Alyoşa

Canan Yeniokatan

“En kötümser olduğunuz bir sabah evinizden çıktığınızda pembemsi çiçeklere durmuş bir ilkyaz dalı görünce, birden kötümserliğimizden kurtulup mutlulukla gülümseriz. Aliye Berger de bana, kış ortasında tomurcuklanıp çiçeklenmiş ve her zaman öyle kalmış bir ilkyaz dalı gibi gelirdi.”

Aziz Nesin

Sevgili Aliye, Karl Berger’in Alyoşa’sı, yatılı okulda Notre Dame de Sion’un Siyah Beyaz giysili rahibeleri ile, evde Din dersi hocasının Siyah cübbesi ve beyaz sarığı arasında kafası karışmış renklerin tanrıçası.

Kendisini bir türlü sevdiremediği, aşağılayıcı bakışlarından ve dudak kıvırmalarından her gün nasibini aldığı , yine de sevgisinden vazgeçemediği kız kardeşi Fahrelnisa’nın ezici gölgesinden, Macar Virtüözü Karl Berger’in derin aşkından hayatı boyunca kurtulamayan, sadece kendi olmaktan ise asla vaz geçmeyen  Gravür Resim sanatçısı Aliye Berger’in yaşamından kesitlerin sahnelendiği biyografik oyun.

Alyoşa renklere o kadar hayrandır ki İstanbul’un siyah beyaz martıları bile sarı, kırmızı, mavi, yeşildir O’nun için.

Aykırılığı isyankarlık olarak algılanan, Şakirpaşa ailesinin en küçük kızı. Anlaşılamamanın yalnızlığında kendisini bulan ve buna sığınan ancak kabına sığamayan Alyoşa.

Yalnızlığını resimler ile avutmasına ön ayak olan, acılarını özellikle Karl’ın acısını unutturmak için eline paleti tutuşturan yine Fahrelnisa olacaktır. Aliye yaptığı resimler ile ödül alacaktır.

Hayati Çıtaklar’ın kaleme aldığı, Seray Gözler Yeniay’ın etkili ve oturmuş oyunculuğu ile oyunun kalplere dokunduğu, kostüm seçimlerinin ve dekorun renkliliği ve canlılığının, dönemin ve Alyoşa’nın ruhunu olduğu gibi yansıttığı, müziklerin kısa ve sahne geçişlerinde yer aldığı kapalı gişe oynanmasından da anlaşılacağı üzere, ara verilmediği halde bir buçuk saatin su gibi aktığı, mutlaka izlenilmesi gereken bir oyun.

İyi seyirler.

Yorum


işlemi tamamlayınız: