Sanatta Hak İhlalleri / Aralık 2025

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Sanat Meclisi’nin hazırladığı “Sanatta Hak İhlalleri Aralık 2025” raporunu okurlarımızla paylaşıyoruz.

Cinayet ve hapis cezalarıyla dolu kış aylarına başladık. İşte yılın son ayında sanat alanının başına gelenler:

  • Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yönelik soruşturmada gözaltına alındıktan sonra tutuklanan ve hakkında dava açılan halk müziği sanatçısı Pınar Aydınlar’a 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Aydınlar, “Propagandadan cezam kaldırıldı, yurt dışı yasağı kondu. Benden zorlamayla bir örgüt üyesi çıkartılmaya çalışıldı. Kabul etmiyoruz, itiraz edeceğiz. HDK’li olmak suç değildir, yasal bir oluşumdur. HDK’li değilim ama olsaydım da bunu reddetmezdim”ifadelerini kullanan Aydınlar, hakkında ceza istenen sosyal medya paylaşımlarına dair de şunları anlattı: “Sayfam sürekli toplum tarafından gözetim altında. Mehmet Şirin Aydın, Fransa’nın başkenti Paris’te Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne düzenlenen silahlı saldırıda yanındaki iki kişiyle birlikte katledildi. Meslektaşımdı. Empati yapın. Tek yaptığım, tweette üç kişinin fotoğrafını paylaşıp ‘Saygıyla’ demişim. Tek yaptığım buydu. Ölüye saygı. Bir tane örgüt ki onun da hangi örgüt olduğu büyük bir soru işareti, öldürülen kişilerin fotoğrafını paylaşarak nasıl propaganda yapmış olabilirim? Her ayın ilk mesai saatinde imza vermeye gidiyorum. Avrupa’da konserler veren bir sanatçı olarak imza attıktan sonra yurt dışına çıkıyorum. Kaçma niyetim olsaydı yurt dışından gelmezdim” Kararını açıklayan mahkeme, Pınar Aydınlar’a örgüt üyeliğinden 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Aydınlar, karar sonrası adliye içinde yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Yıllarca ezilen halkların şarkılarını, türkülerini okuyan bir sanatçınız olarak, kabul edilemez bir sonuçla karşılaştım. Kabul etmiyoruz, itiraz edeceğiz.”
  • Adana’da bir eğlence mekanında hesabı ödemeyip tartışma çıkardığı için dışarı çıkarıldıktan sonra konuşma bahanesiyle geri dönen şüpheli ve arkadaşları tabancalarla ateş açınca, mekanın ortağı ve solisti Kenan Arslan hayatını kaybetti ve bir kişi de yaralandı.
  • ‘Teşhir suretiyle hayasızca hareketlerde bulunma’ suçlamasıyla haklarında soruşturma başlatılan Manifest grubu üyelerine üçer ay yirmi ikişer gün hapis cezası verildi, hükmün açıklanması geri bırakıldı.
  • Müzik grubu Koma Amed’in İstanbul Küçükçekmece’de vereceği konser konsere saatler kala kaymakamlık tarafından iptal edildi. Kaymakamlık tarafından “uygun görülmedi” denilerek keyfi bir şekilde yasaklanan konser ileri bir tarihe ertelendi.
  • Doğa katliamlarına, kadın cinayetlerine, baskı ve hukuksuzluklara değinen Kerem Topuz’un yönettiği Kumpas filmi emekçileri mağdur etti. 28 Kasım – 16 Aralık 2024 tarihleri arasında Muğla Akyaka’da çekilen filmin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen set ekibine, çalışanlara, emekçilere ödemeler ya hiç yapılmadı ya da kısmen ödendi. Sinema Emekçileri Sendikası mağduriyetlerin giderilmesi için çağrı yaptıysa da sorun henüz bir çözüme kavuşmadı. Filmin yardımcı yönetmeni Tuğçe Kayaarası, asıl sorumlunun yapımcı olduğunun altını çizdi: “Yapımcı bu ödemelerle ilgili sorumluluğun kendisine ait olmadığını söyleyerek topu uygulayıcı yapımcıya atıyor. Bu bizi ilgilendiren bir konu değil. Herkes işini eksiksiz bir şekilde yapmış ve görevini tamamlamıştır. Yapımcı, uygulayıcı yapımcıyı suçlamıştır. Ancak olan set emekçilerine olmuştur. Yemekçisinden kurgucusuna, müzisyeninden set arkasında çalışanına, oyuncularına kadar herkes mağdur. Süreci mahkemeye taşıyacağız. Umarım hakkımızı bu şekilde alacağız.” Yönetmen ve uygulayıcı yapımcı birbirlerini suçlayıp konuyu mahkemeye taşırken, ücretlerini alamayan set emekçilerinin mağduriyeti sürüyor.
  • Kapadokya’daki klip çekimleri sırasında sanatçı Onur Akın’a, arkasında koşuşturan atlardan biri çarptı. Çarpmayla birlikte Akın, yere düştü, şans eseri atlar Akın’ın üzerine basmadı. Akın, “Karlı bir havada çekim yaptığımız için yerin çamur olması bir yerimin kırılmasını önledi sanıyorum, atların yerdeyken üstüme basıp beni ezmemesi de büyük bir şans oldu. Az kalsın sanat için nalları ben dikiyordum, Allah korudu”
  • Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından Jasmine dizisi hakkında, “Türk toplumunun temelini oluşturan aile yapısını hedef alan, millî ve manevi değerlerimizle açıkça çelişen, kadını istismar eden ve genel ahlaka aykırı içerikleri sebebiyle inceleme başlatıldığı”
  • Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Borçka Tiyatro Festivali’nde kaymakamlık oyunun okul sahnesinde sergilenmesini yasakladı. Festivali düzenleyen belediye yetkilileri Biz Borçka’da ‘tiyatro binası’ değil, kentin tamamını kapsayan bir ‘tiyatro iklimi’ inşa ediyoruz” diye açıklama yapmalarına rağmen kaymakamlık çocuk oyunları dahil hiçbir gösteriyi okul sahnelerine sokmuyor.
  • Çekimleri Rize’de gerçekleştirilen ve bir süre önce final yapan ‘Gözleri Karadeniz’ adlı dizinin set çalışanları arasında otelde çıkan kavgada ağır yaralanan Ahmet Emin Yavuk, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Oyuncu Kerem Arslanoğlu sanal medya hesabından yaptığı görüntülü açıklamada, Yavuk’un darbedilerek öldürüldüğünü söyledi: “Sette düştü, kafasını vurdu deniliyor ama kafatası kırılana kadar darp edildi. Orada ne oldu ne bitti onu da bilmiyorum, açıkçası ne olursa olsun kimse bir otel odasında dövülerek öldürülemez. Bu günümüz şartlarında faili meçhule bir arkadaşımı gönderemem. Arkadaşımı bir faili meçhule yedirecek kadar kolay değil bazı şeyler. Emin bir haftadır komadaydı, gece vefat etti.”
  • “Masum” ve “Kasaba” dizileri ile “Çoğunluk” filminin yönetmenliğini üstlenen Altın Portakal ödüllü Seren Yüce, Şişli’deki evinde silahlı saldırıya uğradı. Kasklı bir saldırgan, Yüce’nin evinin kapısını çaldıktan sonra ateş açtı. Yüce’nin sağlık durumunun takip edildiği belirtildi.

Cinayetlerle dolu bir Aralık ayını geride bıraktık. Sanat alanında iki kişi çalıştıkları alanlarda ekmek parası için çabalarken öldürüldüler. Bir film yönetmeni ise evinde kurşunlandı. İnsan hayatının hiçe sayıldığı bir ülkede bir yanda cinayetler öte yanda katillere zaman zaman af çıkarıp bir kez dana cinayet işleme olanağı sağlayan iktidar. Düşünce suçluları gerekçesi bile belirsiz bir biçimde demir parmaklıkların ardında tutulurken katiller affa uğrayıp dışarı salınıyor. Kurbanların ise can güvenliği yok. Sanat insanının da halkın da can güvenliği olmayan bir ülkedeyiz.

 

 

Paylaş.

Yanıtla