Tiyatrodan Sinemaya Bitmeyen Yolculuk: Yedi Kocalı Hürmüz

Türk Tiyatrosu’nun önemli kalemlerinden Sadık Şendil’in yazdığı “Yedi Kocalı Hürmüz” adlı oyun, yönetmen Ezel Akay tarafından bir kez daha beyazperdeye aktarılarak sinemaseverlerin beğenisine sunulmuştu geçtiğimiz kış. Oyun daha önce rahmetli Atıf Yılmaz’ın elinden geçerek izleyenlere ulaşmıştı. Türkan Şoray’ın canlandırdığı “Hürmüz” karakteri izleyicilerin belleğinde derin izler bırakmıştı. Eski İstanbul tasvirleri ile süslü Atıf Yılmaz yorumundan sonra Ezel Akay’ın masalsı dünyası konuya bir kez daha hayat verdi. Müzikal tiyatronun vazgeçilmez bir parçası olan “Yedi Kocalı Hürmüz”ün çapkın macerası hem tiyatromuz hem de sinemamız için çok farklı bir yerde duruyor.

1970’lerin sonunda müziklerini Atilla Özdemiroğlu’nun yaptığı ve ilk defa rahmetli Egemen Bostancı tarafından İstanbul Açıkhava Tiyatrosu’nda oynanan oyun, Ayten Gökçer ve Cihan Ünal tarafından sahneye aktarılarak dönemi içinde herkesi kendisine hayran bırakmıştı. Oyunun afişleri aylarca asılı kalmıştı. Türkiye’yi il il gezen iki ünlü oyuncu, kadının toplumsal kimliğine cesurca yaklaşarak, ilk kez bir kadının cinsel yaşantısını bu denli açıklıkla izleyenlere göstermişlerdi. TRT’nin o yıllarda çekip bizlere izlettiği oyunun insanlar tarafından beğenilmesindeki en büyük etkisi, “çapkın erkek” duvarının yıkılarak yerine “özgür kadın” motifinin verilmesiydi.

Ezel Akay, sinema tekniklerini “Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü” (2005) filmi ile farklı alanlara kaydırarak, kendisine has bir üslup geliştirme peşinde. Sinemamızın usta yönetmeni Atıf Yılmaz’ın ardından böyle bir projeye imza atmak büyük bir cesaret örneği kendisi için. Teatral misyonu izleyiciler tarafından asla unutulmayan bir yapıtın usta ellerde geçen maceralarından sonra, Ezel Akay’ın elinde şekillenen hali, olumlu ya da olumsuz birçok eleştiriyi de beraberinde getirdi.

Konuda 19. yüzyılın sonlarında İstanbul’un Taşkasap semtinde yaşayan Hürmüz, ekonomik sıkıntılardan dolayı hepsi farklı mesleklerden olan, birbirinden habersiz altı koca ile evlenmiş, ancak kalbini yedinci bir erkeğe, yani yakışıklı doktora kaptırmış bir kadındır. Sonunda amacına ulaşarak doktoru da kendisine âşık eden Hürmüz, bu kişiyle de bir evlilik yapar. Ancak kocalarının eve geliş-gidiş zamanlarında çakışmalar meydana geldikçe oldukça zor bir durumda kalır. Hepsini birarada idare etmeye çalışan Hürmüz’ün işi arapsaçına dönmüştür.

1970 yılında tiyatro dünyasında ses getiren oyunda, Ayten Gökçer’in sefalet yüzünden ilişki yaşadığı 6 kocası oyunda çok fazla yer edinmiyordu. TRT kayıtlarından izlediğimiz kadarıyla, Cihan Ünal ile yaşanılan aşka göndermeler bolca yer ediniyor. Çapkınlıkla dolu geçen zamanlardan sonra, kadının aşk olgusuna yenik düştüğünü görüyoruz. Filmde ise, Hürmüz rolünü oynayan Nurgül Yeşilçay, Türkan Şoray’ın canlandırdığı Hürmüz karakteri ile bire bir örtüşüyor. Yeşilçay, belli ki Şoray’dan fazlasıyla etkilenmiş. Memet Ali Alabora’nın doktor karakterine yaklaşımı, hem teatral açıdan hem de sinema açısından anlamlaşmış. Alabora’nın tiyatro oyuncusu olması filmde çok güzel hissediliyor. Ki Ezel Akay, tiyatro metnini sinemaya uyarlarken kurnazlık yaparak filmde bir çok tiyatro oyuncusuna yer veriyor. Haluk Bilginer, Erkan Can, Müjdat Gezen, Cengiz Küçükayvaz, Erol Günaydın gibi usta tiyatro oyuncularla Yedi Kocalı Hürmüz’ün o basit senaryosunu seyirciye hissettirilmiyor. Filmde kullanılan şaşaalı kostümler, dekorlar ve müzikler seyirciyi masalsı bir tiyatro havasının içine sokuyor. Sinemanın teknolojik gücü, tiyatronun masalsı anlatımı ile başarılı biçimde buluşuyor. Bu arada Gülse Birsel’in başarılı oyunculuğunu da yazmadan geçmemek gerekli.

Tiyatrodan sinemaya metin uyarlamak aslında basit bir uğraş gibi gözükse de, sil baştan bir senaryo yazıldığı için büyük bir uğraş gerektirmektedir. “Yedi Kocalı Hürmüz” gibi tiyatrodan sinemaya aktarılan tarihsel bir metin için bu uyarlamayı yapmak daha zor bir çalışma oluşturuyor. Ezel Akay’ın, Tarkovsky gibi kendisine özgü bir üslupla sinema yaşantısına devam etme kararlılığı, ilerleyen zamanlarda bir çok tiyatro oyununun Akay tarafından sinemaya aktarılmasını sağlayacaktır. “Yedi Kocalı Hürmüz” bu üslubun bir ürünü olarak başarılı biçimde tarihteki yerini almıştır.

Birgün



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: