Porno Club Dünyasında İki Testosteron!

Yaşam Kaya

Tiyatro Myth, tiyatro sahnelerinde daha kavramsal olarak tartışılması bile gündeme gelmeyen bir olayı ele alıyor: Porno dünyası! Ama sakın öyle yanlış anlamayın, bu dünyada çalışan kişilerden bahsetmiyorum, bir erkeğin cinsel olarak dünyayı tanımasında önemli basamak oluşturan yapıyı anlatıyorum. Türkiye’de veya dünyada hemen herkesin bir şekilde gördüğü, fakat hiçbir zaman gördüğünü söyleyecek kadar cesaret edemediği bir gizli yaşam gerçeği!… Mekan Artı’da tiyatro severlerin karşısına geçen Tiyatro Myth, böyle bir dünyanın görünmeyen gizli yüzünü iki erkeğin üzerinden göstermeye çalışmış. Oyun adı gibi çok fazla iddialı boyutta değil! Sahnedeki beklentiyi karşılamayan bir isimle karşı karşıyayız. Erkeklerin dünyalarından yola çıkarak kadınların bakış açılarının yer aldığı olaylar silsilesi çıkmıyor karşınıza. Ama fevkalade sağlam iki oyuncu ve sağlam psikolojik anlatı ile karşı karşıya kalıyorsunuz!

Porno Club’ta nişanlısı ve karısı tarafından aldatılan iki erkeğin, ortak acı doğrultusunda zoraki beraberliklerini izliyorsunuz. İki insan dost gibi gözüküyor; fakat temelde acıların yarattığı birliktelik duygusu var. Kadınları anlama adına sadece testosteron hormonunun yönlendirmesiyle hareket eden insanların kaderleri, sevinçleri aynı çizgide buluşuyor. Kadına sadece cinsel obje olarak bakabilen iki kişi, Türkiye’nin ya da dünyanın önemli bir örneğini oluşturmuşlar. Başka bir deyişle oyuna şu tanımlamayı yapabiliriz: Porno Club, kapalı düzen işleyişinin aynası! Kadının bedeni üzerinden milyar dolarlık bütçelere ulaşan; elde edilen bütçelerle milyarlarca insanın bedenini, ruhunu zehirleyen sistematik yapıyı sahnede görmek mümkün!

Oyun içinde erkekler arası atışmalar bulunuyor. Kadına hükmetme gücünü elinde bulundurmak isteyen iki erkek, yaşadıkları trajik aldatma hikayeleri ile sona doğru ilerlerken, porno sektörünün asıl kahramanları olmaya karar vererek çılgınca bir işe girişiyorlar. İşleri, eşleri elinden alınmış, sadece testosteronca duygularla hareket eden iki erkek ve porno sektörü!

Oyunu yazan Gökhan Erarslan konuya eğilirken başarılı bir resim çizmiş, ama olaylara yön veren dramatik yapıda atladığı iki önemli nokta var. Birincisi, sahnedeki erkeklerin sanki kadından bağımsız dünyalara sahip oluşları; ikincisi ise sadece erkek egemen yapının porno sektörünü oluşturuyor algısı! Sonuçta kadın pazarı üzerinden üretilen, çoğaltılan mekanizmayı unutmamak lazım! Ayrıca sahnede kesinlikle birkaç kadın yer alabilirdi, yani konu, ismiyle görsel açıdan daha farklı biçimde buluşabilirdi. Perdeye yansıtılan kadın görüntüsünden çok, erkeklerin içinde özünü sözünü söyleyen bir kadın görmek fena olmazdı.

Oyunu yazan Gökhan Erarslan metindeki başarısını oyunculukta da gösteriyor. Yaşantının her alanını çok iyi bildiğini zanneden karakterini tipik Türkiye erkeği modeliyle yorumlamış. Kamer Karabektaş, kadınlarla cinsel yönden iletişim kuramamış bunun sonucunda akıl dışı bir plana adım atmaya hazırlanan karakterini biraz daha heyecanlı yorulması gerekir. Konunun gidişine göre Gökhan Erarslan’la iyi bir ikiliye dönüşüyor. Sevcan Yaman perdeye yansıyan görüntüsü ile oyuna renk katmış. Oyunun yönetmeni Neslihan İpek, metnin anlattığı perspektife göre çok doğru sahne tercihi yapmış. Perdeye yansıtılan görüntüler yerinde. Ayrıca müziğin başlama ve bitme aralığı çok güzel düşünülmüş.

Porno Club, içinde barındırdığı sıradışı yapısı ile tiyatro seyircisinin beğenisini kazanmış durumda. Oyunun konusu üzerinde bir ilk olması tüm yargıları değiştiriyor. Kesinlikle güzel bir iş var ortada. Sezon içinde bu güzel gösteriyi mutlaka izleyin…

Porno Club 15-22 Şubat Mekan Artı’da!

Tiyatronline.com



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: