Şahika Tekand “Godot’yu Beklerken” Neler Yapmış?

Yaşam Kaya

Absürd Tiyatro’nun kurucularından diyebileceğimiz Samuel Beckett’ın tüm dünyada büyük ses getiren Godot’yu Beklerken adlı oyununu Şahika Tekand yönetiminde, Studio Oyuncuları güncel bir düşünceyle sahneye koymuş. İmgelerden yola çıkıp, kişinin derinlemesine yaşadığı çelişkilerle beraber politik argümanlarını sorgulayan eser, kendi çapında şimdiye dek yazılmış bir başyapıt! Bireyin varlığını ortaya koymasında bir başkasına sığınmayı amaçlamasının saçmalığını, savaşlarla beraber psikolojik bunalıma giren insanları, ezen-ezilen sınıfların yönlendirdiği bireylerin kendisini aldatmaktan başka bir yaşamı olmadığını anlatan oyun, sonu gelmeyen ve eziyet dolu bir bekleyiş sürecini detaylı biçimde işler.

Konuda Vladimir ve Estragon Godot’yu beklerler. Godot gelmez. Godot’yu beklerken, iki arkadaş arasında sıradan, saçma biçimde nitelendirilebilecek konuşmalar geçer ama bu konuşmalar asla anlamsız değildir. Beckett, diyaloglar arasında geçen saçma konuşmaların arkasında saklanmış, okuyucuya ileti göndermeye ve onların hayatın gerçekte ne olduğunu anlamalarına yardım etmeye çalışmaktadır. İşçi sınıfından iki insan düzeni sorgular, ama faşist güce boyun eğmekten başka çareleri yoktur. Düşünmek bile gücün emrettiği kadar hayata yansıyabilir. Konuşurken düzene karşı sistemli eleştiriler sunarsanız cezalandırılırsınız. Beckett’in dine, politikaya, kapitalizme mükemmel saldırısı iki karakterin beklediği kurtarıcı Godot’la pekişir; ama beklenilen kurtarıcı asla gelmeyecektir. Sonuçta kişi kendisini sorgulayarak içinde bulunduğu çarpıklığa son verebilir.

Şahika Tekand’ın oyuna eklediği güncel birtakım öğelerle beraber, günümüz insanına bol bol mesaj gönderilmesi, Godot’yu Beklerken oyunundaki çarpıcı bölümlerden. Elinde tablet/akıllı telefon tarzı bir aletle Vladimir ve Estragon’un yanına gelen şahıs, Godot’un gelmeyeceğini söylediğinde, iki arkadaşın yüzüne hiç bakmaması, teknoloji ile beraber düzenin istediği her şeyi insanlara dikte ettiğini bizlere anlatmış. Fonda gösterilen dairesel şekiller ve ince çizgi şeklindeki görselliğin ne olduğuna dair ise fikrim yok. Rejinin kafasında yansıyan düşünceler güncellik açısından güzel, ama sahnenin kullanımı açısından pek iç açıcı değil. Özellikle böylesi bir oyunda, güncel siyasi olayların daha derinlemesine ve sert biçimde konuya eklenmesi yerinde olurdu.

Onur Berk Arslanoğlu, Cem Bender, Sedat Kalkavan, Nilgün Kurtar, Mehmet Okuroğlu ve Yiğit Özşener gösteride mükemmel performans sergileyen isimler. Godot algısının oluşmasında, sistemin kendisini devam ettirdiği sahnelerde, Beckett diyaloglarının anlamlaşmasında ekibin oyuna katkısı dört dörtlük!

Şahika Tekand’ın bazı politik bölümleri görmezden gelmesi sonucu, “Godot’yu Beklerken” tam olarak zihinlere yansımadı. Beckett korkusuzca toplumu ezen her olguya cesurca saldırmış, ama oyunun yönetmeninden bu algıda bir eser sahnelere konulmamış. Genel anlamda başarılı bir çalışma olduğunu unutmadan oyunu ajandanıza not edin.

LifeArtSanat



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: