Solo Dansçılar Ankara’da Buluştu

 

Türkiye’nin bireysel çağdaş dans kategorisine özgün ilk etkinliği olan solo Çağdaş dansFestivali önceki gün Ankara’da başladı. Festivalin açılış konuşmasını yapan Cermodern Sanat Direktörü Zihni Tümer bundan sonraki yıllarda yapacakları festivallerde solodansa her zaman yer ayıracaklarını belirtti. Tümer, “Solo dansçılar çağdaş dansın nomadlarıdır, göçerleridir” dedi. 14 ülkeden ulusal ve solist dansçıların katılımıyla gerçekleşen festival yarın akşama dek Ankaralı dans severleri bir araya getirecek. Dünyanın 5. Türkiye’nin ilk solo dans Festivali’nde bireysel temsillerin yanı sıra atölye çalışmaları, söyleyişiler, film gösterimleri ve müzik dinletilerine de yer veriliyor. Festivalin ilk dans performası Avusturyalı dansçı Mirjam Sögner’in ‘Lara’ adlı solosuna sahne oldu. Sögner, ‘Lara’ solosuyla 2000’li yıllardan başlayarak bilgisayar oyunu kahramanlarının hareket kalıplarını ele aldı. Festivalde 2. performans ise Deniz Alp, Özür Adam Dinç ve Galip Emre’nin 9 dakikalık performanslarını sergiledikleri ‘Çoklu Kişilik Bozukluğu’ temalı dans oldu. Festivale Ukrayna’dan katılan dansçı Yaroslav Kaynar ‘Birey Olmak’, Türk dansçı Gizem Kaynar ise ‘Dervishe’ isimli etnik öğeler barındıran bir dans performansı sergiledi. festival kapsamında 4 gün boyunca devam eden atölyelerin katılımcıları koreografisini yine Yaroslav Kaynar’ın hazırladığı sürpriz bir performansa da imza attılar. Avusturya Büyükelçiliği’nin desteğiyle başlayan festivalde konuşan Tümer, solo dansı yaratıcı, çağdaş ve şaşırtıcı bir dans türü olarak tanımladı. Soloist dansçıların bireysel arzu ve sınırlarından bir serüven ortaya çıkardıklarını söyleyan Tümer, “Solo dansçılar çağdaş dansın nomadlarıdır, göçerleridir. Taşıdıkları şey kendi ifade biçimleri ve kendi vücutlarıdır. Bir yerden bir yere gitmek onların kendi kültürel yelpazelerini genişletmelerini sağlar. solo dansçılar kültürel çeşitliliği en kolay kullanabilecek dansçılardır” diye konuştu.

‘Solo bireysel bir var oluş’

Toplamda 31 solo dans performansına ev sahipliği yapacak festivalde Amerika, Avusturya, Avustralya, Almanya, Belçika, İsrail, İsviçre, İtalya, Lübnan, Fransa, Meksika, İspanya ve Ukrayna’dan sanatçılar yer alıyor. Türkiye’den aldığı davet sonrasında bu festivale heyecanla geldiğini belirten Fransız dansçı Benoit Couchot, “Solo dansa Almanya’da katıldığım bir festival sonrasında başladım. solo dans benim için bireysel olarak üretip kendimi bireysel olarak var edebildiğim bir dans türü” diye konuştu.

‘Solo yalnız olmak’

Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta yaşayan dansçı Yara Lucia ise dansa çocukken jimnastikle başladığını söyleyerek “7 yıldır da profesyonel olarak dans ediyorum. solo dans benim için yalnız başına dans etmek” ifadelerini kullandı.

“Doğaçlama Yapıyoruz”

Girne Amerikan Üniversitesi’nden hocalarının bilgilendirmesiyle bu yarışmaya katıldıklarını söyleyen Mustafa Özçelik ve Bekir Şimşek ise Kıbrıs’ta konservatuvar öğrencisi. Bekir Şimşek 11 yıldır, Mustafa Özçelik ise 8 yıldır dans ediyor. dans serüvenine breakdansla başlayan Mustafa Özçelik, “4 yıl boyunca breakdans yaparken Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda oyunculukla da uğraştım. Bu süreçte solo dansı kendimi en iyi ifade etme biçimi olarak keşfettiğimi söyleyebilirim” dedi. Solonun tamamen kendi performanslarını sergiledikleri bir alan olduğunu söyleyen Bekir Şimşek, “Koreografların 30 dansçıyla yaptıkları dans gösterilerinde anlatmak istediklerini anlatıyorlar ancak biz dansçı olarak sevmesek bile o düzenin dışına çıkamıyoruz. Burada ise benim gösterimin büyük bir çoğunluğunu doğaçlama figürler oluşuyor” diye konuştu.

Cumhuriyet

Yorum


işlemi tamamlayınız: