İzmir’in En Yeni Alternatif Sahnesinden ”Istırap Korosu”

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Özgür Duygu Durgun

25.İstanbul Tiyatro Festivali’nde ilk kez seyirci karşısına çıkan Istırap Korosu, bu kez Halil Artur’un rejisiyle İzmir’in en yeni alternatif tiyatrolarından Bi’nevisahne yorumuyla izleyici karşısında.

Şubat’ta İstanbul turnesine hazırlanan oyundan yola çıkarak İzmir’de bağımsız tiyatro yapmayı,  İstanbul ve İzmir seyircisinin ayırt edici özelliklerini yönetmen Artur ile konuştuk. Artur’a göre İstanbul seyircisi programlı, dramatik ve alternatif hikayeleri seviyor; İzmirli ise son dakikacı ve seçimlerinde eğlence odaklı.

Büyük kentin insanı için artık tek sığınağı biricik mabedi evi. Zorunlu olmadıkça yan dairedeki komşunun kapısını çalmayız bile. Kapı çalmak bir yana, bazen kimseyle karşılaşmamak için gözetleme deliğinden bakıp apartmanda ses yoksa çıkarız evimizden. Hepimizin başına ara sıra gelir bu.

Istırap Korosu  bir apartmana sığışan 14 ayrı hayatı, 14 ayrı insanı merceğine alırken; yeni tip komşuluk ilişkilerini, iletişimsizliğin insan ruhunda açtığı boşluğu, duyulamayan çığlıkları anlatıyor. Belki o komşulardan biriyiz bizler de. Yan daireden gelen yardım çığlığını duymamış gibi yapan, üst katta oturan yaşlı teyzenin terlik sesinden rahatsız olan. ‘Kutsal aile’ değerlerini hiçe sayarak bize göre ‘ahlaksız’ bir hayat süren alt kattaki kadın veya adamla ilgili dedikodu yapan. Komşuyu geçelim, aynı çatı altında yaşadığın eşinin, çocuğunun derdine gözünü kapatan. Aslında içten içe ‘insan’ gerçeğiyle karşılaşmaktan korkan.

İzmir merkezli, alternatif tiyatro sahnesi Bi’nevi sahne‘nin 2025 yılı prodüksiyonu olan Istırap Korosu, İstanbul’un hengamesinde, her biri ayrı dertler içinde yaşayıp giden 14 ayrı insanın bir apartmanda buluşan hikayesini anlatıyor. Mutsuzlukların, kederlerin adına yuva dediğimiz o sığınaklardan taşıp boşlukta yankılanan çığlıklara dönüştüğü oyun Murat Mahmutyazıcıoğlu‘nun kaleminden çıkmış.

Oyunu Bi’nevisahne’nin kurucusu, yönetmen yazar Halil Artur sahneliyor. Minimal, sarsıcı, tempolu oyunculuklarıyla Bilge Dalkara ve Murat Kocalar‘ın 14 farklı karaktere ustalıkla büründüğü oyun 29 Ocak Perşembe akşamı Bi’nevisahne’nin Alsancak’taki yenilenen mekanında seyirci karşısında olacak. Ardından, 13-14 Şubat’ta İstanbul’da Kumbaracı50’de İstanbullu izleyici ile buluşacak.

Istırap Korosu, İstanbullu seyirciyle ilk defa buluşmuyor.  2021’de 25. İstanbul Tiyatro Festivali’nde prömiyerini yapan oyun Bam İstanbul prodüksiyonu olarak sahneye konulmuştu. O dönemki oyuncu kadrosunda Deniz Karaoğlu ve Seda Türkmen, yönetmen koltuğunda ise yazar Murat Mahmutyazıcıoğlu vardı. Tiyatro eleştirmenlerince 2021-2022’nin en iyi oyunları arasında gösterilen Istırap Korosu, 2025 yılında İzmir’in en yeni alternatif sahnesi olan Bi’nevisahne ile şimdi İzmirli seyirci önünde, yeni bir yolculuğu sürdürüyor.

Oyun, Bi’nevisahne’nin kendi mekanındaki tadilat süreci nedeniyle yaklaşık dört aydır İzmir’in az sayıdaki alternatif sanat mekanlarında sahnelendi. Biz oyunu yaklaşık 50 yıl önce Karşıyaka Sineması olarak faaliyet gösteren ve şu anda bağımsız sanat mekanı olarak Boyoz Akademi adıyla hayatına devam eden sahnede izledik.

İzmirli olan ve yıllar sonra tiyatro macerasını İstanbul’dan İzmir’e taşıyan yönetmen Halil Artur ile oyundan yola çıkarak bağımsız tiyatro üzerine kısaca sohbet ettik.

Artur, devlet ya da belediye desteği olmadan hayatını sürdüren birkaç alternatif tiyatro arasında yer aldıklarını belirtiyor. İzmir’de, pek çok yerde olduğu gibi, en önemli sorunun mekan bulmak olduğunu anlatan Artur, ” Şehir tiyatroları veya ödenekli tiyatroların sahnelerini kullanmamız teknik olarak mümkün olmuyor. Bu nedenle alternatif mekanlar bulmak zorunda kalıyoruz. İzmir’de kendi sahnesi olan az sayıda şanslı bir topluluğuz  zira bugün salon kiralamak biliyorsunuz müthiş maliyetli. İzmir’de durum İstanbul’dan farklı değil. Biz kendi küçük sahnemizde oyun dışında stand-up’lar, doğaçlama etkinlikleri gibi etkinlikler de düzenliyoruz. Seyircinin önemli bir kısmını buradan yakalıyoruz. Yeni oyun çıkarmak açısından bu etkinliklerin bize getirisi sayesinde yolumuza devam ediyoruz” diyor.

Peki, İzmir ile İstanbul seyircisi arasında nasıl farklar var?

”Her şeyden önce İzmir seyircisi asla programlı değil, biraz son dakikacı. İstanbul seyircisi programlıdır. Gitmek istediği oyuna biletini aylar öncesinden alır. İzmirli ise biraz daha ehli keyiftir. Bilet alacaksa son dakika alır. Oyuna yarım saat varken salon boş diye endişelenirsiniz, son 10 dakikada bir bakarsınız 40-50 kişi birden gelmiş. Böyle durumları çok yaşadık. Tabi burada coğrafya ve iklimin de etkisi büyük. Havalar erken ısınınca seyirci daha çok dış mekan etkinliklerini tercih eder, ya da hafta sonları mutlaka şehir dışına kaçar. Tiyatro sezonu bu yüzden İzmir’de her yerden daha erken, Mayıs’ta biter”.

Artan bilet maliyetleri seyirciyi nasıl etkiliyor? Burada da bir farklılık gözlüyor musunuz?

İzmir’de tiyatro izleyicisi bilet fiyatlarına karşı fazla duyarlı. Burada bilet fiyatları İstanbul’a göre daha aşağıdadır. Örneğin biz İstanbul’da 600-700 TL fiyat koyabiliyorken İzmir’de bu fiyatlar daha geriden geliyor. Bilet fiyatlarında ufacık bir artış olması müthiş tepki çekiyor.  Ancak şu da var,  buradaki seyircinin ‘afiş tiyatrosu’ tabir ettiğimiz, ekranlardan, dizilerden tanınan popüler oyuncuların yer aldığı oyunlara ilgisi son yıllarda çok yükseldi. Bu prodüksiyonlar yüksek bilet bedellerine rağmen ilgi görüyor.

Oyunlarınızı belirlerken izleyicinin beğenisine göre hareket ediyor musunuz?

Seyirciye göre oyun seçmiyoruz. Örneğin geçen akşam izlediğiniz Istırap Korosu aslında bir kara komedi. Siyasal, ekonomik ve toplumsal anlamda eleştiriler içeren pek çok hikayeyi barındırıyor. İstanbul’da kapalı gişe oynamış, ödüller almış bir oyun. Ancak İzmir’de bu tür oyunlar biraz ağır, dramatik bulunabiliyor. Buradaki sosyo ekonomik dinamikler de çok etkili. Buna rağmen biz hiç bir zaman oyunlarımızda pop bir çizgiye yönelmedik. Daha çok derdi olan, hikayesi olan işler yaptık. Bunu da dar da olsa belli bir kesimde karşılığı olduğunu görüyoruz. Ancak bir noktada varlığımızı maddi anlamda sürdürmek zorundayız. Bu yüzden biraz daha kara komedi içeren stand-up, talk show gibi etkinliklerden güç alarak yolumuza ve hayallerimizin peşinden gitmeye devam ediyoruz.

Daha fazla bilgi için:

İzmir’in En Genç Alternatif Sahnesi!

Instagram

Istırap Korosu-Künye

Yazan: Murat Mahmutyazıcıoğlu
Yöneten: Halil Artur
Oynayan: Bilge Dalkara, Murat Kocalar
Işık/Dekor/Afiş Tasarım: Halil Artur
Kostüm: Türkan Göçenoğlu
Ses/Işık Kumanda: Mehmet Sümer

Paylaş.

Yazarın bütün yazıları için: Özgür Duygu Durgun

Yanıtla