İngiltere’nin önde gelen sanatçılarından Koronavirüs ve iptaller üzerine

İngiltere’nin önde gelen sanatçıları Koronavirüs kaynaklı iptallerin telafisi hakkında hükümetten netleşme talep ediyor

Mimesis Haber / 17 Mart 2020 tarihinde The Guardian gazetesininin Sahne bölümüde yayımlanan, Chris Wiegand ve Lanre Bakare tarafından kaleme alınan Leading arts figures demand clarity over compensation for coronavirus closures başlıklı haberin Hazal Aydın tarafından yapılmış çevirisini sizlerle paylaşıyoruz. 

Tamara Rojo 2017’de Sadler’s Wells’de English National Ballet’de (İngiliz Ulusal Balesi) dans ederken. Fotoğraf: Tristram Kenton/The Guardian

İngiltere’deki tiyatro ve müzeler kapanmaya başlarken, sektör yetkilileri etkinlik alanlarına gidişin resmi olarak  yasaklanmamasının, sigorta talep etmelerinin önünde bir engel olduğunu söylüyor.

İngiltere’nin önde gelen sanatçıları Koronavirüs nedeniyle ülkedeki tiyatro ve müzelerin, aynı zamanda 120 yıl sonra ilk defa Tate’in kapılarının kapanması ile, hükümetten bunun telafisi konusunda net bir açıklama bekliyor.

Bir açıklamasında, National Campaigns of Arts (Ulusal Sanat Kampanyası – USK) yöneticisi, oyuncu ve yönetmen Samuel West, hükümetin Pazartesi (16 Mart) akşamı yaptığı açıklamada insanların sahnelerden ve konser alanlarında uzak durmalarını önerse de “kamusal alanların kapatılması konusunda bir talimat vermedi, USK bu durumdan ötürü İngiltere’deki kültürel kurumların  kazanç geliri zararlarının telafisini talep edemeyeceklerinden endişeleniyor.”

İngiltere’deki tiyatroların büyük bir çoğunluğu şu an kapalı. Bir çok sahne prodüksiyonlarını hükümetin Pazartesi günü gerçekleştirdiği açıklamadan önce kapattı. Hükümetin açıklamasından önce, endüstrinin önde gelen grupları olan Society of London Theatre (Londra Tiyatrosu Topluluğu) ve UK Theatre’ın (İngiltere Tiyatrosu) yöneticileri “hükümetin resmi önerisi ışığında, insanların kamusal binalardan kaçınırken buna tiyatroların da dahil olduğunu” belirterek sahnelerinin kapılarını kapatacaklarını duyurdu. Bu gruplar Londra’daki yaklaşık 50 tiyatroyu ve İngiltere genelinde de 250 diğer tiyatroyu temsil ediyor.

”Net kararlara ihtiyacımız var’.’…Samuel West. Fotoğraf: Gareth Cattermole/Getty Images

West hem freelance çalışan bireylerin hem de kurumların içinde bulunduğu tehlikeye dikkat çekerek tüm sektörün risk altında olabileceğini belirtti. “£110 milyarlık yaratıcı endüstrilerin Covid-19’u atlatması ve İngiliz ekonomisinin hayatta kalması için; net kararlara, açık bir yönergeye ve gerçek bir hükümet desteğine ihtiyacımız var.” Sanatın kriz sürecinde oynadığı “ilham, teselli ve keyif” verme rolünü vurguladı ve kültürel kurumların “halihazırda uzaktan neler sunabilecekleri konusunda bir araya geldiklerini” belirtti.

Creative Industries Federation (Yaratıcı Endüstriler Federasyonu) ve Creative England (Yaratıcı İngiltere) CEO’su Caroline Norbury Guardian’a, hükümetin cevabının yeterli olmadığını ve birçok kültür kurumunun kaynaklarının, azımsanmayacak sayıda insanın işten çıkarılmasına rağmen üç ayda tükeneceğini söyledi. “Yeterli değil”, dedi. “Başbakanın insanlara tiyatrolara ve sinemalara gitmeyin diyip bunu zorunlu kılmaması gerçeği bizim işletmelerimiz için felaket niteliğinde, çünkü bu insanların zararlar karşılığında sigorta talep edemeyecekleri anlamına geliyor.

“Bazılarımızın işletmelerinin önümüzdeki iki ya da üç ay boyunca Covid-19 salgını nedeniyle gerekecek olan nakit akışını sağlayabilecek kaynaklara sahip değil. Bir kez gittiler mi, gittiler. Hükümetin var olan krizi gerçekten çözecek bir şeyle gelmesine ihtiyacımız var.”

Norbury, hükümeti “kriz fonu” oluşturarak geçici olarak gişe geliri elde edemeyecek kurumları desteklemeye çağırmanın yanı sıra, var olan önlemlerin freelance çalışanları kapsayacak ve gerekli desteği sunacak şekilde olmasını talep ediyor.

Dansçı ve English National Ballet’nin (İngiliz Ulusal Balesi – İUB) sanat yönetmeni Tamara Rojo, hükümetin bu mekanları ziyaret etmemeye yönelik uyarılarının “aslında bir yasak olmadığını dolayısıyla sigorta veya tazminat talep edemediklerini” söyledi. Salı (17 Mart) günü BBC Radio 4’ün Today (Bugün) programına konuşan Rojo, bir netleşme ve yatırım çağrısı yaparak, bu durumun “ekonomimizin büyük bir kısmını oluşturan freelance çalışanlarının” üstündeki ekonomik darbeye dikkat çekti. Yaratıcı endüstrilerin iki milyon insana istihdam sağladığını ve bunların üçte birini freelance çalışanların oluşturduğunu söyledi. İUB’nin son günlerde %40lık bir düşüş ile 2011’den beri en düşük gişe hasılatını gördüğünü ekledi. Rojo, Danimarka gibi başka Avrupa ülkelerinin yaratıcı endüstrileri destekleme konusunda ileriye dönük tedbirler aldığını belirtti.

Almanya’nın Kültür Bakanı Monika Grütters, belirsizlikle karşı karşıya olan sanatçılara ve kültürel mekanlara milyar euroluk bir fon ile finansal yardımda bulunacağı sözünü verdi.

Film ve tiyatro yönetmeni Josie Rourke Twitter’da Rojo’nun “hükümetin dünkü açıklamanın freelance çalışanlar üzerindeki etkileri” hakkında yaptığı yorumu destekledi ve ekledi: “Belirsiz bir liderlik güçlü kalmamıza yardımcı olmayacak.” Milletvekili David Lammy sanat mekanlarının – aynı zamanda bar ve restoranların- “sadece resmi olarak kapandığı takdirde sigorta ödemeleri alacaklarını söyledi. Yasaklamanın bu şekilde olması gerekiyor. Öteki türlü hükümet bu mekanların kapılarını sonsuza kadar kapatmaya itiyor.” Kurumlar bunlara rağmen sigortalarından yararlanabilse de, koronavirüsün yarattığı zararı tamamen kapatamayabilirler.

İngiltere’nin British Museum (Britanya Müzesi) gibi ulusal galerileri ve müzeleri şu an için açık kalıyor ancak bu da hızlıca değişmekte. Salı sabahı Tate 1 Mayıs’a kadar tüm mekanlarını kapatacağını duyurdu. Tate’in müdürü Maria Balshaw üyelerine Salı akşamı “Üyelerimizin, ziyaretçilerimizin ve çalışanlarımızın sağlığı her şeyden önce gelmelidir” diyen bir mail atarak; Tate Modern, Tate Britain, Tate Liverpool ve Tate St. Ives müzelerinin kapanışını doğruladı. Gateshead’deki Baltic Centre for Contemporary Art’dan (Baltic Çağdaş Sanat Merkezi) South London Gallery’e (Güney Londra Galerisi) kadar en küçük olanlar çoktan kapatıldı.

İngiltere’nin birçok küçük sineması; Odeon, Cineworld, Picturehouse ve BFI Southbank gibi büyük sinemaların kapanacaklarını duyurması üzerine kapatıldı.  Pazartesi öğleden sonra; Barbican, Royal Albert Hall ve National History Museum (Ulusal Tarih Müzesi) gibi birkaç büyük kurum kapanacaklarını ve ekonomik yükü hafifletmek için sürekli müşterilerinden bağış talep edeceklerini söyledi.

Kültür alanında çalışanlar ve sanatçılar için önlemler geliştirmeye çalışan  Arts Council England (İngiltere Sanat Konseyi – İSK) başkanı Darren Henley, durumun ülke çapında tüm tiyatrolar için “ciddi anlamda sıkıntılı” olduğundan ve İSK’nın meselenin boyutunu anlayabilmek için sıkı çalıştığını söyledi. Henley aynı zamanda, Covid-19 salgınının ve sosyal mesafelenme tavsiyelerinin tiyatrolarımızın ve diğer mekanlarımızın karşı karşıya olduğu en güçlü ekonomik tehditlerden biri” olduğunu ekledi.

Ailesinden birinde semptom görülmesiyle birlikte karantinada olan Kültür Bakanı Oliver Dowden, “sanat sektörünün ayakta kalabilmesi için” İngiltere Sanat Konseyi ile yakından çalıştıklarını ve hükümetin “daha fazla destek olacağını” söyledi.

Museums Association’ın (Müzeler Birliği) başkanı Sharon Heal, acil durum fonu oluşturulması için çağrı yaptı. “Hükümet 2022’deki ‘Britanya Festivali’ için £120 milyon ayırdı. Şu an bu paranın coronavirüs salgınından ötürü tamamen kapanma riski taşıyan müzeler için erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.” dedi.

Association of Independent Festivals (Bağımsız Festivaller Birliği – BFB) başkanı Paul Reed “toplumun sağlığı ve güvenliği en büyük önceliktir. Dolayısıyla kamusal alanlarda bir araya gelmeye yönelik yapılan tıbbi uyarılar dikkate alınmalıdır” derken şu şekilde de ekledi: “Endüstri içerisinde hükümetin net açıklamalar yapması için bir çağrı var. BFB; etkinliklere resmi bir yasak olacak mı, olacaksa ne zaman yürürlüğe girecek ve hangi etkinlikler bundan etkilenecek gibi soruları yansıtıyor. Başbakanın açıklaması canlı etkinliklerin yasaklanması ile aynı anlama geliyor, alınan tedbirleri anlamakla beraber, hükümetin bu durumu bu şekilde adlandırmasını istiyoruz. Bu tarz bir netleştirmenin eksikliği çok büyük bir kafa karışıklığı yaratmakla beraber girişimcilerin bu eşi benzeri görülmemiş fırtınayı atlatmasını daha da zorlaştırıyor.

23 Mart’ta İngiltere Başbakanı Boris Johnson Koronavirüs nedeniyle iki kişiden fazla olan buluşmalara ve tüm  etkinliklere resmi olarak yasak getirildiğini duyurdu. Kaynak: Guardian 

Yorum


işlemi tamamlayınız: