Bilge Az
Oyun başlangıcında karanlık ve kasvetli duruşundan, sert sahne dekorları ve sis yüzünden seyirciyi ürkütüyor. Ancak ilerledikçe bu kasvetli atmosfer yerini yoğun duygusal çatışmalara bırakıyor. Ve sahnedeki karakterleri tanıdıkça zamanın ötesine geçen karakterleriyle tiyatro severler olarak iki kardeşi bağrımıza basmaktayız.
Dışarıdan bakıldığı anda bir ağır dram temalı oyun olarak görülse de Kırıldığımız Yerde Bir Boşluk bir dram olduğu kadar gurur, sınıf ayrımları ve insan ruhunun (özellikle de kardeşlerin) karanlık yanları üzerine güçlü bir eser.

Oyunun olay örgüsü dağınık geçer. Oyun ortalama 80-90 dakikadan oluşur. Tiyatro Cora’nın ilk ve tek oyunu olmasına rağmen bence onu tiyatromuzda ölümsüzleştirecek eseri olacaktır.
Oyun, sislerin ardından metalden yapılma geometrik dekorların içerisinde iki kardeşin birlikte marş söyleme çalışması ile başlar. İlk bakışta baskın-dominant kardeş ile içine kapanık-kekeme kardeşin çatışmasını izleriz. Zamanla birbirleriyle kurduğu bağlar ortaya çıkar. Bir kardeşin marşa doğru dürüst eşlik edememesi üzerine, diğer kardeşin de onun üzerinde kurduğu dominantlık eklenince iki kardeşin yaşadığı çatışma üzerinden oyunun açılımı gerçekleşir.
Kırıldığımız Yerde Bir Boşluk’un merkezinde, bahsettiğim gibi iki kardeş arasındaki tutkulu uma yıkıcı ilişki yer alır. Bir kardeş diğerinin yanında çok ezik çok tırsak kalmaktadır. Fakat oyun açıldıkça aralarında güçlü bir bağ gelişir.
İzleyici olarak da bu bağı ve bağın gelişimini keyifle izleriz. Ancak oyun iki farklı karaktere sahip iki kardeşin öyküsünü anlatmakla kalmaz. İkisinin çatışmaları üzerinden yeni yeni akışlar kurarak farklı hikayelere yer verir. Zaman zaman dominantlığından ötürü büyük kardeşin yol açtığı yıkımları görürüz ama aynı zamanda bu dominantlıklar geçmişin gölgesinden kurtulma ihtimalini de gösterir. Oyunun sonucunda koltuklarımızdan kalkmadan evvel ölüm ve yaşam, nefret ve sevgi arasındaki ince çizgi belirsizleşir. Oyunun hem yazarı hem oyuncusu olan Nazlı Ocakçı ve reji koltuğunda Melih Salgır izleyiciyi huzurdan çok rahatsız edici ama kesinlikle unutulamaz bir atmosferle baş başa bırakır.
