Dünya Tiyatro Günü’nde Çağrı: ‘Tiyatro bir Direnç Alanıdır’

Pinterest LinkedIn Tumblr +

[Merve Tur’un Evrensel’de yayımlanan haberini paylaşıyoruz.]

Tiyatro Kooperatifi, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde yayımladığı mesajda, tiyatronun yalnızca bir sanat alanı değil, adaletsizliklere karşı söz söyleyen bir direnç alanı olduğunu vurguladı.

Küresel ölçekte savaşların sürdüğü, ekonomik eşitsizliklerin derinleştiği ve insani krizlerin giderek ağırlaştığı bir dönemde, Tiyatro Kooperatifi 27 Mart Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda tiyatronun toplumsal rolüne dikkat çekti. Açıklamada, tiyatronun yalnızca bir sanat alanı olmadığı; yaşananlara tanıklık eden, sorular soran ve “sessizliğe razı olmayan bir söz alanı” olduğu vurgulandı.

Kooperatif, günümüzde dünyanın birçok bölgesinde savaşların ve bölgesel krizlerin devam ettiğine, ekonomik eşitsizliklerin büyüdüğüne ve kadınların eşitlik mücadelesinin ağır bedellerle sürdüğüne işaret etti. Açıklamada, “İnsanlık bir yandan büyük teknolojik ilerlemelerden söz ederken, diğer yandan temel adalet sorularıyla yüzleşmeye devam ediyor” denildi.

Sanatçıların bu tabloda tarafsız kalmadığına dikkat çekilen metinde, tiyatronun da yalnızca hikâye anlatmakla yetinmediği ifade edildi. “Sahne, yaşananları görünür kılan, sorular soran ve suskunluğu kabul etmeyen bir alan olarak varlığını sürdürüyor” denilerek tiyatronun tarih boyunca toplumsal kırılma anlarında söz alan bir sanat olduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, sahnede kurulan her hikâyenin dünyaya dair bir tavır içerdiği belirtilerek, “Adaletsizliklere, şiddete ve eşitsizliklere karşı söylenen her söz; seyirciyle aynı mekânda, aynı anda kurulan bir karşılaşmaya dönüşüyor” ifadeleri kullanıldı. Bu karşılaşmanın tiyatroyu yalnızca bir temsil olmaktan çıkararak birlikte düşünmenin ve sorgulamanın alanına dönüştürdüğü vurgulandı.

Kooperatif, özel tiyatroların üretim koşullarını güçlendirmek ve alanı sürdürülebilir kılmak için dayanışma içinde üretmeye devam ettiklerini belirtti. Kooperatif modelinin, tüm zorluklara rağmen birlikte üretmenin mümkün olduğunu gösterdiği ifade edildi.

Mert Fırat ise değerlendirmesinde, “Bugün dünyanın birçok yerinde acılar, eşitsizlikler ve büyük belirsizlikler yaşanıyor. Böyle zamanlarda sanatın ve özellikle tiyatronun gücü daha da görünür hâle geliyor. Sahne, yalnızca bir temsil alanı değil; aynı zamanda birlikte düşünmenin, sorgulamanın ve hissetmenin de mekânı” dedi.

Fırat, dayanışmanın önemine dikkat çekerek, “Tiyatro Kooperatifi olarak biz, bu alanın ancak dayanışma içinde güçlenebileceğine inanıyoruz. Çünkü tiyatro, birlikte var olabildiğimiz sürece yaşayabilir” ifadelerini kullandı.

Evrensel

Paylaş.

Yanıtla