Prangalar İçinde Sosyalist Hasret!

Yaşam Kaya

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi şairlerinden birisi olan Ahmed Arif tiyatro sahnesinde yakın tarihimizi aydınlatıyor. Tiyatro Kumpanyası’nın devrimci oyuncusu Kemal Kocatürk’ün uyarlayıp sahneye koyduğu ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’, halen günümüze damgasını vuran büyük şairi bizlere yeniden tanıtıyor. Türkiye’nin şiir yaşantısında kitabı ellinin üzerinde basım yaparak ulaşılması zor bir rekora imza atan, şiirleri Anadolu’nun dört bir yanında bilinen, okundukça okunan, ülke solunun şiirsel yolculuğunu mükemmel resmeden Ahmed Arif, bugün tiyatro sahnesinde dimdik ayakta duruyor. Toplumun yaşadığı sosyalist mücadelenin hangi evrelerden geçerek bugünlere ulaştığını çarpıcı yorumla izliyoruz.

Kemal Kocatürk, Türkiye Tiyatrosu için çok önemli bir isim. Devrimci tiyatrocuların günden güne azaldığı günümüz kapitalist sistemde, toplumu zehirleyen dizilere, sinema filmlerine alet olan onlarca sanatçı çürümüşlüğe giderken, geçtiğimiz hafta ‘tiyatrocu’ diye bildiğimiz (!) tanınmış oyuncunun evinden çıkanları şaşkınlıkla izledik. Fikirsel tükenmişliğin içinde, her şeyi salt para olarak algılayan yeni dönem oyuncular, tiyatronun, oyunculuğun devrimci ahlakını çoktan unutmuşlar. Halk için, toplum için tiyatro üretmek yerine, elitist bölgelerde yaşayıp, belirli zengin azınlığa oyun üretmek sanatsal yozlaşmanın bilinen gerçeği. İşte böyle kaotik ortamda ışıl ışıl parlayan Tiyatro Kumpanyası, gelmiş geçmiş en büyük devrimci şair Ahmed Arif’in aynı adlı şiir kitabını tiyatro sahnesine aktarmış. ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ onlarca mükemmel şiiriyle, içinde barındırdığı çarpıcı öykülerle insanı cezbederken, sahnede canlanan anılarla bizlere unutturulmak istenen ‘sol’ kültürü yaşatmayı sürdürüyor.

Sosyalist Mücadelenin Bitmeyecek Serüveni

1927’de Diyarbakır’ın Hançepek semtinde doğan Ahmed Arif şiirlerinde ezilen insanların ortak dili olmayı başararak, Türkçe’yi kullanmaktaki ustalığıyla sayılı şairlerden olmuş. Cahid Külebi, Ahmet Muhip Dıranas, Ahmet Kutsi Tecer, Ahmet Haşim, Nazım Hikmet genç yaşta şiir yazmaya başlayan Arif’in yol gösterici isimleri. Kürtlerle Türklerin aynı topraklar içinde yaşadığı sorunları ortak paydada dile getiren şairin en çarpıcı özelliği devrimci görüşlerinden asla taviz vermemesi. Gözaltılar, polis sorguları, şiir yazdığı için yaşadığı tutsak dolu günler Ahmed Arif’i yıldırmamış, aksine faşist sisteme inat düşüncelerini, şiirlerini var etmiş. 2 Haziran 1991 yılında hayata gözlerini kapadığında şiirleri öylesine büyümüştü ki, Ahmet Kaya, Cem Karaca gibi isimler şairin yazdıklarını şarkılarında kullanıp o’nu ölümsüzleştirmiş. Karşımızda sosyalist fikriyle ölmeyen çınar var. İnandığı değerler uğruna yıllarını hapishanede geçiren, halkı için kalemini kullanmaktan korkmayan cesurdan söz ediyorum. Hepimize örnek olan..

Ahmed Arif’le Bütünleşen Bir İsim!

Bu topraklarda yaşayıp da Ahmed Arif’in şiir kitabını okumayan yoktur. ‘Adiloş Bebenin Ninnisi’, ‘Akşam Erken İner Mapusaneye’, ‘Leylim Leylim’, ‘İçerde’, ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’, ‘Otuz Üç Kurşun’, ‘Uy Havar’, ‘Anadolu’, ‘Yalnız Değiliz’ şairin en çok bilinen şiirleri. Şiirlerin içinde öylesine derin acılar, üzüntüler; okundukça tekrar tekrar yaşanan sevinçler var ki insan her sözcükte kendisinden parça buluyor. Kemal Kocatürk, öncelikle şairin yazdığı şiirlerden yola çıkmış. Yazılanların içinde saklı kalan öykülere ışık tutan oyuncu, Ahmed Arif’ i doğumundan ölümüne dek yaşadığı düzen içinde sistemli biçimde sahneye aktarmış.

Oyun başlamadan önce büyük şairin fotoğrafı karşılıyor bizleri. Daha sonra evrenin bilinmedik bir köşesinden dünyaya doğru yapılan yolculuk ve sahnede Ahmed Arif’i anlatan/canlandıran modern meddahı görüyoruz. Gösteriye yerleştirilen perdeler içinde, teker teker şiirleri, yaşanmış gerçek öyküleri anlatmaya başlıyor. Ses-ışık-efekt üçlemiyle hareket eden Kocatürk, Türkiye şiirinin dev çınarını ses tonunda, bedeninde hissederek yaşıyor. Sahne geçişlerinde Sarper Özsan’ın harikulade müzikleriyle ahengi yakalayan oyuncu, Sırrı Topraktepe’nin sahne-kostüm tasarımıyla geçmişle şimdi arasında köprüye dönüşmüş. Metin Çelebi ışık tasarımında çok iyi seçim yapmış. Ahmed Arif’le gitgide bütünleşen oyuncuya  muhteşem şekilde derinlik katan tasarımlar oyunun teknik başarısının kanıtı.

‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ Ahmed Arif’in çarpıcı yaşam öyküsünü muhteşem kurgusuyla tiyatro sahnesine taşımış. Kemal Kocatürk’ün ‘sanatçı’ duruşu Sosyalist Şairin fikirleriyle birebir örtüşüyor. Bu şahane gösteriyi kaçırmayın! Oyun 18 Aralık Salı İzmir Sanat Merkezi’nde; 24 Aralık Pazartesi 20-30’da Ortaköy Afife Jale Sahnesi’nde izlenebilir…

Birgün



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: