Sedef Ecer’den Gerçekçi Bir Yol Hikayesi!

Yaşam Kaya

Sedef Ecer, sanatsal üretimlerini Fransa’da sürdüren Türkiyeli önemli bir sanatçı. Geçtiğimiz günlerde Fransız Kültür Merkezi’nde ‘Git Gidebildiğin Yere’ isimli üç bölümden oluşan oyunu sahnelendi. Oryantalist bir izdüşüm içinde, birbirleriyle alakasız üç insanın yol hikayesini anlatan konunun birinci bölümünü Sedef Ecer yazarken, ikinci ve üçüncü bölümde Fransız yazar Michel Bellier ve Belçikalı yazar Stanislas Cotton, göçmen kadınların Avrupa’da nasıl kullanılarak köleleştirildiğini yazmışlar. Sahnedeki olaylarda hikaye içinde hikaye çıkarken, Türkiye’nin bilindik ‘kadın’ gerçeğinden ‘özgürlük’ mücadelesine dönüşen olaylar silsilesine savrulacaksınız.

Marsilyalı yönetmen Joelle Cattino’nun video ve müzik dilini de kullanarak yönettiği ve Marseille Provence 2013 programında yer alan oyun, Avrupa’da birçok prestijli tiyatroda oynandı, 2014 yılında da Marsilya ve Belçika’ya turne yapma hazırlığında. Başka erkeklere satılan kadın; gerçek bir kadın olmak için yapılan uğraş; aile yaşantısından kaçıp kendi özgürlüğünün peşine düşmeye çalışan bir kadın aynı çizgide, aynı kaderin yolcusu oluyor. Bir kaçışın fotoğrafının çekildiği konuda, kadınların nasıl bir metaya dönüştürüldüğü, duygularının nasıl yok edildiği detaylı biçimde aktarılmış.

Sedef Ecer ilk bölümde bizi bize anlatıyor. Türkiye’nin görünmeyen öteki yüzünü cesurca aktaran yazar, öylesine muhteşem bir kurgu yaratmış ki, insan izlediği konu karşısında gerçeğin acımasız tokadını yiyor. Michel Bellier ve Stanislas Cotton ise Avrupa’nın ‘özgürlük merkezi’ olmadığını, görünen özgürlüklerin birer tutsaklığa, köleliğe atılan adımın başlangıcı olduğunu yansıtmış. Yazarların üçlü koordinasyonunda dikkat çeken özellik, hangi toplumda olursa olsun kadın toplumda ikinci sınıf insan olmaya itilmiş. Tarihin şimdiye dek getirdiği ‘erkek egemen’ topluma göndermeler yapan gösteride perdeye yansıtılan görüntülerin eşliğinde farklı bir yorum var. Öykülerin teknoloji içinde sunumu konudaki akıcılığı oluşturan önemli özellik. Tabi olayı çok teknik açıdan irdelemiyorum. Sedef Ecer’in sinema yazarı olma özelliği, oyunun her karesine yansımış. Sinematografik bir öykü oluştururken karakterlerin ilişkilerine nesnel bakış açısı sunmak hayli zordur. Projeyle çok iç içe kalırsınız. Fakat yazar öylesine etkili bir dil kullanmış ki, yaşanılanlar doğal akıcılığın içinde.

Fransız Kültür Merkezi, yine kendi çizgisine uygun, sıra dışı bir projeyi bizlerle buluşturdu. Sedef Ecer’i sinemadan tanımıştım, geçtiğimiz hafta ise yazarın teatral yönünü gördüm. Kendi alanında son derece başarılı bir isim. İlerleyen zamanlarda kendisini yeniden Türkiye’de görmek lazım.

Sanat Haberlerimiz



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: