Orijinal Günahlar: İnsan Olmaya Çalışmaktan Yorulanların Öyküsü

[Diken Gazetesi’nden H. Ayhan Tinin’in Sanat da Var Hayat da adlı köşesinden 06.12.2019 günü yazdığı yazıyı okuyucularımızla paylaşıyoruz]

İkiyüzlü bir ahlakın, ayna bulunmayan koridorlarında, gündelik şopar davranışlarını yakından görmek istiyorsanız ‘Orijinal Günahlar’ oyunu seyircisini bekliyor.

Gestus Sanat’ın kurucusu Gökhan Erarslan’ın yazıp yönettiği oyun, Tiyatro Pera’da 180 derecelik bir sahnenin de olanaklarını kullanarak, çağdaş bir sahnelenmeyle karşımıza geliyor.

Oyun yönetmenin imzasını tam anlamıyla yansıtıyor. Sahnenin ortasında üç kişilik canlı performans sergileyen bir orkestra, bir yanında kostüm askıları, diğer yanında klaket görevi üstlenen bir kara tahta… Dört sandalye ve ayrı-aynı öykü…

Böylece oyunun dramatik yapısına dalıp gitmek, katarsizm yaşamak yok. Eğer sen uyursan, ben seni uyandırırım diyor Gökhan Erarslan sahneleme tekniğiyle… Oyun epik tiyatronun ögelerini yerli yerinde kullanarak seyirciye de bir izleme ‘gestus’u veriyor.

Oyun, masaya hep başkalarının hayatlarını süren insanların öyküsünü anlatıyor. Hayatı masaya sürülenlerin üzerinden…

Siz hiç başkalarının hayatları üzerinden kumar oynadınız mı?

Bir kırklık konteynırın içinde yanarak ölen işçilerin haberi olan sayfayı hızla çevirerek, dün akşamki derbi maçının hakem yorumlarını aradınız mı?

Siz yapmazsınız biliyorum. Siz duygusalsınız. Siz kedinizin gözleri nemlendiğinde bile paniğe kapılıp veterinere götürürsünüz.

Siz hiç kan parası teklif ettiniz mi? Ne olduğunu bilir misiniz kan parasının? Ne kadar fiyat biçersiniz yanmış bir insanın bedenine?

Siz hiç ahlak ahlak diye mangalda kül bırakmayıp, sonra alkol parası için karısını gündelik temizliğe gönderen bir adamın hayatına yakından baktınız mı? Kullanmadığınız, yer tutan eski eşyalarınızı vermek için değil, içiniz dağlandığından baktınız mı? O kadının nasıl dayak yediğini dinlerken, insanlıktan ve insanlardan utandınız mı?

Kadın hakları denildiğinde beyaz yakalı kadınların haklarını, cam tavanları savunmak-anlatmak da anlamlı, çok cilalı; fakat bırakın kadın haklarını, insan haklarının bile kıyısına gelememiş hayatlara ayna tutabildiniz mi hiç?

Normalleşen anormallere gözlerinizi kapatarak mı yaşıyorsunuz?

Çağdaş hukuk mahkemelerde, özellikle kader kurbanı denilen kişilerin öykülerini çok dikkatli dinler. Çünkü orada anlatılanlar, sosyal hukuk devletinin hangi meseleyi önceliğine alması gerektiğinin bir göstergesidir.

Çünkü olay yüzeyde görünendir. Çünkü nedenleri ortadan kaldırmadıkça; durumlar isim, yer, biçim değiştirerek devam eder.

Çünkü kurumuş ağaçlara su verdikçe bataklık yaratırsınız.

Sahi, siz hiç üzeri betonla kapatılmış toplu mezarlar gördünüz mü?

Gökdelenlerin tepesinden kendini atan genç kızların hayatlarına dikkatle baktınız mı?

Oyunun etkileyici metni bizi bütün bunlarla tekrar yüzleştiriyor. Cesaretiniz varsa!

Genç bir oyuncu kadrosu, bütün heyecanlarını yüreklerinde taşıyarak, iki perdelik oyunu anlamlı bir seyirlik biçimine dönüştürüyorlar.

Şirvan Kalenderoğlu, Ezgi Büyükpınar Erarslan, Özer Keçeci, Özge Ünal sahnede büründükleri her karakteri göstermeci bir ‘gestus’ içinde aktarıyorlar seyirciye…

Sahnede üç kişilik tabanca gibi bir orkestra, birbirinden samimi performans sergileyen dört oyuncu, iki perdenin de su gibi akmasını sağlıyor.

Ezgi Büyükpınar Erarslan üzerinde ayrıca dikkatimizi yoğunlaştırmakta yarar var. Çünkü oyun boyunca bizlere farklı toplumsal katmanlarda yer alan kadın canlandırmalarıyla adeta bir ‘kadınlar galerisi’ sunuyor. Sanki gelecek sezon için tek kişilik bir kadın oyunun mesajını veriyor gibi…

Dünya bir tiyatro ise, İstanbul da bu tiyatronun en güzel sahnesi! Bu sezon yine tiyatro festivaliyle, her semtte ve her sokakta, sahne olmaya uygun her yerde gencecik, pırıl pırıl tiyatro oyuncuları, olgun ve deneyimli sanatçılar; özel tiyatrolar, devlet tiyatroları, şehir tiyatroları; insan olmanın onurunu hatırlatmak için tiyatro yapıyorlar.

Sahneleri yalnız bırakmayın.

Hepimizin bize sahneden gösterilen o aynaya ihtiyacı var.

Eğer cesaretinizi toplayabilirseniz!

Diken

Yorum


işlemi tamamlayınız: