James Dacre: Tiyatrolar Daha Fazla İşbirliği Yapmayı Öğrenmeli

Mark Lawson

Mimesis Çeviri/ Northampton’da bulunan Royal ve Derngate Tiyatrosu’nun sanatsal yönetmeni James Dacre, Manchester ve Newcastle’da da sahnelenecek olan Cat on a Hot Tin Roof [Sıcak Teneke Çatıdaki Kedi] adlı oyunun yönetmenliğini neden üstlendiğini anlatıyor.

Guardian, 16 Eylül 2014, Çeviri: Dilşad Sağlam

James Dacre, artistic director of Royal and Derngate theatresJames Dacre: ‘Birçok konuyu aynı anda iyi yürüttüğümü düşünüyorum.’ Fotoğraf: Christine Allum

Tennessee Williams, tiyatro izleyicisinin dikkatini çekecek oyun isimleri konusunda iyi bir kulağa sahip bir oyun yazarıydı, bu konuda en başarılı olan ve 1955 yılında yazdığı Cat on a Hot Tin Roof adlı oyunu Newcastle, Manchester ve Northampton’da yeniden sahnelenmek üzere afişlerde tekrar boy göstermeye başladı. Oyun, oldukça gaddar bir anne ve babanın [ç.n.- Big Mama ve Big Daddy olarak anılıyorlar] kontrolündeki Güneyli bir ailenin hastalık ve arzu dolu sırlar yüzünden dağılmasını konu alıyor.

Yeniden sahnelenecek olan oyunun yönetmenliğini, son derece başarılı Northampton Royal ve Derngate Tiyatrolarının sanat yönetmeni Laurie Samsom geçtiğimiz yıl İskoçya Ulusal Tiyatrosu’nu yönetmek için atanınca onun görevini devralan James Dacre üstleniyor. Dacre, farklı boyutlarda üç sahneden ve adını Royal Sahnesinde 1933-34 döneminde yirmiden fazla oyunda rol alan Avustralyalı film yıldızından alan Errol Flynn sinema salonundan sorumlu. Bu hafta Flynn sinema salonu fotoğraf belgeseli Finding Vivian Maier’i gösterirken, tiyatro sahneleri ise Pat Barker’ın Regeneration [Yeniden Doğma] adlı romanının uyarlaması ile Lisa Stansfield konseri seçeneklerini sunuyor.

Cat on a Hot Tin Roof oyununun Northampton’daki teknik provalarının bitişi ile Newcastle’a doğru yola çıkma zamanı arasındaki kısa boşlukta Dacre ile tiyatro kafesinde konuşma fırsatı bulduk. Dacre, bir oyunun ismiyle hem siyasi hem de orgazmik gerilime gönderme yapmasıyla günümüzle kurduğu bağın üzerinde duruyor ve şöyle diyor: “60lı yıllarda, medeni hakların ve cinsel devrimlerin arifesinde yazılmış bu oyun, 2014 yılında bize ne kadar ilerlemiş olduğumuzu ve daha ne kadar yol kat etmemiz gerektiğini soruyor. Williams da daha sonraki prodüksiyonların metninde düzeltme yaparken kendine bu soruyu sorup durdu. “

Oyunun fonetik açıdan Güney Amerika aksanı ile yazılmış olması, aralarında İngiliz oyuncuların da bulunduğu bir topluluk için güçlük yarattığı açık. “Evet provalarda çok çalışılması gereken bir husus ama dil koçumuz olduğu için ve topluluğumuzdan Kim Criswell, o yöreden geldiği için çok şanslıyız. Yine de satırların arkasında saklı psikolojik gerçekleri bulmadığınız sürece doğru aksanı kullanıp kullanmadığınız bir anlam ifade etmiyor.”

Oyunda, oyunun yazıldığı tarihte beyaz güneylilerin konuştuğu dile yer verilmiş olması nedeniyle metinde “nigger” kelimesi [ç.n.- zencileri aşağılayıcı bir hakaret] de geçiyor ve günümüz prodüksiyonları tarihsel doğruluk ile bugün ortaya çıkabilecek rahatsızlıklar arasındaki dengeyi iyi kurmak zorunda. Dacre de bu durumu kabul ediyor ve oyunun açılış haftasında konuşmuş olmamıza rağmen tarihsel göndermeleri sansürlemek konusunda henüz karar verebilmiş değildi. “Topluluk içinde bu konu üzerinde oldukça konuşuluyor ve şu ana kadar birçok kez birlikte değerlendirdik. Williams’ın diğer oyunlarının aksine, ırkçılığa karşı medeni haklar bu oyunun temel çıkış noktası değil, bu nedenle oyundan çıkarılabilir diye düşünüyorum. Ancak sanırım yine de 1955’te Broadway’da oynanan orijinal metinle ilerleyeceğiz.”

22fd1831-71fc-4d06-8160-d64ee652c5b1-460x276‘Bize ne kadar ilerlemiş olduğumuzu ve daha ne kadar yol kat etmemiz gerektiğini soruyor.’ Cat on a Hot Tin Roof oyunundan bir kare. Fotoğraf: Topher McGrillis

Tiyatro binasının dışında, Northamptonshire Karayolları Acentesi’nin dokuz aylık çalışması için konulmuş ve ard arda dizilmiş trafik konilerinden oluşan uzun ve kavisli bir sıra var. Bunun sonucu olarak doğan Royal ve Derngate Tiyatrosuna arabayla ulaşma ve park etme sorunu, bölgesel bir tiyatro yönetmeninin karşılaşabileceği sanatsal olmayan problemlere örnek verilebilir. Tüm bir tiyatronun sanatsal yönetmeni olan kişiler birden bire monologları sahne arkasına mı yoksa sahne önüne mi yerleştirmenin yanında binanın elektrik borcunun daha aşağı çekebilme imkânı olup olmadığını da düşünmek zorunda kalıyor.

Dacre bu konuda “Evet bu adaptasyon gerektiren bir durum, ama buna rağmen birçok konuyu aynı anda iyi yürüttüğümü düşünüyorum.” itirafında bulunuyor.

Bu zamana kadar Dacre’nin tiyatroda kadrosu müzisyenleri zekice kullanış biçimiyle –film bestecisi Rachel Portman’a, Dickens’ın İki Şehrin Hikayesi’nin kendi versiyonunda; post-punk grubu White Lies’a ise Williams’ın oyununda yer verdi– ve çalışmayla şekilleniyor; Northampton Yapımı Sezonu [Made in Northampton] (birinci sezonun sloganı) İngiltere’deki diğer sahnelerle bütçeyi paylaşmasına ve birlikte çalışmasına rağmen. Regeneration oyunu turneye çıkarken Cat on a Hot Tin Roof oyununun bütçesi ise iki şehir ve bir kasabanın hikayesi.

“Bence” diyor Dacre, “yerel tiyatro kavramının üzerinde tekrar düşünülmeli. Diğer tiyatrolarla ortaklık ilişkisi kurmak olabildiğince fazla seyircinin izleyeceği kaliteli bir iş yapmak için her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Son zamanlarda bölgesel tiyatrolar, işbirliği kültürü yönünde muazzam bir gelişme gösteriyor ve böylece yalnız başarabileceğinizin çok daha fazlasını başarma fırsatı doğuyor. “

Dacre, seyircinin son zamanlarda “oldukça sağlıklı” davrandığını ve üç yıldır hedefinde bulunan yaklaşık bir milyon kişilik ziyaretçi kitlesi için tiyatronun son derece “rayında” gittiğini söylüyor. Ancak prodüksiyonların hedefledikleri doluluk oranını açıklamayı kibarca reddediyor: “Bu tür hedefler çalışmanın türüne göre değişir. Dolayısıyla yüzdelerle konuşmak doğru olmaz; çünkü her oyunun bütçesi ve finansal destek kaynağı, bölgesel koşulları vs. farklı olabilir. Ama kilit nokta denge. Her bir cesur ve yenilikçi seçim için çok daha geniş bir seyirci kitlesine ulaşabilecek bir oyun gerekli. “
Cat on a Hot Tin Roof oyununun basın gecesinde Daily Mail gazetesinden gelen gazeteci, “Big Daddy” [“Büyük Baba”: oyundaki baba karakterinin ismi] hakkında şakalara maruz kalabilir, çünkü yönetmenin babası, Paul Dacre, bu gazetenin editörlüğünü ve dmg yayın grubunun baş editörlüğünü yapıyor. James’in büyükbabası Peter ve amcası Nigel da üst düzey gazetecilik yapmış. Bu yüzden, medya dünyasındaki amatör freudyenlere, James’in gazeteciliği elinin tersiyle iterek profesyonel olarak tiyatroya yönelmesi ailedeki erkeklerin izlediği yola bir başkaldırı gibi gelebilir. Ancak işin gerçek yüzü, Who Do You Think You Are? [Kim Olduğunu Sanıyorsun Sen?] oyununun başarılı bir versiyonunda olduğu gibi, aslında çok daha karmaşık.

25cec251-eaa8-4201-babd-db0c7416e4a9-460x276Hastalık ve arzu dolu sırlar… Cat on a Hot Tin Roof provasından bir görüntü: Mariah Gale, Maggie rolünde

James’in annesi, Profesör Kathy Dacre, Londra’da bir drama okulu olan Rose Bruford Koleji’nde [Rose Bruford College] öğrenim, öğretim ve müfredat yönetmenliği yapıyor. Daha önce de Merkez Drama Okulu’nda [Central School of Drama] öğretmenlik yapmış. James bu konuda şöyle diyor: “Çocukluğumun büyük bir kısmı annemin öğretmenlik yaptığı drama okullarında geçti ve tabi ki bunun üzerimde güçlü bir etkisi oldu. Ama yine de Cambridge Üniversitesi’ndeki yıllarımın sonuna kadar profesyonel olarak tiyatro yapmayı hiç düşünmedim; okulda ve Edinburgh Festivali’nde birçok oyun yönettikten sonra bu fikir oluşmaya başladı.

Gazetecilik James’i hiç cezbetmemiş miydi? “Sanırım oldum olası tiyatro fikrine aşıktım. Ve en az gazetecilik kadar öğretmek de geçmişimde fazlasıyla yer aldı. Annemin dışında da ailemde çok sayıda öğretmen var. Sanırım bu yüzden de bende her zaman seyirciyle, seçmen kitlesiyle ve…” (herhangi bir Harold Pinter oyununda olduğundan da uzun bir sessizlik) “ okutmanlarla yakın ilişkide olma yönünde son derece güçlü bir algı var.”

Tiyatro yönetmeni, öğretmen ve editör arasında bariz örtüşmeler olduğunu söylediğimde gazetecilikte kelimelerle nasıl oynanabildiğini bilen bir adamdan yine uzun bir sessizlik geldi ve sonra gülerek yanıtladı: “Evet. Öyle de diyebilirsin.”

“Daily Mail” ifadesinin bazen belli birtakım tavır ve değerleri kısa yoldan anlatmak için kullanıldığı bir kültürde, James’in çevresindeki oyuncular tarafından bilinmeden de olsa bir iğneleme oluyor mu? “Kendi çizdiğim yolda kendi imzamı yarattığımı ve insanların benimle kendi fikirlerim ve başarılarım için yakın ilişki kurmak istediklerini düşünmeyi tercih ediyorum. Ayrıca beni tanıyan ve benimle çalışanlar zaten benim son derece bağımsız olduğumu bilirler.”

Dacre bazen “Eski Etonlu”* olarak anılıyor; bu kullanım doğru ama aynı zamanda da biraz karmaşık çünkü devlet okulunda okuduktan sonra bu Eton Koleji’nde burslu okumuş. Dolayısıyla bazı insanların düşündüklerinden daha az ayrıcalıklı bir yetişme dönemi geçirmiş olabilir mi? “Ne düşündüklerini bilmiyorum ama umarım beni çalışmalarım üzerinden değerlendiriyorlardır.”

David Cameron da eğitimi yüzünden önyargılı tavırlara maruz kalmıştı, acaba Dacre de tiyatroda hiç buna benzer bir muameleyle karşılaştı mı?

“İnsanların beni fikirlerim ve başarılarım üzerinden değerlendirdiklerini umuyorum. Ama bence yine de ‘sınıf’ çok karmaşık bir şey. Benim geçmişim işçi sınıfından bir anne ile orta sınıf bir babanın kombinasyonundan oluşuyor. Sanırım modern Britanya’da, oluşma ve biz olma şeklimizde eklektik duran bir şeyler var. “

Dacre’nin bir oyununa olumsuz eleştiri verecek bir Daily Mail tiyatro eleştirmeninin epey gözü kara olması gerekiyorsa da, yine de yönetmen ismini veya geçmişini pazarladığı yönünde suçlanamaz. Northampton Yapımı Sezonunun [Made in Northampton season] yemeğinde kahve içerken bir muhabir James Dacre ile babası arasındaki ilişkiye değinince, James ile çok yakından çalışmış oyun yazarlarının ve yönetmenlerin bile bu akrabalık bağından haberdar olmadığı ortaya çıktı.

Ayrılmadan önce James bana bu erken Cumartesi sabahında bomboş olan tiyatroyu gezdirdi; Royal Sahnesi 19. yüzyıldan kalma güvenlik perdesiyle korunuyor, perdenin üzerinde ise Errol Flynn de dahil Northampton tiyatro tarihinden birçok önemli ismin yüzleri görülüyor. Kısa zaman önce Royal ve Derngate perdenin onarılması ve yenilenmesi için yeni bir başvuruda bulunmuşlar. Ben de, yönetmenin bu fırsatı değerlendirip perdeye kendi yüzünü de ekletmesini tavsiye edince kendi yüzünü saklı tutmak ve isminin sadece tiyatroyla anılmasını isteyen biri olarak Dacre bu fikirden oldukça kaçınıyor.

* ç.n. “Old Etonian”: Eton Koleji (Eton College) İngiltere’nin en eski ve en elit özel okullarından biri olarak bilinir ve “Etonian” ifadesi Eton Koleji’nden mezun olanlar için kullanılır.

Yorum


işlemi tamamlayınız: