Yıldız Kenter

Metin Boran

Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden Yıldız Kenter (1928-2019) hayata veda etti. Devlet Konservatuvarının ilk mezunlarından olan Yıldız Kenter, ilk olarak Devlet Tiyatrolarında sahneye çıktı ve kurumda 11 yıl görev aldı. Ardından burslu olarak Amerika’ya giderek American Theatre Wing, Neighbourhood Play House ve Actor’s Studio’da oyunculuk teknikleri üzerine çalışmalar yaptı. Amerika dönüşü Ankara Devlet Konservatuvarına hoca olarak atandı. Daha sonra 1959 yılında üstat Muhsin Ertuğrul, Şükran Güngör, Müşfik Kenter, Lale Oraloğlu, Sadri Alışık, Kamuran Yüce ile bir araya gelerek Türkiye’nin ilk özel tiyatrolarından olan Kent Oyuncuları topluluğunu kurarak Amerikalı Oyun Yazarı W. Gipson’dan Salıncakta İki Kişi adlı oyunda görev almıştır.

Topluluk daha sonra 1962 yılında Kenter Tiyatrosu adını alarak Site Karaca ve Dormen Tiyatrosunda oyunlarını sahnelemeye başlamış ve 1968 yılından itibaren kendi salonları olan Harbiye’deki Kenter Tiyatrosuna yerleşmişlerdir.

Yıldız Kenter, 1960 yılından itibaren profesyonel olarak yerli ve yabancı yazarlardan 100’ün üstünde oyunda rol aldı, onlarca oyunda yönetmenlik yaptı. Dünya tiyatrosunun en önemli yazarlarını sahneye taşıdı, onları seyirciye tanıttı ve tiyatro repertuvarına kazandırdı. W. Shakespeare, A. Çehov, B. Brecht, Eugene Ionesco, Harold Pinter, Edward Albee, Tennessee Williams, Alan Ayckbourn, Arthur Miller, Brian Freil, Neil Simon, Athol Fugard gibi pek çok yazarın yanı sıra Türkiye’den Melih Cevdet Anday, Necati Cumalı, Güner Sümer, Adalet Ağaoğlu, Zeki Özturanlı, Güngör Dilmen, Muzaffer İzgü gibi yazarların oyunlarını sahneye taşıdı.

Ömrünü tiyatroya adayan bir isim olarak Yıldız Kenter, sadece oyuncu olarak değil, aynı zamanda hem Ankara Devlet Konservatuvarında hem de İstanbul Devlet Konservatuvarında uzun yıllar bölüm başkanlığı ve hocalık yaparak, yüzlerce oyuncu ve tiyatro insanı yetiştirerek tarihe geçti.

Yıldız Kenter, sadece ülkemizde değil dışarıda Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Almanya, Hollanda, Danimarka, Kanada, Yugoslavya ve Kıbrıs’ta İngilizce ve Türkçe oyunlar sahneleyerek uluslararası bir isim olduğunu kanıtladı. Bu çalışmalarında gerek yönetmen olarak gerekse de oyuncu olarak takdir edildi ve ödüller aldı. Tiyatronun yanı sıra sinemada da oyunculuk yapan Kenter, oynadığı rollerle büyük beğeni kazandı.

Bir kültür insanı olarak Yıldız Kenter, oyunculuğu, hocalığı ve yönetmeliği ile birlikte aynı zamanda zarafetin ve mütevazılığın da adıydı. Yaşamı ve yaptıklarında bir üslup vardı. İsmi seyircide, halk arasında ve tiyatro ortamında büyük bir saygınlık ile anılıyordu. Müslüman bir baba ile Hristiyan bir annenin evladı olan Yıldız Kenter bütün kültürlere eşit mesafede yaklaşır ve bu çeşitliliği bir zenginlik sayardı. Hayatını sanatın yıldızı ile aydınlattı. Bu yaşam genç oyunculara ve genç kadınlara örnek olur umarım.

Yıldız Kenter, aramızdan ayrılırken kendi ışığını da yanına aldı ve oyunculukta, tiyatro tarzında bir dönemin perdesini kapattı. Kendisine teşekkür ediyor ve anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

Evrensel



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: