21 Mart Dünya Kuklacılık Günü Uluslararası Bildirisi

Pulcinella ile tanışıklığım hafızamın sisli derinliklerine uzanır; çocukluğumun ilk yıllarına, Pulcinella’nın tüm Napolili çocukların hayallerinin parçası olduğu zamanlara. Ona sokaklarda, oyuncak satan seyyar satıcıların muhteşem sepetlerinde ya da Aziz Yusuf, Peygamber doğumu, Grotta’lı Meryem yortuları gibi bayramlarda satışa sunulan geleneksel oyuncaklar arasında rastlanırdı. İki tekerlekli küçük arabasının üzerinde düzenli olarak elindeki pirinç zilleri birbirine vururdu. Gene o dönem yaygın olan bir başka oyuncak daha vardı, o da küçük kırmızı kartondan yapılmış koni biçiminde bir oyuncaktı. Bunun da içinde bir trompet bulunurdu. Gizlenmiş bir mekanizma sayesinde geleneksel Tarantella (Napoliye özgü bir dans) nın nakaratı çalardı. Demir parçalı bir mekanizma da koninin içerisinde bulunur ve çocuk tarafından hareket ettirilirdi. Bu donanımla Pulcinella’nın kafası aşağı yukarı oynatılır, gömleği de koninin etrafını sarardı. Cinsel bir görüntüyü andırdığından fallik bir anlam kazanan bu oyuncak, bu özelliğiyle diğer geleneksel oyuncaklardan ayrılırdı.

Yani, kısaca Pulcinella her yerde vardı: Tekerlemelerde, çocuk şarkılarında ve fabllarda yer almaktaydı. Dolayisiyla bu önce başlangıçtaki işlevi sonra da derin gizemli ve sembolik anlamı kavramak adına gelenekselin hayali kısmıydı bir şekilde.

Tüm bunlar, gezici Guarattella tiyatrosunun da katkısıyla kukla tiyatrosunun hayata geçmesini sağlamıştır. Pulcinella, sevgilisi Teresina, köpek, Ölüm, cellat ve diğerleri Piazza del Gesu, San Domenico Maggiore, Porta Capuana gibi sahnelerde oynamış, çocuklar da bunları ağızları açık kımıldamadan izlemişlerdir.

Pulcinella’nın zırıltılı Sesi duyulur:

Ortaya çık Teresa
Balkona çık
Sana güzel bir şarkı dinleteceğim.

Guarattella tiyatrosunun geleneksel repertuarında bile Yahudi, İspanyol, Latin ve hatta Yunan tiyatrosundan kişi ve sahnelere rastlanmaktadır. Guarattella bagatella (değersiz) sözcüğünden gelmekle beraber, bu sözcük ise kabala inanışına göre olay ve hikayelerin ardı ardına gelmesini simgeleyen bir tarot kartı olan Bagatto’dan gelmektedir. Bu durum tiyatroda da sık sık kullanılmaktadır.

Son olarak bu eski geleneğin son kuklacılarından olan çok erken kaybettiğimiz ve DNA” sında eski pulcinellante», sanatının tum kromozomlaını taşımış Nunzio Zampella’nın “bir kuklacının ağzına pivetta adlı bir düdük koyarak seslendirme yapması ne kadar önemlidir? ” sorusuna verdiği cevapla bitirmek istiyorum :

Zampella: Pivetta çalmak kritik bir önem taşır. Kukla sanatı zor bir sanattır. Kuklayı oynatmak kolay olabilir ancak hareket ve mimik müzikal olmalıdır. En zor olan çift ses yapabilmek yani pivetta aracılığıyla doğal ses ile yapay sesi birlikte çıkarabilmektir. Kuklacı, kadın, jandarma, rahip, Pulcinella, köpek ve hatta ölümün sesini çıkarabilmelidir. Ancak saçmalasa bile bir ritim olmalıdır. Gurattella’nın gerçek gücü de bundan gelir: Hareket ritimdir; sözcükler ise müzik. (21 Haziran 1975)

5 kıtadan hepinize muhteşem bir Dünya Kukla Günü diliyorum.

Roberto de Simône, İtalya

Unima

Yorum


işlemi tamamlayınız: