Selin Aydınoğlu Tiyatro salonlarında en sık karşılaştığımız uyarılardan biri “Lütfen cep telefonlarınızı kapatınız”dır. Geçtiğimiz cumartesi izlediğim A Teen Odyssey ise…
Selin Aydınoğlu Tiyatro salonlarında en sık karşılaştığımız uyarılardan biri “Lütfen cep telefonlarınızı kapatınız”dır. Geçtiğimiz cumartesi izlediğim A Teen Odyssey ise…
Dikmen Gürün İKSV İstanbul Tiyatro Festivali 30. yılını kutluyor. Bu bağlamda, geçtiğimiz günlerde yapılan basın toplantısında bu yılın Onur Ödülü…
Özgür Duygu Durgun Sürgünde bir hafıza yolculuğu ”Her şeyimiz alınmış bir dünyadaydık / Umutsuzduk, yitiktik / Baksan nereden / Ufuk…
Erdoğan Mitrani Tiyatro sezonu artık yaz boyunca sürse de birkaç müthiş çarpıcı ön izleme prömiyeri dışında heyecan verici yeni yapımlar…
Dikmen Gürün 31 Ağustos 2021 sevgili Ferhan Şensoy’un vefat ettiği tarih. Bu kadar zamansız ayrılmasaydı aramızdan kim bilir daha nice güzel…
Metin Göksel Bir önceki yazıda stand-up ile tiyatronun dünyayı yorumlama biçimleri arasındaki farktan hareketle şu soruyu tartışmıştık: “Bugün yaşadığımız dünyayı…
Dikmen Gürün Zaman hızlı akıyor. Sevgili Genco Erkal’a veda edişimizin üzerinden iki yıl geçti. Ama o hep aramızda ve bugün…
Erdoğan Mitrani “Teatro dediyin nedir ki? İki kalas bir haves…” ‘Sersem Kocanın Kurnaz Karısı’ Cumhuriyet dönemi edebiyatımızın önde gelen yaratıcılarından, öykü…
Kardeş Türküler projesinin ortaya çıktığı 1990’lı yıllarda temel mesele görünürlük ve var olma meselesi olarak özetlenebilir. Türkiye’nin resmi kültür politikası uzun yıllar boyunca farklı halkların, dillerin ve kültürel geleneklerin varlığını ya inkâr etmiş ya da onları kamusal alanın dışına itmişti. Böyle bir dönemde Kürtçe, Ermenice, Lazca, Arapça, Çerkesçe ve Rumca şarkıların aynı sahnede buluşması politik bir müdahaleydi. Yani Kardeş Türküler projesinin tarihsel rolü aynı zamanda bir kültürel demokrasi projesi olmaktı.