Yirmi Beş ‘Kürt Sorunu’nu Sorgulayan Bir Oyun!

 Yaşam Kaya

D22, Galata Kulesi civarında, Beyoğlu’nun teatral yüzü olurken, ‘oda tiyatro’ mantığının biraz daha gelişmiş halini sunuyor seyircisine. Geçtiğimiz sene kurulan, ama adını bu sene sıklıkla duyuran topluluk, Berkay Ateş ve arkadaşlarının gayretiyle kuruluş misyonuna yakışır işler yapmayı sürdürüyor. Berkay Ateş ismi benim için çok önemli. 2007 senesinde ‘Tiyatral İstanbul Dergisi’ni çıkarırken tanıdığım, o zamanlar amatör düzeyde oyunlar sergileyen oyuncu –ki yanılmıyorsam o yıllarda Çevre Tiyatrosu’nda bir oyununu izlemiştim- Mimar Sinan’a girerek ‘profesyonel oyuncu’ olma yolunda önemli bir adım atmıştı. Aradan geçen altı sene sonra, kendisini yine aynı üniversiteden mezun olduğu arkadaşlarıyla tiyatro yaparken buldum. Berkay, Can Kulan ve Emir Çubukçu ile birlikte D22’yi kurmuş. Türkiye’nin son otuz senesinde adını hiçbir zaman manşetlerden düşürmeyen önemli bir sorununu, Kürt Sorunu’nu sahnede işleyen ‘Yirmi Beş’ büyük emek harcanarak yapılmış bir iş.

Söylemin basit düzlemde ele alındığı bir metin aklınıza gelmesin sakın. Tiyatroda ‘Beyaz Türk’ saltanatının son bulmasının ardından Kürt Tiyatrosu müthiş bir sıçrama gerçekleştirip, tiyatro ödüllerinde ödül alacak düzeyde profesyonel işler yapmaya başladı. Tiyatromuzun ‘ırksal’ bir kimliğe bürünmesinin temelinde yatan olguların birer birer bertaraf olması, son on bir yılda değişen politik konjonktürümüzün bir yansıması. En enteresan olan şu ki, yıllardır ‘Kürt Sorunu’ diye ortalıkta dolanan gazeteciler, eleştirmenler, 2006 yılında benim gördüğüm ve inatla üzerine gittiğim ‘Kürt Tiyatrosu’ olgusuna uzak durmaları. Hatta üstüne, yapılan işleri görmezden gelen algının tamamen sanat sayfalarına egemen olması. O yıllardan şimdiye dek çok durum değişti. MKM’de oyun izlemek için adeta polis süzgecinden geçip, mimlenerek oyunlar izlediğimiz günler geride kaldı. 2014 senesinde Türkiye Tiyatrosu, her dilden oyunla seyircisini kucaklamayı sürdürüyor.

Geçtiğimiz hafta Leeds’te idim. Üç gün kalıp döndüm. Londra’da ‘Shakespeare Globe Theatre’ da oyun izledim, yapılan işleri kısa sürede değerlendirdim. Broşürleri, grupları inceledim. Oyuncu dostlarımla konuştum. 2006 senesinde arkadaşım Viva Bianca’ nın oynadığı ve benim de hayranlıkla izlediğim ‘Twelfth Night’ oyununun başka bir versiyonuna şahit oldum. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; İstanbul’daki tiyatro gruplarının sayısı az olabilir, ama yapılan işlerin kalitesi Avrupa çıtasının üstüne çıkmış durumda. D22’nin oyunu ‘Yirmi Beş’ bu kalitenin önemli bir örneği.

Oyunda, biri gazeteci diğeri asker olan iki kişinin bilinmedik bir yerden kaçışına tanık oluruz. Doğuda geçen konu, Türkiye’nin yaşadığı politik kaosu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serer. Konu içinde oluşan ‘kaçış’ öyküsü, yaşanılan farklı olaylarla çarpıcı noktalara ilerler. Sahnenin ortasında duran Anadol marka otomobil ülkenin içinde bulunduğu şartların önemli bir simgesi. Bozulmuş, yıpranmış, insanları umut ettiği günlere taşıyamayan bir metafor! Konu Türkçe oynanırken, ilerleyen bölümlerde belli bir süre Kürtçe konuşmalar duyuyoruz.

Olayın başladığı ve bittiği nokta hakkında çok fazla detay yazmak istemiyorum Seyirci neyle karşılaşacağını anlayarak konuyu izlemeye gitse yeter. Oyunu yazan Berkay Ateş, önce bize sıradan gibi gelen olaylar silsilesini çok güzel bir noktaya bağlıyor. Aslında birbirinden nefret eden kişilerin ölüm korkusu yüzünden ortak bir hedefe kilitlenmesi enteresan olan nokta. Oyunu yöneten Yiğit Sertdemir, karanlıkta bir oyun yapmayı tercih etmiş. Çoğu bölümde oyuncuları seçememiş olsak da, seslerin ışığı altında olayı takip etmeye çalıştık. Işığın belli bölümlerde etkin kullanılması fena olmazdı. Özellikle arabanın içinde geçen bölümlerde konudan kopmalar oluyor. Bunun dışında gösteride harika bir yönetim anlayışı var. Eski bir okulun içinde yaşanılanları dehşete kapılarak izliyoruz. Emir Çubukçu, Can Kulan, Berkay Ateş, Duygu Aslan ekip olarak seyirciye mükemmel bir performans sunuyor. Konudaki temponun düşmemesi için oyuncuların üstün gayreti an be an hissediliyor. Gerilla ile karşılaşma anında ortaya çıkan gerilimde ekibin tamamı başarılı.

Türkiye’de gerçek anlamda ‘politik tiyatro’ yapan üç-beş gruptan bir tanesi D22. Sadece Kürt Tiyatrosu’nun cesaret edip işlediği konuyu sahneye taşıyan grup, Türk Tiyatrosu adına bir kalıbı daha kırmayı başardı. ‘Yirmi Beş’ i izlediğinizde ilk izleniminiz ‘çok basit bir konu’ olabilir, ama oyunu zihninizde yaşadıkça aslında anlatılan olayın ne denli derin bir felsefeye sahip olduğunu anlıyorsunuz. Bu kaliteli gösteriyi mutlaka izleyin.

Oyun, Hamursuz Fırını’nda İzlenebilir…

Şair Ziya Paşa Yokuşu, No:13 Galata Kuledibi Beyoğlu

Sanat Haberlerimiz



  tarafından yazılan diğer yazılar.

Yorum


işlemi tamamlayınız: