Tiyatro Afişi Deyip Geçmeyin!

Serkan Fırtına

Tiyatro afişleri önemlidir; resim, fotoğraf, yazı ve karikatür sanatlarından yararlanarak oluşturulan bir grafik sanatıdır.

Afiş tasarımı, özellikle günümüz iletişim çağındaki önemi düşünüldüğünde, kendine özgü bir sanat dalı olarak işlevseldir. Her türlü ürünün reklamı dışında, sanat eserlerinin de reklamı çağımızın olmazsa olmazlarındandır. Hangi kesimi hedefliyor olursak olalım, kitlelerle buluşma adına afiş bizim için en önemli göstergelerden birini oluşturur.

Oyunlar hakkında az da olsa fikir edinmemizi sağlayan, çalışmada yer alan sanat uygulayıcılarının kimler olduğunu öğrenmemizi de sağlaması açısından bilgilendirici işlevleri de vardır. Sosyal medyanın böylesine uçsuz bucaksız bir görsel paylaşım arenası haline gelmesinden dolayı, gün içinde onlarca tiyatro afişine rastlamamak elde değil. Amatöründen profesyoneline birçok tiyatronun afişleri internet dünyasında hızlı bir dolaşım içerisinde.

Ancak bu afişler hazırlanırken, içerik ve biçim dengesine ne kadar dikkat edildiği tartışmaya açık bir görünüm sergiliyor.

Tiyatro ekiplerinin çoğunluğunun, oyun hazırlığına gösterdikleri hassasiyeti maalesef afişlerine yeterince göstermedikleri görülüyor. Günümüzde her bütçeye uygun bir afiş tasarımcısı bulmak zor değil. Bu konunun özellikle geçiştirildiğini düşünüyorum. Rica minnet bu işlerden anlayan kişilere afiş yaptırılması yoluna gidiliyor. Sonrası ise malumunuz oyunun niteliğini yerlere düşüren garabet afiş tasarımları ile karşılaşabiliyoruz. Afiş, oyunun dikkat çekmesini sağlayan araçlardan biri olduğu için, tiyatronun sanat anlayışını, oyunun içerik ve biçimini yansıtması gerekmektedir.

Bazı tiyatro oyunları görüyorum, afişinde sadece ‘uyarlayan/yöneten’ yazıyor ama yazarı bulana aşk olsun! Sıklıkla çocuk oyunlarında yapıldığını gözlemliyorum.

Uyarlama denilen uygulama, başka bir sanat veya edebiyat eserinden yapılır, hayali bir evrenden değil. Bazı ekiplerin oyunlarında ise ‘yazan’ olarak kimsenin ismi geçmediği görülüyor. Yazarı olmadan hangi araçlarla, ne şekilde bir oyun sahnelediklerini çok merak ediyorum! Bu durum resmen bir saçmalıktan ibaret…

Oyun afişlerinde gözlemlenen diğer ciddi sorunlardan biri de görsellerde, sanat uygulayıcılarının (sahne tasarım, müzik, koreografi, dramaturg) isimlerine de yer verilmemesidir. Özellikle ticari işler yapan bazı profesyonel tiyatrolar, yazarı ve yönetmeni bile afişlerinde kullanmayarak, ünlü oyuncuların fotoğraflarından ve oyunun isminden oluşan görselleri dolaşıma sokmaktalar. Bu bazen etkinliği üstlenen firmaların, bazen yerel yönetimlerin yaptıkları uygulamalar olarak öne çıkıyor. Oyun sanatsal üreticilerinden koparılarak, sadece ticari bir meta halinde pazarlanmaya çalışılıyor.

Profesyonel tiyatroların afişlerindeki hataların ve eksikliklerin bir bahanesi olamaz! Bazı amatörler ise ucuzluklarını ve değer bilmezliklerini ‘amatör’ rolüne soyunarak affettiremezler. Onların bazı konularda profesyoneller gibi olması zaten beklenmiyor ancak; yazarın adını, yönetmenin ve diğer uygulayıcılardan daha küçük yazmanın ya da hiç yazmamanın bir açıklaması olamaz! Amatör ekiplerin büyük çoğunluğunda gözlemlenen en büyük yanlışlık ise; tiyatro afişlerinde veya broşürlerinde distrübüsyon oluştururken sıralamayı çoğunlukla hatalı ve eksik yapmalarıdır. Örneğin yönetmeni büyük puntolarla yazıp hemen altına, oyunculardan ve diğer uygulayıcılardan daha büyük puntolarla, ‘sahne sorumlusu’ ‘organizatör’ vb. eklemek, yapılanın tiyatro sanatı değil; yapanın egolarından mütevellit oluşturulan bir çorbanın görünümüdür. Daha tiyatro içerisinde uzmanlık alanlarının farkına varamayan kişiler, ileri de daha farklı sorunlara neden olabilirler.

Bu yanlışları yapanlar ikiye ayrılıyor; birincisi yeterli araştırmayı yapmadan bilinçsizce hata yapan kişiler, diğerleri ise kısmen bilinçli cahillerden oluşuyor. Burada kullandığım ‘bilinç’ oyunlarında kendilerini ön plana çıkartıp, yaptıkları hırsızlıkları ve hataları görünmez kılmaya çalışanları kapsıyor.

Yazarına telif ödememek için, bir sürü etik dışı uygulamaya yeltenen bu gibi tiyatro ekipleri önce uyarılmalı, hatasından vazgeçmeyenler içinde hukuki yaptırımlar uygulanmalıdır. Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği, önümüzdeki süreçte bu konular hakkında çeşitli çalışmalar yapmayı planlamaktadır.

Oyun afişlerinde gözlemlediğim bir başka konuda şu: Birçok yönetmen gördüğüm kadarıyla oyunlarının dramaturgisini kendisi üstleniyor ancak; oyun dramaturgisini yönetmen kendisi üstleniyor ve bu desteğe gerek duymuyor olsa da afişte bunun belirtilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Tiyatro Gazetesi’nin 87. Sayısında (Mayıs) yayınlanmıştır.

 



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Okuyucu Yorumları

“Tiyatro Afişi Deyip Geçmeyin!” yazısına bir yorum var.

  1. Mehmet Sezgin dedi ki:

    Yazınızın son paragrafı -dramaturjik çalışmayla ilgili kısım- başta olmak üzere genel yaklaşımınızı çok doğru bulduğumu söylemek istiyorum.

    İyi çalışmalar

Yorum


işlemi tamamlayınız: