Titanik Orkestrası – Tiyatro Durak’ta

Dündar İncesu On yıl Bulgaristan’da makine mühendisi olarak çalıştıktan sonra ilk oyununu yazan Hristo BOYTCHEV’in ülkemizde sahnelenen üç oyunundan biri olan “TİTANİK ORKESTRASI ” adlı eseri Tiyatro Durak tarafından da başarı ile yılbaşından bu yana sergileniyor. Fikirler için “mekan” kavramında egemen olan, [...]

Bizim Tiyatro’da “Che ve Ulrike Ne Konuşuyorsunuz Öyle ?”

Dündar İncesu Emperyalizm dünya çapındaki sömürüsünü sürdürmek için akla gelen ya da gelmeyen her şeyi yapar. Bu gerçek bütün çıplaklığıyla gözler önündedir. Emperyalistler eskiden olduğu gibi çeşitli göz boyalamalar, aldatmacalar arasında kendilerini gizlemiyorlar. Ezilen halkların bilinçlenen uyanışı [...]

“Mut”-luyum, Ü-“mit”liyim!!!

Dündar İncesu Uzun süredir yazmama nedenimi anlatmayacağım. Yazarken aldığım haz ve mutluluk ile yazmama sırasında yaşadıklarımı sanırım ilerde bir gün ayrıntılarıyla ele alacağım. Çünkü, her iki halde de yaşamımdan “hoşnut olma” bilincini yaşadım. “Haz” duymalar yüksek bir arzulama nesnesidir. Harika bir [...]

“Savaştan Barıştan”

Dündar İncesu Tarih; tarihçinin geçmişte yaşamış olan başkasını okuyarak yaptığı bir bilimdir, yani “tarih” geçmişte halin bitişiğinde bir insan bilimidir. Nedensellik analizinde daima bilimin temelinde yatan soyutlama işlemi bulunur. Kant “bilgi teorisinde”, < eğer akıl algıladıklarını bir kalıba göre [...]

Deniz… Deniz…

Dündar İncesu Akarsu oluşumunda yeraltında toplanan suların bir kaynaktan yeryüzüne ulaşması gerekir. Ya da yağmur yüklü bulutlardan damla damla yere inen suyun, toplaşıp önce derecikler, sonra nehirlere oradan da denize varan bir serüvenden geçmesi. Bu serüvende süre kısa olursa sel felaketine dönüşür. Etrafını yıkar [...]

Ne Dansı Edersin?

Ne Dansı Edersin?

Dündar İncesu Livingstone’nun aktardığına göre, Afrikalılar bir yabancı ile konuşurken, ona “ne yapıyorsun, nerelisin, ne iş görürsün veya hangi dili konuşursun?” diye sormaz, “Ne dansı oynarsın?” diye sorgularmış. Yadırgatıcı, gülünç gelebilir. Fakat, bizim “arkadaşını söyle sana kim olduğunu [...]

“Düğün” / Kızlar Mutfağa!

Dündar İncesu “İki kişinin evliliklerini resmileştirdikten sonra yakınlarıyla birlikte yapılan kutlama, eşlerin geleneklerine ve maddi olanaklarına göre değişik şekillerde yapılan törenler aynı zamanda yeni çiftlerin de tanışmalarına zemin hazırlar. Ne kadar özenilirse özenilsin davetliler mutlaka eleştirilecek bir [...]

Godot’yu Beklerken

Godot’yu Beklerken

Dündar İncesu 2 Nisan 2011 günü sabahı Maltepe Üniversitesi “Felsefe Söyleşileri”nin 11. si başladı. “Dil Felsefesi” konusunda 28 Mayıs 2011 dek sürecek etkinliğin her hafta cumartesi günleri saat 10:00’da başlaması planlanıyor. Güzel bir rastlantı. Aynı gün akşamı da “Tiyatro Kırmızı” Samuel [...]

Duvarların Dili

 Dündar İncesu “Auschwitz Toplama Kampından sonra şiir miir yazılamaz” der Theodor Wiesenground Adorno, devamla şunu ekler. “Soluyacak havayı hala bulabiliyor olmanın utancını yaşıyorum”. Yukarıdaki satırları değerli yazın ve müzik adamı Ahmet SAY’ın “Ağaçlar Çiçekteydi” adlı son eserini okurken [...]

Bugün Git Yarın Gel!

Bugün Git Yarın Gel!

ama ben “Ben Mioussof’u görmek istiyorum! ” Vodvil; 18.yüzyılda Fransa’da şehir bayramlarında kurulan tiyatroların taşlamalı ve politik yergileri ile operaya karşı bir tepki olarak şehirleşmenin görünüş şekillerinden biridir. Daha sonra ticari eğlence aracı olarak bulvar tiyatrolarınca benimsenmiş komik operaya [...]

 Page 1 of 2  1  2 »