Alman Kültür Sektöründe Neler Oluyor?

Pinterest LinkedIn Tumblr +

[Comic Gewerkschaft‘ın (Çizgi Roman Sendikası) 6 Ocak 2024 tarihinde yayımladığı bildiriyi okuyucularımızla paylaşıyoruz.]

Bizler, Comic Gewerkschaft (Çizgi Roman Sendikası) olarak, Almanca konuşulan ülkelerde çizgi roman üzerine çalışan insanlardan oluşan bir ağız. Bir sendika olarak, hem kendi bölgemizde hem de diğer bölgelerdeki sanat emekçileriyle bilgi paylaşımı yapmak ve bağ kurmak üzere bir zemin yaratmak istiyoruz.

Alman kültür kurumları, bilhassa 7 Ekim’den bu yana, gittikçe daha da artan bir hızla etkinlikleri iptal etmeye yahut ertelemeye başladı. Etkilenen sanatçıların çoğu İsrail hükümetini eleştiren Yahudi, Müslüman, Filistinli ya da daha genel tabirle  renkli sanatçılar. Eleştiri yapanlar kasten genel bir anti-semitizm şüphesi altında bırakılıyor. Pek çok örnekte, sanatçılara suçlamalara dair açık bir diyalog geliştirmek için yeterli zaman yahut alan da tanınmıyor. Bu da uzun zamandır varlığı hissedilen bir korku ve otosansür iklimi yaratıyor. Bilhassa suçlamalar nedeniyle oturma izinlerinin iptali tehdidi altında yaşamak zorunda kalanlar çok etkileniyor bu iklimden. İptal kararları Almanya’nın kurumları içindeki kurul ve yöneticiler tarafından alınıyor. Aynı kurumlar “çeşitlilik“ ve “kapsayıcılık“ programlarıyla övünürken, içsel yapılarında hiçbir şey değişmiyor.

Bizler -bireyler ve bir topluluk olarak- anti-semitizme karşıyız. Bu nedenle “ithal anti-semitizm“ üzerine tartışmaları absürt ve tehlikeli buluyoruz. Yahudilere karşı nefret, kendisini dünyanın her yerinde ortaya koydu ve bayağı yaygınlaştı. Bunu sadece (post) göçmen nüfusa yansıtmak mevcut durumun ırkçı bir çarpıtmasından başka bir şey değil: Rakamlar[1] anti-semitist eylemlerin örgütlü aşırı sağ kesimler tarafından gerçekleştirildiğini gayet net biçimde gösteriyor. Sağ kanat popülist AfD yerel meclislerde gitgide daha fazla koltuk kazanıyor ve son anketlere göre ikinci büyük parti haline gelmiş durumda. Yine de, son süreçteki suçlamalardan ve kriminalizasyondan en fazla etkilenen sanatçılar ve kurumlar postkolonyal perspektife sahip taraflar.

Biz her bir üyemizin masaya getirdiği fikir ve perspektiflerin çeşitliliğine değer veriyoruz. Kendimizi çoğullukla serpilen ve bu çoğulluktan beslenen bir topluluk olarak görüyoruz, ki bu bazen çok değer verdiğimiz bazı konularda anlaşamamayı da beraberinde getiriyor. Bir grup olarak, mevcut duruma uygun bir yanıt bulmak için uğraştık.

Bir yaklaşım, üyelerimizin tamamının %100 temsil edilmediği bu bildiriyi formüle etmek oldu. Yine de, en fazla etkilenen gruplarla dayanışma göstermek ve manifestonun temel değerlerine[2] sadık kalmak noktasında mutabakata vardık.

Bu bildiri ile çizgi roman sanat topluluğu içinde ve ötesinde bir diyalog başlatmak istiyoruz. Şüphe iklimiyle ve paldır küldür alınan, korku güdümlü kararlarla etkin biçimde mücadele etmek istiyoruz.

  • Sanatçılar olarak, sosyal medya, devlet kurumları ya da özel galeri sektörü dışında protestolar örgütlemek ve değişimi savunmak için kendi pratiklerimiz içinde yollar keşfedelim.
  • Comic Gewerkschaft olarak devlet desteğinin artmasını savunurken, bu desteğin siyasi müdahalelerden azade olması ve herkesin erişimine açık olması konusundaki ısrarımızı sürdürüyoruz.
  • Halkın, temel demokratik teamüllerle yönettiği sanat mekanlarının ve fon yapılarının oluşturulmasına dönük uzun erimli stratejiler üzerine çalışalım. Özel sektör devlet desteğindeki krize cevap olamaz.
  • Mevcut durumdan etkilenen çizgi roman dünyasının her üyesini Comic Gewerkschaft’ın online forumunu kullanmaya, orada tartışıp bağlantı kurmaya davet ediyoruz. Henüz üye değilseniz, davet almak için bize web-sitemiz üzerinden bir mail atın.

[1] Federal Ministry of the Interion Community (BMI)’nin Mayıs 2023’te yayımlanan çalışması: https://www.bmi.bund.de/SharedDocs/pressemitteilungen/DE/2023/05/pmk2022.html

[2] www.comicgewerkschaft.org/

Paylaş.

Yanıtla