Kapitalizmin Gerçek Eleştirisi ‘5. Frank’!

Yaşam Kaya

Tiyatro Adam’ın geçen sene ‘Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nde elde ettiği başarının ardından bu sene yapacağı çalışmalar bir adım öne çıktı. Grubun kendine özgü oluşturduğu tiyatro kültürü, sahnelenen her oyunda kendisini hissettiriyor. Friedrich Dürrenmatt’ın yazdığı ‘5. Frank’, Fatih Koyunoğlu yönetiminde sahnedeki yerini almış. Ortadaki çalışmanın grup felsefesi olarak geçmiş dönem oyunlarla benzerlikler gösterdiği kesin. Kapitalizmin insan hayatına müdahalesinin hangi boyutlarda olduğunu anlama adına oyunu doğru okumalı.

Konuda Frank ailesinin bankası 200. kuruluş yıldönümünü kutlayacaktır. Bin türlü sahtekarlıkla bankayı hortumlayan yönetim, yıldönümü kutlamalarının ardından bankayı tasfiye etmeyi planlar. Olayların istedikleri gibi ilerlememesi bankadaki işleri tepetaklak edecek, V. Frank olmak üzere beceriksizce bu durumdan kurtulmaya çalışan banka yönetimi ve personeli gittikçe daha da batağa saplanacaktır. V. Frank düzmece bir operasyonla kendisini öldürüp miras düzeni üzerinden alacaklılardan kurtulmayı planlamakta, devletin bankanın devamlılığını sağlanması için düzenin çarkları aynı acımasızlıkla dönmektedir.

Bankacılık sektörü üzerinden işleyen kara para trafiği, devletlerin bankaların üzerinden sağladığı kâr payları, Frank Bank’ın yönetiminin kendi bankasını soyma planları, insanların acımasız çarkın içinde nasıl yok edildiği, kapitalizmin sistemleri dümdüz ederek yarattığı kanunsuz düzenin çarkları konu boyunca eleştirilirken, Dürrenmatt her zaman güncelliğini koruyabilecek bir yaratım meydana getirebilmiş.

Fatih Koyunoğlu oyunu yönetirken geçmiş oyunlardan esinlenmelerle beraber konuya eğilmiş. “Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı”nda olduğu gibi, insan bedeninin kullanımı, hızlı akan konu içinde müzik kullanımı ilk göze çarpanlar. Yönetmenin grup enerjisi anlamında başarılı olduğu kanısındayım; ama olay akarken oyuna devamlı müdahale edilmesi bazı noktaları olumsuz etkiliyor. Aslında grubun geçmiş oyunlarını bilmeyenler için ortada ‘harika’ bir çalışma olduğu kesin. İlk oyundan son oyuna kadar hemen tüm oyunları seyreden bir eleştirmen olarak bu oyunda Tiyatro Adam’ın olaya çok müdahil olduğunu düşünüyorum. Yani seyirciye biraz nefes alacak zaman bırakmakta yarar var. Bu eleştirinin dışında, dekorun cazibesi, yüksek tempoda sürdürülen roller insanları oturdukları koltukta adeta çiviliyor.

Aşkın Şenol, 5. Frank rolünde otoriter duruşun ardındaki korkuyu fevkalade iyi analiz etmiş olması, başroldeki karakteri fazlaca dramatize etmeden yerinde analizlerle oynaması çok iyi bir performansı ortaya çıkarmış. Ayça Koyunoğlu’nun ‘karakter oyuncu’ özelliği 5. Frank’ın eşinde apaçık ortada. Sert duruşun altındaki hilebaz düşünceleri seyirci alenen okuyor. Grup dinamizmi olarak baktığımızda grubu birbirinden ayırmak neredeyse imkansız!

Tiyatro Adam’ın ‘5. Frank’ı sahnelerdeki yolculuğunu sürdürürken, içinde yaşadığımız karanlık çağın pislikten kokuşmuş kapital düzeninin çarklarını mutlaka görün! Sahnedeki konuyu izlerken devlet ve sistem tarafından nasıl soyulduğunuzu adım adım anlayacaksınız!

Lifeartsanat



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: