İyi Ki Doğdun Sumru Yavrucuk

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Ayşegül Yüksel’in Cumhuriyet‘te yayımlanan yazısının bir kısmını okurlarımızla paylaşıyoruz.

Tiyatro, dizi ve sinema sanatçısı Sumru Yavrucuk’u nicedir yazmak istiyordum. 24 Eylül’de doğduğunu öğrenince fırsatı kaçırmıyorum. Daha herkes sahnede izlemeden önce, ender görülür “Yavrucuk” soyadıyla ünlenen sanatçı 40’ı aşkın yıldır sahnede, televizyonda ve sinemada bizimle birlikte. Şan eğitimi ardından Devlet Konservatuvarı Tiyatro Yüksek Bölümü’nü 3 yılda birincilikle bitiren sanatçı, oyunculukla birlikte, yönetmen ve metin uyarlamacısı olarak günümüzde de üretkenliğini sürdürüyor.

Tiyatroculuk deneyimini Devlet Tiyatroları’nda kazanan Yavrucuk, oyuncu kişi hünerlerini gerek dramatik gerekse komik ve müzikli sahne yorumlarında eşit derecede geliştirmiş ve kısa sürede başrol oyuncusu olma yetkinliğine ulaşmıştı. Bu rollerden biri de İstanbul DT’de sahnelenen, çağımıza uyarlanmış, savaş ve şiddet karşıtı “Macbeth” yapımında oynadığı Lady Macbeth karakteriydi. Dizi ve sinema oyunculuğu serüveni de başlamıştı. İlk dizisi 1988’de TRT 1’de yayınlanan “Önce Canan”dır. Sevgi Soysal’ın “Tante Rosa” başlıklı yapıtından beyaz perdeye uyarlanan “Seni Seviyorum Rosa”, 1990’lı yılların başında Yavrucuk’a Antalya Altın Portakal ve Adana Altın Koza En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini kazandırmıştı. İşitme engelliler ile eğitici ve yönetmen olarak tiyatro çalışmaları da yapan sanatçı bu alandaki çalışmalarıyla 1994-1997 yılları arasında çeşitli ulusal ve uluslararası ödüllerin sahibi oldu.

Tiyatroda Doruğa Yükseliş
Yavrucuk’un DT’deki oyunculuğunun yükselişi sürüyordu. Dario FoFranca Rame metinlerini yorumladığı “Kadınlardan Konuşalım” ile 1997’de ilk Afife Tiyatro Ödülleri Komedi ya da Müzikalde En Başarılı Kadın Oyuncu Ödülü’ne değer bulundu. Sanatçıyı oyunculukta doruk noktasına ulaştıran DT yapımı ise İrlandalı yazar Martin McDonagh’ın “Leenane’in Güzellik Kraliçesi” oyunudur. “Suratına Tiyatro”nun en parlak örneklerinden olan bu oyunda, başına kalmış huysuz annesi ve onu bunaltıcı yaşamından kurtaracak eş adayı arasında bocalayan, evlenme yaşı geçmiş kadını komik ve trajik boyutlarıyla kusursuz biçimde yorumlayan sanatçı, bu başarısıyla 2001’de Afife Tiyatro Ödülleri En Başarılı Kadın Oyuncu ve aynı kategoride İletişim Fakülteleri Zirvedekiler (tiyatro alanında) ödüllerini aldı. 2004’te ise Behiç Ak’ın Dostlar Tiyatrosu yapımı “Fay Hattı” oyununda Genco Erkal ile birlikte sahnedeydi. Sergilediği çok özel komedi oyunculuğuyla sahne olayını parlatıyordu.

Sumru Yavrucuk’un oyuncu olarak doruklarda gezdiği bir başka oyunu da Ebru Nihan Celkan’ın yazdığı “Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi” başlıklı tek kişilik oyundu. Altıdan Sonra Tiyatro 2012 yapımı olan bu çalışmada bir trans bireyi canlandıran Yavrucuk, kusursuz bir görüntü veren çıplaklığı ve dozu/dengesi çok titizlikle ayarlanmış yorumuyla aynı anda gülümseten ve hüzünlendiren usta işi bir yorum sunuyordu. Bu çalışmasıyla Sadri Alışık (Tiyatro) En İyi Kadın Oyuncu ve 3. kez Afife En Başarılı Kadın Oyuncu ödüllerini alan sanatçı, sunduğu tek kişilik oyunlar yanında uyarlama metinler de üretiyordu. Bu çalışmalardan biri Şaban Ol’un “Eleni ve Gül” adlı oyunundan uyarladığı Tebdil-i Mekan yapımı “Tatavla’da Son Dans”tır. Sanatçı son yıllarda Willy Russell’ın “Shirley Valentine” başlıklı ünlü tek kişilik oyunuyla seyirci karşısındadır. Oyunculuk nitelikleri, sayabildiğimiz oyunlarındaki başarıları dışında da birçok ödülle değerlendirilmiştir.

Yazının devamı için tıklayınız.

Cumhuriyet

Paylaş.

Yanıtla