savaşta, Türkiye’nin Afrin’deki konumunu desteklemek için İstanbul Şehir Tiyatroları’nın sınırın sıfır noktasını ziyareti de tiyatro tarihimize kaydedildi. İlginç değil mi? Sahnelerde barış mesajları verenler yahut vermesi gerekenler savaş kültürünün parçaları haline geldiler.

Fakat mart ayı umudun ayıdır, günleri bereketlidir demiştik. Öyle de başladı zaten. 8 Mart’ta kadınların İstiklal Caddesindeki görkemli yürüyüşü herkesin koltuklarını kabarttı. Ardından Ahmet Şık ve Murat Sabuncu’nun tahliye haberini aldık. Darısı mart ayının diğer mutlu günlerinin başına diyelim…

Yorum


işlemi tamamlayınız: