16.Bursa Çocuk Gençlik Tiyatrosu Festival Raporu

Şaziye Dağyapan

3-10 Ekim tarihleri arasında Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Turizm Vakfı ile ASSITEJ Türkiye Merkezi ortaklığında düzenlenen 16. Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali Bursa’da gerçekleşti. Yaz mevsimini uğurladığımız bu günlerde Bursa kenti bir festivali daha geride bırakırken, Bursalı çocuk ve gençler Türkiye’den ve dünyanın değişik yerlerinden gelen tiyatro gruplarının oyunlarını izleme imkânı buldu. Tabi biz tiyatro profesyonelleri de.

Ülkemiz koşullarında kültür sanata ayrılan alanın sınırlı olduğu düşünülürse bir festivali 16. kez düzenlemenin, düzenleyebilmenin önemi ortada. Hele de bu festival yetişkin tiyatrosunun kapsadığı alanla karşılaştırıldığında daha da dar bir alana hapsolan çocuk ve gençler için yapılan tiyatro olunca.

Festival programındaki oyun ve etkinlikler, Tayyare Kültür Merkezi,  Ahmet Vefik Paşa Sahnesi, Bursa Kent Müzesi Anfi Tiyatrosu, Barış Manço Kültür Merkezi Tiyatro Salonu, Adile Naşit Sahnesi ve Konak Kültür Merkezi Tiyatro Salonları olmak üzere altı farklı mekânda gerçekleşti. Festival açılış programı, 3 Ekim Pazartesi günü Tayyare Kültür Merkezi’nde ASSITEJ Türkiye Merkezi Başkanı Doç. Dr. Tülin Sağlam’ın ve ardından Bursa Belediye Başkanı’nı temsilen Başkan Vekili Atilla Ödünç’ün yaptığı konuşmaları takiben Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun sahnelediği Güliver Devler Ülkesi’nde isimli oyundan oluştu.

Festival programında 9 yerli, 8 yabancı yapım, 2 atölye çalışması ve Doç. Dr. Tülin Sağlam’ın ilk ve orta öğretim okulları öğretmenlerine yönelik verdiği Çocuk ve Gençlere Yapılan ve Onlarla Yapılan Tiyatro Çalışmalarında Dikkat Edilmesi Gereken Konular başlıklı seminer yer aldı. Festival programı, tüm katılımcıların takip edebileceği şekilde hazırlanmıştı. Bunu sağlamak için bazı günlere gerektiğinde farklı saatlere oyun konmuştu. Festival programının en verimli olan taraflarından biri ise her akşam o gün izlenen oyunlarla ilgili yapılan toplantılardı. Bu toplantılarda profesyonel tüm katılımcılar bir araya gelme olanağı bulduğu gibi oyunlarla ilgili konuşma ve tartışmalar yapıldı.

FESTİVAL PROGRAMI

Türkiye – Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu

Oyun: Güliver Devler Ülkesinde

Yazan: Jonathan Swift

Uyarlayan/Yöneten: Murat Liman,

Oyuncular: Uğur Serener, Günay Y. Güney, Didem Hun Liman, Ebru Ergüç, M. Eren Topçak, Murat Liman

Bu çok bilinen çocuk romanından yapılan uyarlama deneysel bir çaba olarak dikkat çekiyordu. Güliver’in maceraları daha çok sahne gerisindeki sinema perdesi ebatlarındaki perdeye düşürülen animasyonlar dolayımıyla anlatılıyordu. Perde önünde ise kutulardan oluşan bir dekor tasarımı içinde Güliver’i canlandıran oyuncu, animasyonla birlikte yapımın ana omurgasını oluşturuyordu. Animasyon ile teatral olanı birleştirerek bu hikâyeyi anlatmayı hedefleyen oyunda tekniğin ustalıklı bir şekilde kullanıldığını söylemek zor. Ayrıca oyunun perde önündeki sahne düzeni (oyunla organik bağı kurulamayan kutular) ve tekrara dayanan oyunculuk tarzı gibi zaafları nedeniyle açılış oyunu olarak seçilmesi talihsizlik olmuş.

Hollanda – t Magisch Tiyatrosu

Oyun: Başka Gecenin Ayı

Yazan ve Yöneten: Charlotte Puijk Joolen

Oyuncular: Charlotte Puijk Joolen, Ananda Puijk, Roelof Puijk

Rüyaların kralı Morpheus sihirli güçleri olan rüya taşını İris’e verir. İris bu taşı kaybeder. Taş kedi görünüşlü, dedikoducu Dorby’nin eline geçer. Ancak Uyku Kralı ve Morpheus’un düşmanı olan Hypnos da taşın peşindedir. İris sonunda taşı ele geçirir. Bu hikâye, kukla tiyatrosu ve canlı oyuncunun bir arada kullanılmasıyla sahnelendi. Kuklalar son derece etkili, farklı katmanlarda kurulan dekor tasarımı ise işlevsel idi. Tüm yapım, özellikle atmosfer kurmada başarılıydı. Oyunun söze dayanması; sözlü bölümlerin İngilizce olarak oynanması, temsil sırasında çocuk seyircinin öyküyü takip etmesi konusunda sorun yaşamasına neden oldu. Bu nedenle uluslararası bir festivalde davet edilen oyunların söze dayanması durumunda dikkatli bir seyirci çalışması ve sözlü bölümlerin aktarılmasında bir yol bulunmasının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Türkiye – Anatole Sokak Oyuncuları

Oyun: Korkuluk Buluşması – Curcunabazlar

Yazan: Eftal Gülbudak-Ümran İnceoğlu

Yöneten: Eftal Gülbudak

Oyuncular: Emre Işık, Nihal Usanmaz, Lalizer Kemaloğlu, Onur Çelik, Görkem Koyuncu, Elif Küçükkoyuncu, Sıdıka Derya Gümral, Mehmet Delen, Bülent Perçin

Festivalin tek sokak tiyatrosu örneği. Bu nedenle kukla tiyatrosu örneklerine ağırlık verildiği anlaşılan festival programında ayrıksı bir yere sahip. Gösteri, curcunabazların alana gelerek eğlenceli bir üslupla seyirciyi de dâhil ettikleri bir ön oyunla başlar. Bu ön oyun sonrasında bir köylü kargalardan korumak için tarlasına bir korkuluk diker. Korkuluğun temsil ettiği ekinin korunması, kötülüklerin savılması ve üretimin kutsanması temaları, geleneksel Türk tiyatrosunun temsil özellikleri kullanılarak yansıtılmakta. Yarım saat süren oyunda köy seyirlik oyunlarının oyun kurma, eğlence, katılımcılık gibi özellikleri ile sokak tiyatrosunun teatral sunumu birleştirilmiş. Temsil, türüne yakışır bir biçimde sokağın ilgisini çekmeyi başardı.

Kore – Ccotbbat

Oyun: Kağıt Pencere

Yazan ve Yöneten: Cheol-sung Lee

Oyuncular: Cheol-sung Lee, Eun-jung Sim, Yun-mi Han, Kwang-yong Seo, Ji-young Jang

Bir perde, perdeye düşen çizimler ve yapılan boyamalara canlı bir oyuncunun katılımıyla kurulan; görüntü ve eğlence öğelerinin baskın olduğu sözsüz bir performans. Bütünlüklü bir öyküden çok, kendi içinde konuları olan epizodlardan oluşmakta. Tiyatro ile tekniğin bir arada kullanılmasına rağmen teknikten yana yapılan tercih ağır basmış. Gösterinin sonunda, tekniğin kullanımıyla yaratılan küçük hikâyelere çocukların katılımı da sağlandı.

Hollanda – The Ananda Puijk Kumpanya

Oyun: Momentum / Hız

Yazan ve Yöneten: Ananda Puijk

Oyuncular: Ananda Puijk

Sözsüz bir gençlik oyunu. Oyun, mükemmel olmanın dayatıldığı bir toplumda kişinin zayıflıklarını ve zaaflarını dışa vurmasının o kişiyi daha da güçlü yapacağı ana temasını işlemektedir. Bu tema metaforlarla anlatılmaktadır. Bu metaforların oluşturulmasında tek kişiden oluşan oyuncunun beden dili, kukla, mask ve etkili bir müzik kullanılmış. Kapalı bir mekâna sıkışan gencin bu mekânın sınırlarını aşma isteği ve çabası; dolaylı anlatım yoluyla, seyirciye de anlamak için çaba sarf etmeyi gerektirecek bir sahne dili ile yansıtıldı. Ülkemizde “alışık” olmadığımız ve görmeyi umduğumuz bir gençlik tiyatrosu örneği.

Türkiye – Tiyatro BeReZe

Oyun: Kayıp Eşya Bürosu

Yazan: Sevim Ak

Uyarlayanlar: Firuze Engin, Elif Temuçin

Oyuncular: Firuze Engin, Bilge Gültürk, Burç Güray Dinçol

Oyunda, bir kayıp eşya bürosuna gelmek zorunda kalan Sardunya’nın bu büroda bulunan diğer kayıp eşyaların yardımıyla bulunduğu yerde mutlu olmanın yolunu öğrenmesi anlatılmaktadır. Yapım bir nesne tiyatrosu olarak tasarlanmış. Tek mekânda, işlevsel kullanılan birçok nesne ve bu nesnelere, öykünün akışı ile birlikte can veren üç oyuncu. Her oyuncu birçok role girip çıkmakta. Her bir değişim, her nesne hareketi ve kullanımı hikâyenin özüne uygun bir biçimde gelişmekte. Genç bir grup olan Tiyatro BeReZe’nin çocuk tiyatrosu alanında Türkiye’de eksikliği yaşanan bir anlayışı hayata geçirdiklerini görmek mutluluk verici.

Türkiye – Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu

Oyun: Dans Eden Eşek

Yazan: Eric Vos

Yöneten: Hakan Altan

Oyuncular: Hakan Altan, Doğukan Ekinci, Hikmet Altan, Gamze Saylan Gündüz, Aslı Uzunlar, Bülent Öztürk, Osman Çakmak

Oyunda iki hırsızın iyi yürekli bir göçebenin eşeğini çalması sonrasında başlarına gelen olaylar anlatılmaktadır. Metin, gelişigüzel kısaltılarak aksiyon çizgisinde kopuklara neden olunmuş. Sahnelemede panolardan oluşan tek boyutlu dekor; dekorun işlevsel düşünülmeyişi, çocuk seyirciyle ilişki kurulurken tekrar edilen didaktik söylem, kaba oyunculuk, reji tekrarları, bir oyun kişisi olarak Eşek’in sempati uyandırmayan kukla tasarımı vb. gibi ciddi zaaflar dikkat çekiyordu.

Rusya – Tiyatro Vedogon

Oyun: Danimarkalı İvan

Yazan: Boris Shergin

Yöneten: Pavel Kurochkin

Oyuncular: Natalia Tabachlova, Viacheslav Semein

Oyunda bir denizci olmak isteyen Ivan’ın hikâyesi anlatılır. Ivan, annesinin yasaklamasına rağmen denizcilikle ilgili hayaller kurmaktadır. Gizlice bir Danimarka gemisinde işe başlar. Böylece denizlere açılan Ivan, 20 yıl boyunca evinden uzakta yaşar. Bu süre zarfında tüm dünyayı gezmiş, evlenmiş ve çocukları olmuştur. Bir gün; doğduğu, annesinin yaşadığı yere geri gelir. Aradan geçen onca zamandan sonra annesiyle yeniden bir araya gelmesi kolay olmaz. Ancak zamanla Ivan, tüm ailesiyle birlikte ait olduğu yere geri döner.

İki kişiyle oynanan bu oyun, festivalin en iyi yapımlarından biriydi. Tüm oyun, Ivan’ın annesinin fırıncı dükkânında geçer. Ancak metnin hikâye etme tonu başka mekânların da imgesel olarak kurulmasına olanak veriyordu. Oyun, hikâye etme dili ile ilerler. Bu da oyuna hikâye anlatma bağlamında iki düzlem kazandırmakta. Birincisi temsilin kendisinin bir hikâye olarak sunulması; ikincisi, metindeki hikâye anlatım dilinin korunması. Böylece hem teatral bir gösterinin hem de bir öyküden uyarlama olan metnin edebî dili bir arada kullanılmış olur. Her iki oyuncu da hikâyenin gelişimiyle birlikte ellerinde kullandıkları hamurlara şekil verir, bu hamurlarla kurdukları imgelerle hikâyeyi ilerletirler. Oyuncuların sahne sempatisi yüksekti. Ânları oynama konusunda çok ustalıklıydılar. Bu nedenle seyircinin tüm ilgisini çekmeyi başardılar. Öyle ki oyuncuların sahneden Rusça sordukları sorulara çocuk seyirci bu dili bilmemesine rağmen gereken cevabı veriyordu.

Moldova – Izvoraşul Vesel Kukla Tiyatrosu

Oyun: Prenses Benek

Yazan: Anne M. G. Schmidt

Yöneten: Dmitri Anghelov

Oyuncular: Maria Timofti, Dmitri Anghelov

Oyunda, çocuk sahibi olamayan Kral ve Kraliçe’nin bir büyücünün yardımıyla bu sorunu aşması sonunda yaşananlar anlatılmaktadır. Büyücü, Kral ve Kraliçe’ye sihirli bir yumurta verir. Bu yumurtadan Prenses Benek çıkar. Ancak Büyücü sonbaharda kuşlar geçerken sarayın kapı ve pencerelerinin kapalı olmasını salık verir. Kral ve Kraliçe bunu unutunca Prenses Benek kuşa dönüşüp kuş sürüsüne katılır. Sonra Prenses Benek, Prens’in yardımıyla geri gelir ve insana dönüşür. Prens ve Prenses evlenir.

Festivalin başarılı kukla tiyatrosu örneklerinden biri. İki kuklacı ve sahne üstünde kurulan küçük bir kukla sahnesiyle oynanan oyun, Türkçe olarak sahnelendi. Kuklacıların tüm oyunu Türkçe çalışmış olması ayrıca takdiri hak ediyordu. Kuklaların yapımı, yönetimi son derece incelikliydi. Hikâye son derece yalın bir biçimde anlatıldı.

Almanya – Tiyatro Eukitea

Oyun: Ters Erkekler Cadı Kızlar

Yazan: Stephan Eckl

Yöneten: Aiga Keller-Stephan Eckl

Oyuncular: Raffaella Tempesta, Olaf Dröge

Bir erkek ve bir kız çocuğunun dünyayı keşfettikçe kendilerini korumak için buldukları yollar birbirleriyle iletişim kurmalarını zorlaştırır. Erkek çocuk, şiddete; kız çocuk ise vahşi davranışlara yönelir. Her ikisinin bu tavrı birbirleriyle iletişim kurmalarını güçleştirince çocuklardan yardım isteyerek bu durumu ne şekilde aşacaklarını onlarla oynadıkları bir oyunla bulmaya çalışırlar. Sonunda birbirleriyle oyunlar oynayarak dostluğun, paylaşımın geçerli olduğu bir ilişki kurmayı başarırlar.

Oyun, çocukların referans alanına giren bir konuyu son derece yalın bir biçimde çok az söz ancak ses kullanımına yer vererek anlatmakta. İki kişilik oyunda; dekor, kostüm ve oyunculuk biçemi oyunun anlattığı konu ve tema ile bütünlük gösteriyordu. Ancak oyunun ortasında çocukların katılımına yönelik olarak oyun akışının kesilmesi (deyim yerindeyse en heyecanlı yeri) tüm oyuna olan ilginin dağılmasına neden oldu. Bu nedenle oyunun kesilmeksizin oynanması; seyircilerin katılımına yönelik bölümün oyunun sonuna saklanması daha yerinde olurdu

Türkiye – Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu

Oyun: Herşeye Rağmen

Yazan: Valeri Petrov

Yöneten: Petar Petkov

Oyuncular: Ercüment Yılmaz, Çiğdem Altuğ, Ezgi Coşkun, Zuhal Lale

Oyunda Işık adında bir çocuğun yaptığı bir hatayı telafi etmek için çıktığı yolculuk kukla oyunu ile anlatılmaktadır. Oyun, küçük bir kukla sahnesine sahipti ve kuklaların ebatları oldukça küçüktü. Yapımın niteliği düşünüldüğünde yanlış bir sahne ve salon seçimi (Tayyare Kültür Merkezi) yapılmış. Böylesi büyük bir salonda o ölçüde kuklaların görülmesi çok zor oldu. Bir de buna oyuncuların ayarlayamadıkları sesleri eklenince oyunu takip etmek hemen hemen imkânsız bir hal aldı. Ancak oyunun günümüzde Türkiye’de yapılan klişeleşmiş çocuk oyunu anlayışından farklı bir sahnelemeye sahip olması; iyi tasarlanmış kuklalar ile işlevsel kullanılan dekor tasarımı dikkat çekiciydi.

Bulgaristan – Dora Gabe Devlet Kukla Tiyatrosu

Oyun: Jack ile Fasülye Sapı

Yazan ve Yöneten: Daniela Hristova

Oyuncular: Teodora Zheleva, Miroslava Demireva, Dimitur Yalnuzov, Plameri Dimov, Iordan Minchev

Oyunda Jack’in başından geçenler kuklalarla anlatılmaktadır. Jack, güzel bir kız ve babasını kaçırmış olan dev canavara karşı savaşır. Sonunda onu yenerek kızı ve babasını kurtarır. Jack ve kız evlenir. Oyun söze dayanan bir oyundu. Grup, oyunu Türkçe olarak çalışmıştı. Kuklacıların aksanlı konuşması nedeniyle anlaşılmayan replikler olsa da kukla tiyatrosu formu olarak başarılıydı. Kukla tasarımları ve kukla yönetimleri ustalıklıydı. Dekor yalın ve işlevsel kullanılmıştı.

Türkiye – Tiyatro Tempo

Oyun: Tozlu Kitaplar

Yazan ve Yöneten: Haluk Yüce

Oyuncular: Haluk Yüce, Marina Yüce

Haluk uzun süreden beri kapalı olan babasının kütüphanesine girer. Kütüphaneye girdiğinde her şeyin toz içinde olduğunu görür. Kitapların tozunu almaya başladığında kitaplar onunla konuşmaya başlar. Oyunda toz bezi ile kitaplar arasında geçen diyaloglar, her bir kitabın öyküsüyle birlikte yansıtılır. Bu öyküler kimi zaman neşeli, kimi zaman hüzünlü. Kukla sahnesi olarak kullanılan dekor bölümü kitaplığın bir rafından oluşmakta. Tüm oyun bu raf üstünde geçmektedir. Ancak bu rafla birlikte sahne plastiğinin büyük bir bölümünü oluşturan dekorun işlevsel kullanıldığını söylemek zor. Kukla tasarımları ile oynatımı etkili olmakla birlikte çok akıllıca bir seçimle kuklaya dönüşen toz bezinin tip olmaktan çıkarılıp karakter özellikleriyle donatılması gösterinin daha da renkli olmasını sağlardı.

Türkiye – İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları

Oyun: Karagöz Balıkçı

Yazan: Özgür Atkın-Ceren Hacımuratoğlu

Yöneten: Özgür Atkın

Oyuncular: Özgür Atkın, Uğur Dilbaz, Can Alibeyoğlu

Festivalin tek gölge oyunu; tek Karagöz oyunu. Bir Karagöz oyununun böylesi bir festivalde yer alması isabetli olmuş. Hele de Bursa gibi bir şehirde. Oyun, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın Çocuk Birimi’nin bir çalışması olarak yürütülmüş. Karagöz’ün geleneksel balıkçı oyunuyla, hem metin hem de Karagöz oyunu figürleri bağlamında çağdaş öğelerin bir arada kullanılması ile oluşturulmuş. Metinle ilgili ufak tefek dramaturjik zaaflar olsa da çağdaş ve geleneksel öğeler başarılı bir biçimde harmanlanmış. Oyunun eğlenceli, neşeli yapısı tüm salonu kısa sürede etkisi altına aldı. Bu nedenle sözü edilen metinle ilgili dramaturjik zaaflar, gösterinin seyir keyfini etkilemedi.

Türkiye – Tiyatro Boğaziçi

Oyun: Selam Sana Shakespeare

Yazanlar ve Yönetenler: Aysel Yıldırım-İlker Yasin Keskin-Özgür Eren

Oyuncular: Aysel Yıldırım, İlker Yasin Keskin, Özgür Eren, Burak Akyunak, Eser Dilsöz, Duygu Dalyanoğlu

Tiyatro Boğaziçi’nin Moliere’den sonra genç seyirciyi Shakespeare ile tanıştırmak için yaptığı bir çalışma. Metin Shakespeare’in otobiyografisi ile oyunlarının iç içe kullanılmasıyla oluşturulmuş. Metin oluşturulurken Shakespeare’in değişik oyunları (Romeo ve Juliet, Hamlet, III. Richard vs.) sağlam bir dramaturjik çalışmayla birleştirilmiş ve ortaya eğlendirirken bilgilendiren bir metin çıkmış. Sahnelemede de metne gösterilen özen dikkat çekiyordu. Her bir oyuncunun birçok rolü oynadığı; bu nedenle sahne üstü trafiğinin son derece hızlı olduğu bir sahneleme stratejisi içinde oyuncuların performansı takdiri hak ediyordu. Ayrıca yalın sahne düzeni; işlevsel kullanılan dekor parçaları ve aksesuvarlarla, seçilen kostümler oyunun ruhuna, döneme ve teatral olana hizmet edecek şekilde düşünülmüştü. Grubun, metinden sahnelemeye kadar her bir detayı gözden kaçırmayan; akıllarıyla ve yüreklerini sahneye taşıyan yaklaşımının yapımın her bir dakikasına sindiğini söylemek gerekir. Seyredende hiç bitmesin duygusu uyandıran bu oyunu ve tüm benliklerini yaptıkları işe katan bu grubun performansını tüm tiyatro severlerin görmesi dileğiyle…

İsviçre – KUNOS Sirk Tiyatrosu

Oyun: Los Kunos Yolda

Yazan: Kunos Sirk Tiyatrosu

Yöneten: Masha Dimitri

Oyuncular: Benedicte Bütler Lüthard, Clemens Lüthard, Louis Lüthard, Jael Lüthard

Anne, baba, biri 12, diğeri 8 yaşında olan iki çocuktan oluşan bir ailenin sunduğu sirk gösterisi. Her bir gösterinin birbiriyle bağı yok. Sirk gösterisi dolayımıyla insan bedeninin sınırlarını ve eğlenceyi öne çıkaran bir anlayışa sahip. Grup, oyunun sonunda çocuk seyircilerle soru-cevap şeklinde ilerleyen bir oturum da düzenledi.

Türkiye – Bursa Devlet Tiyatrosu

Oyun: Alattin’in Sihirsiz Lambası

Yazan: Harun Özer

Yöneten: Ebru Kara

Oyuncular: E. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı

Oyunda insanların çalışmadan, üretmeden yaşama isteğinin, sonunda felakete neden olduğu ana teması işlenmiştir. Metnin kimi yerlerindeki didaktik söylem, sahnelemede özen eksikliğini düşündüren öğeler, ülkemizde profesyonel düzeyde yapılan çocuk tiyatrosunun dünyadaki yeri bağlamında soru işaretleri uyandırıyor. Oyunun ruhuna uygun olarak düşünülmüş dekor tasarımının hareket etmeye uygun olmasına rağmen neden durağan kullanıldığı; sempati uyandırması beklenen Alaattin’in neden korkutucu olduğu (ki bazı çocuklar korktu) anlaşılamadı. Ayrıca doğuya ait bir hikâyede, doğuya ait bir sahne ve kostüm düzenine seçilen müziklerin salt batı tarzı olması atmosfer kurulumunu olumsuz yönde etkilemekte; yapımda bütünlüğün kaybolmasına neden olmaktadır.

ATÖLYE ÇALIŞMALARI

Fransa – Herşey Dans Edebilir

Bir dans tiyatrosu olan Compagnie Litecox’un sanat yönetmeni Daisy Fel tarafından profesyonel katılımcılara yönelik olarak otelde düzenlenen bir atölye çalışması. Festival programında 4 saat olarak duyurulan çalışma 2 saat civarında sürdü. Çalışmada ses-hareket ilişkisi, taklit etme, etkileşimli oyun, çizgi, bilmece, zıtlık, uyumlu ve muhalif olma gibi dansa dair temel çalışmalar yapıldı.

İsviçre – Sirk Sanatları

Clemens Lüthard’ın oyunculara yönelik düzenlediği 2 saatlik bu çalışma, sirk gösterisi tekniklerinin tiyatroda kullanımı yönünde profesyonellerin becerilerinin geliştirilmesini amaçlıyordu.

Şaziye DAĞYAPAN/ Ankara Devlet Tiyatrosu Dramaturgu

Yorum


işlemi tamamlayınız: