Sacit Hadi Akdede ve Tiyatronun Politik Ekonomisi

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Serkan Fırtına

Prof. Dr. Sacit Hadi Akdede ekonomi alanında çalışmalar yürüten bir akademisyen. Amerika’da ekonomi alanındaki yüksek lisans ve doktora derecesi aldıktan sonra Adnan Menderes Üniversite İktisat Bölümü’nde uzun yıllar görev yaptı. Son görev yeri olan İzmir Bakırçay Üniversitesi’nde İktisat Bölümü başkanlığını sürdürüyor.

Çalışma alanı, kültür ve sanatın politik ekonomisi, kültürel ekonomi, politik ekonomi ve uygulamalı kamu ekonomisi olan yazar; sanat ve özellikle tiyatro alanında ortaya koyduğu incelemelerle büyük bir boşluğu dolduruyor. Çünkü estetik ve teknik olarak birçok kitap ve makalenin olduğu sanat çalışmalarına bu pencereden bakan eserler ve araştırmalar ülkemizde çok gelişmiş değil. Çetrefilli ekonomik, siyasal ve kültürel sorunlarla boğuşan sanat üreticileri için önemli bir esere imza atan akademisyenin son yayımlanan kitabı Tiyatronun Politik Ekonomisi, Devlet ve Piyasa Kıskacında Tiyatro başlığını taşıyor.

Uluslararası Kültürel Ekonomistler Birliği üyesi Sacit Hadi Akdede bu alanda uluslararası çalışmalar da yürütüyor. Milliyet gazetesinin Örsan Öymen adına düzenlediği yılın inceleme ödülünü (2013) “Devlet sanat ilişkisi sanatın politik ekonomisi” incelemesiyle kazanan bir bilim insanı.

Sacit Hadi Akdede ekonomist yanıyla tiyatrocu yanını birleştirmiş ve bu iki alanın sentezini yaparak özgün çalışmalara imza atmış bir isim.

Çalışmasının birinci bölümünde, Sanatın Politik Ekonomisi Bağlamın Tiyatro başlığı altında; Sanatın boyutları, Bireysel üretime/grup (ekip) üretimine yakın sanatlar, Piyasa mekanizması/devlet/sivil toplum örgütleri tarafından üretimi gerçekleşen sanatlar, Üretim, ve tüketimi aynı anda gerçekleşen sanatlar, Politik derecesi yüksek olabilecek sanatlar, Sponsorlar ve devlet ilişkisi, Sansür ve devlet, Ekonomik ve siyasi güç bağlamında tiyatro sanatı, Laik burjuvalar, Dindar burjuvalar ve Tiyatronun politik ekonomisi gibi hayli iddialı ve ilginç konulara yelken açıyor. Türkiye’nin temel zihniyet problemlerinden biri olan batılılaşma ve muhafazakârlık arasındaki çatışmanın tiyatro sanatı bağlamındaki nedenselliğine iniyor ve bunun yarattığı tablonun fotoğrafını çekiyor. Ekonomik ve siyasi olarak iktidarını yerleştiren dindar burjuvaların, kültür ve sanat alanındaki, kültürel iktidarlarını yerleştirememe konusunu da irdeliyor. Ülkedeki tiyatronun ekonomik, kültürel ve sanatsal tüm alanlarına etki eden bu tahlil kitabın temel dinamiklerinden birini oluşturuyor. Yalnız yazar bu kutuplaşma ve çatışmayı aklın ve bilimin rehberliğinde irdeliyor. Eleştirisini tüm taraflara nesnel gerçeklik temelinde yapmaktan çekinmiyor. Özellikle ülkemizdeki ödenekli sanat kurumları için yaptığı tespitler ve dünyadan verdiği örnekler yazarın, ele aldığı konuyu bilimsel disiplini içerisinde ayrıntılı bir araştırma ile ortaya koyduğunu gösteriyor. Yazarın bu bölümdeki şu saptaması da üzerinde tartışmayı ve düşünmeyi hakkediyor. “Laik burjuvalar opera bale senfonik müzik gibi görece politik derecesi az olan sanatları desteklerken, dindar burjuvalar daha çok, edebiyat gibi politik derecesi daha yüksek sanatları desteklemektedir.”(S.16)

İkinci bölümde, Türkiye’de Kültür Politikaları: Çok Kısa Bir Analiz başlığı altında; Devlet ve Hükümet, De facto kültür politikası, Osmanlı sarayında kültür ve sanat, Muhafazakârlar kültürel olarak devletçidir, Bürokrasi, Demokrasi, Popülizm, Yerel ya da Ulusal Kültür Alanı, Devlet Tiyatroları Bütçesi, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Kültür Bakanlığı Bütçeleri gibi konular ele alınıyor. Yazar burada birinci bölümde ele aldığı konuları analize tabi tutuyor. Türkiye’nin önemli toplumsal meselelerinde sınıf aidiyetinden çok, kültürel aidiyetin önemli olduğunu söyleyen yazar; Muhafazakârlar ve Kemalistler arasındaki kültür temelli çatışmanın kökenlerine iniyor. Bulabildiği kadarıyla devlet bütçesindeki kültür ve sanat alanındaki verileri, çeşitli ülkelerdeki verilerle karşılaştırıyor. Son olarak Diyanet İşleri ve Kültür Bakanlığı gibi devletin iki farklı kurumunun bütçelerini karşılaştırıyor.

Üçüncü bölümde, Tiyatro Ekonomi ve Siyaset İlişkisi başlığı altında; Tiyatro ekonomisi, Hasılat neden maliyet kadar artmıyor?, Yüksek fiyatlı statü tiyatrosu, Tiyatro talebini olumsuz etkileyen diğer faktörler, Tiyatro ve Sinema Bileti Oranları ve Büyüme Rakamları, Broadway Tiyatroları, Amerika ve Türkiye’de Tiyatro Seyirci Sayıları, Broadway’de Reel Ortalama Fiyat, Broadway Tiyatrolarında Oyun Başına Reel Ortalama Hasılat, Broadway’de Ortalama Temsil Haftası ve Oyun Sayısı, Sanatsal Kalite, Ankara ve İstanbul DT’de satılan tam bilet sayısı, Tam Bilet Seyircisinin Temel Temsil Sayısına ve Nüfusa Oranı, Maliyet artışları, DT ve toplumsal uzlaşma? gibi başlıkları okurken bile ne kadar önemli konulardan ve istatistiklerden bahsettiğini anlayacağınızı düşünüyorum. Bize gerçek olarak gösterilen birçok veriyi bilimsel yolla inceleyen yazar, seyirci artışı üzerine söylenen birçok şeyin temelsiz ve abartılı olduğunu da gösteriyor. Tiyatro ve siyaset arasındaki ilişki için verdiği şu örneği de önemli olduğu için buraya alıyorum: “Örneğin klasik müziğe, opera ve baleye destek veren birçok vakıf, politik tiyatro oyunlarına destek vermemektedir”(S.43) Sizce yanılıyor mu?

Dördüncü bölümde, Genel Olarak Devlet Tiyatroları: Türkiye’de ve Dünyada başlığı altında; Devletin tiyatroyu desteklemesine duyulan ihtiyaç, Türkiye’de devlet tiyatrolarının ortaya çıkışının kısa bir tarihi ve devletin tiyatroyu destekleme yönteminin analizi gibi konular yer alıyor. Yazar bu bölümde, tiyatro ve operanın modern cumhuriyetin ilk yıllarından beri, Batı kültür ve yaşam tarzının en kolay taşınabilen ve yerleşebilen aracı olarak görülmüş olduğunu ve bu iki sanat dalının diğer sanat dallarına göre devlet tarafından daha çok korunduğunun ve desteklendiğinin görüldüğünü söylemektedir.

Beşinci bölümde, Devlet Tiyatrolarının İktisadi ve İdari Yapısı ve Dünya İle Karşılaştırması başlığı altında; İktisadi yapı, DT’nin Ücret, Maliyet, Hasılat, Sübvansiyon Yapısı, Yıllara Göre DT bütçesi, DT ve Dünyanın diğer ülkelerinde yıllık ortalama oyuncu ücretleri, Ankara Sanat Tiyatrosu’nun (AST) ekonomik yapısı ve olası ücretler, Amerika’da Off Broadway tiyatrosu oyuncularının ortalama ücretleri, “Off Off Broadway” Tiyatrolarında Maliyet Yapısı ve Bütçesi, Amerika’da Theatre Communication Group (TCG) Bütçesi, Amerika’nın Actor’s Equity (Oyuncular Sendikası) Verileriyle Amerika’da Ortalama Oyuncu Ücretleri, Türkiye’de oyuncular sendikası ve dizi oyuncularının gelirleri, Türkiye’de Oyuncular Sendikası Anket Sonuçlarından Bazı Veriler, Avrupa ile karşılaştırma,  Kültür Harcamalarının Payı, DT’de oyun başı ve temsil başı maliyetler ve Amerika ile karşılaştırma, Temsil Başı Maliyetler (DT ve TCG Karşılaştırması) DT ve TCG Oyun Başı Maliyet, DT’de seyirci başı maliyetler ve karşılaştırma, Seyirci maliyetleri ve ortalama hasılatlar, Rusya Devlet Tiyatrosunda ekonomik yapı, Ortalama maliyetler (Rusya Devlet Tiyatroları ev DT), DT değerlendirmesi, Devlet tiyatrolarının idari yapısı ve karşılaştırma gibi hayli derinlikli konuları ele alıyor. Özellikle kitabın bu bölümündeki konuların ülkedeki tiyatro ilgilileri için yeni bilgiler olacağını düşünüyorum. Yazar konunun dünyadaki farklı örnekleri ile ülkemizdeki durumu nesnel olarak ele alıyor ve çözüm yolları da öneriyor.

Altıncı bölümde, Özel Tiyatroların Piyasa Yapısı ve Özel Tiyatrolara Devlet Yardımı başlığı altında; Tiyatrolara mali yardımlar, Bütün Özel Tiyatro Türlerine (profesyonel, özel tiyatrolar, profesyonel çocuk tiyatroları, amatör tiyatrolar, geleneksel tiyatrolar) Yapılan Yardımlar oyun sayıları ve DT’ye oranları, 2016-2017’de Devlet desteği alan amatör tiyatrolar, 2016-2017’de yardım alan geleneksel tiyatrocular, profesyonel özel tiyatrolara mali yardımlar, Özel tiyatrolar ve Dt’ye ilişkin çeşitli veriler, Özel profesyonel tiyatrolara ilişkin bilgiler, Profesyonel özel tiyatrolara parasal yardım miktarı, 1982 yılı ile karşılaştırma, Yerli yazar oranı, Tiyatroların yerleşim yerleri, Neden İstanbul’da yoğunlaşıyorlar?, Kültür şehri İzmir?, Ankara nasıl?, Kadın yazarlar, Fiyat yapıları ve zarar, Yardım alan profesyonel özel tiyatrolara ilişkin regresyon analizi, Eski tiyatrolar ve yenilerin piyasaya girmesi, Gezi olayları ve AST – Dostlar Tiyatrosu – Ortaoyuncular gibi muhalif tiyatrolara yapılan yardımlar, 2011-2012 ve 2012-2013 sezonlarında üst üste yardım alan profesyonel tiyatrolar, 2013-2014 sezonunda yardım alan profesyonel tiyatrolar, Kar amacı gütmeyen organizasyonlar (non-profit organizations), Özel tiyatrolara yardım politikası önerileri, Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) VE Ankara DT seyirci profilleri, Ankara DT ve AST seyirci profilleri, Tüketici rantı, TV-dizi ve sinema kapitalizm; tiyatro sosyalizmdir gibi alt başlıklarla ağırlıklı olarak her zaman tartışmalı bir konu olan tiyatrolara yardım konusu inceleme altına alınıyor ve bazı karşılaştırmalara yer veriliyor.

Yedinci bölümde, Devlet Tiyatrolarının Siyasi Yapısı başlığı altında; Türkiye’de sol ve Devlet Tiyatrosu, Arm’s Length (Özerklik?), Devlet Tiyatrolarının politik ekonomik modeli gibi konular ele alınıyor.

Sonuç ve Öneriler bölümünde yazar; Türkiye’de tiyatro alanında iktisadi, idari ve siyasi durum tespitlerinde bulunarak, kitap boyunca ele aldığı konulara çözüm önerilerini sıralıyor. Burada yazarın şu belirlemesine katılmamak mümkün değil: “Dünyadaki hemen hemen bütün sanat dallarında ampirik olarak gözlendiği gibi, tiyatro alanında da, sanatçı arzı sanatçı talebinden fazladır. Dolayısıyla, sanatçılar arasındaki işsizlik oranı ülkenin genel işsizlik oranından daha yüksektir. (S.168)

Bu kitap, tiyatro sanatı ile ilgilenen tüm uygulayıcıların ve bu alanlarda görev yapan idarecilerin kesinlikle incelemesi gereken bir kaynak. İnsanların kendi çalışma alanlarının politik ekonomisi hakkında bilgi sahibi olmalarının çok yararlı olacağını düşünüyorum. Hatta bu konunun güzel sanatlar fakülteleri ve konservatuarların sahne sanatları bölümlerinde ders olarak okutulması gerekiyor; çünkü okullarda sanat eğitiminin teorik ve uygulama alanlarına dönük eğitim yapılıyor ama bu konularda öğrencilerin büyük boşlukları olduğu ortada.

Sacit Hadi Akdede, oyun yazarlığına da büyük bir emek harcayarak, nitelikli ve özgün eserler üretmeye devam ediyor. Dramatik Yayınları’ndan çıkan Toplu Oyunları (Hasta, Verimli Sekreter, Setra Penatre-Bizim Karikatürler, Sümerbank’tan Ahmet Usta) arasından, “Sümerbank’tan Ahmet Usta” Devlet Tiyatroları repertuar havuzuna alınmış bir oyun. “Hasta” adlı oyunu ise, İzmir Mesai Dışı Tiyatro tarafından sahneye kondu.

Sacit Hadi Akdede, Tiyatronun Politik Ekonomisi, Ekin Yayınevi, 185.s

Tiyatro Gazetesi’nin 114. sayısında yayınlanmıştır.

Paylaş.

Yazar Hakkında

Yazarın bütün yazıları için tıklayınız:

Yanıtla