Kadıköy Tiyatroları Platformu, kamusal tiyatro sahnelerinin adil, şeffaf ve katılımcı kullanımına yönelik olarak Kadıköy Belediyesi’ne sunmak üzere hazırladığı öneri dosyasını kamuyla paylaştı. 18 maddeden oluşan ve belediyeye kamu yararı, adalet, eşitlik, çeşitlilik, şeffaflık, katılımcı yönetim gibi çeşitli ilkeler etrafındaki sorumluluklarını hatırlatan metin şöyle:
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun belediyelere yüklediği kültür ve sanat yaşamını geliştirme sorumluluğu ile UNESCO’nun 2005 tarihli Kültürel İfadelerin Çeşitliliğinin Korunması ve Geliştirilmesine İlişkin Sözleşmesi’nin kültürel çeşitliliğin korunmasına yönelik ilkeleri doğrultusunda, belediyelere ait tiyatro sahneleri ve kültür merkezleri kamusal kültür hizmetinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu mekânların temel işlevi gelir elde etmek değil; kültürel üretimin sürdürülebilirliğini desteklemek, farklı sanatsal ifadelerin varlığını güvence altına almak ve kamunun kültürel yaşama katılımını güçlendirmektir. Bu nedenle Kadıköy Belediyesi’ne ait tiyatro sahnelerinin ve kültür merkezlerinin yönetiminde kamusal yarar, kültürel çeşitlilik, eşit erişim ve şeffaflık ilkelerinin esas alınması gerektiğini düşünüyoruz.
1.KAMUSAL SAHNE İLKESİ
Kadıköy Belediyesi’ne ait tiyatro sahneleri ve kültür merkezleri, gelir elde etmeyi amaçlayan ticari işletmeler olarak değil, kamusal kültür hizmetinin araçları olarak değerlendirilmelidir.
Sahne kullanım politikalarının temel amacı kira geliri yaratmak değil; sanatsal üretimi, kültürel çeşitliliği ve tiyatroların sürdürülebilirliğini desteklemek olmalıdır.
2. KÜLTÜREL HAK VE ERİŞİM İLKESİ
Kamusal sahneler yalnızca yüksek gişe potansiyeline sahip yapımlara değil, tüm tiyatro topluluklarına adil erişim sağlayacak biçimde planlanmalıdır.
Kültürel yaşama katılım bir ayrıcalık değil, kamusal bir haktır.
3.KÜLTÜREL ERİŞİM VE YEREL İLETİŞİM İLKESİ
Yerel yönetimler yalnızca sahne tahsis eden kurumlar değil, kültürel üretim ile kent sakinleri arasında bağ kuran kamu kuruluşlarıdır.
Bu nedenle kültür merkezlerinin bulunduğu mahallelerde ve ilçelerde yaşayan yurttaşların, o mekânın varlığından, programından ve sahnelenen oyunlardan düzenli olarak haberdar edilmesi sağlanmalıdır.
Mahalle ölçeğinde duyuru çalışmaları, yerel iletişim kanalları, açık hava bilgilendirmeleri ve erişilebilir tanıtım yöntemleri kullanılarak kültür merkezlerinin çevresindeki topluluklarla daha güçlü ilişkiler kurulmalıdır.
Sosyal belediyecilik, yalnızca kültürel mekânlar inşa etmek değil; sanatçıyı halkla, halkı sanatla buluşturan sürdürülebilir iletişim kanalları oluşturmaktır.
4.YEREL ÜRETİMİN VE KÜLTÜREL ALTYAPININ GÜÇLENDİRİLMESİ İLKESİ
Kadıköy’de üretim yapan, prova alanlarını burada sürdüren, istihdam yaratan ve yıl boyunca ilçenin kültürel yaşamına katkı sunan bağımsız tiyatrolar, Kadıköy’ün kültürel ekosisteminin önemli bileşenleridir.
Kamusal kaynaklar dağıtılırken yalnızca sahnelenen oyunlar değil, kültürel üretimin sürekliliğini sağlayan bu altyapı da gözetilmelidir. Kadıköy Belediyesi’nin kültür yatırımlarının öncelikli amaçlarından biri, ilçenin kültürel yaşamını mümkün kılan üretim ağlarını korumak ve güçlendirmek olmalıdır.
Açıklama Notu: Yerel tiyatroların desteklenmesi, bir ayrıcalık değil, belediyenin kendi kültürel ekosistemine karşı sorumluluğunun doğal sonucudur. Belediyenin kaynakları büyük ölçüde o ilçede yaşayan yurttaşların katkılarıyla oluşmakta; kültür politikaları da öncelikle o ilçenin kültürel yaşamını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Kadıköy’de üretim yapan tiyatrolar yalnızca oyun sahneleyen yapılar değil; yıl boyunca istihdam yaratan, seyirci geliştiren, sanatçı yetiştiren ve ilçenin kültürel canlılığını sürdüren kurumlardır. Bu nedenle kamusal kaynakların dağıtımında yerel kültürel altyapının korunması ve desteklenmesi meşru, gerekli ve kamu yararına uygun bir önceliktir.
5.YEREL TİYATRO KOTASI
Kadıköy Belediyesi’nin sahne programlarının belirli bir bölümü Kadıköy’de faaliyet gösteren bağımsız tiyatro topluluklarına ayrılmalıdır.
Bu kota, bir ayrıcalık mekanizması değil; Kadıköy Belediyesi’nin kendi kültürel ekosistemini koruma ve geliştirme sorumluluğunun bir aracıdır. Kamusal kaynaklarla finanse edilen sahnelerin, öncelikle o kamusal alanın kültürel yaşamına sürekli katkı sunan üreticileri desteklemesi doğaldır. Yerel tiyatrolara ayrılacak belirli bir pay, kültürel üretimin sürdürülebilirliğini güçlendirecek, ilçedeki sanat ortamının çeşitliliğini koruyacak ve kamusal yatırımların yerel kültür yaşamına geri dönmesini sağlayacaktır.
Bu oran kamuoyuna açık biçimde ilan edilmeli ve düzenli olarak raporlanmalıdır.
6.ŞEHİR DIŞINDAN GELEN YAPIMLAR İÇİN DENGE İLKESİ
Kadıköy Belediyesi’ne ait kamusal sahneler farklı kentlerden gelen tiyatro topluluklarına da açık olmalıdır. Ancak bu kullanım, yerel tiyatroların kamusal sahnelere erişimini azaltacak ölçüde olmamalıdır.
Bu nedenle sezon programında şehir dışından gelen yapımlar için makul bir kota veya üst sınır belirlenmeli; öncelik, kamusal kaynağın bulunduğu ilçede ve kentte düzenli kültürel üretim gerçekleştiren tiyatrolara verilmelidir.
Kültürel dolaşım teşvik edilirken yerel kültür ekosisteminin sürdürülebilirliği gözetilmelidir.
7.KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK İLKESİ
Kamusal kültür mekânları yalnızca popüler yapımlara değil;
a) Yeni yazarların eserlerine,
b) Çocuk ve gençlik tiyatrolarına,
c) Deneysel çalışmalara,
d) Alternatif sahneleme biçimlerine,
e) Yerel sanatçıların üretimlerine
de düzenli olarak yer vermelidir.
Kamusal kültür politikası çoğunluğun tercihlerini yansıtmanın yanı sıra kültürel çeşitliliği korumakla da yükümlüdür.
Ayrıca programlama ve tahsis süreçlerinde sanatçıların veya yapımların kamuoyundaki tanınırlığı, popülerliği ya da medya görünürlüğü tek başına bir avantaj oluşturmamalıdır. Değerlendirme süreçlerinde tanınırlık veya medya görünürlüğü avantaj oluşturmayacak biçimde mekanizmalar kurulmalıdır; tüm başvuruları aynı ilke ve ölçütler çerçevesinde değerlendirmelidir.
8.KÜLTÜR MERKEZLERİNİN ASLİ İŞLEVİNİN KORUNMASI İLKESİ
Tiyatro salonları ve kültür merkezleri, öncelikle kültürel ve sanatsal üretim için kamuya kazandırılmış mekânlardır. Bu mekânlar çok amaçlı salon veya konferans salonu olarak değerlendirilmemeli;
programlama ve tahsis süreçlerinde kültür-sanat faaliyetleri öncelikli kullanım alanı olarak korunmalıdır.
Siyasi parti etkinlikleri, kurumsal toplantılar, törenler, okul gösterileri veya benzeri faaliyetler ancak kültürel programlamayı aksatmayacak ve sahnelerin sanatsal işlevini ikinci plana itmeyecek biçimde planlanmalıdır.
Kamusal kaynaklarla oluşturulan kültür merkezlerinin temel amacı, kültürel üretim ve sanatsal paylaşım için sürdürülebilir bir altyapı sunmaktır.
9.SEYİRCİ TALEBİNİN TEK ÖLÇÜT OLMAMASI İLKESİ
Seyirci ilgisi programlama sürecinde dikkate alınabilir; ancak tek belirleyici ölçüt olamaz.
Kamusal kültür mekânları, özel sektörün yatırım yapmadığı ya da piyasa koşullarında görünürlük bulamayan sanatsal üretimleri desteklemekle de sorumludur.
Yalnızca halkın talep ettiği ve salonları dolduran oyunlara öncelik vermek, ilk bakışta demokratik görünse de özünde popülist bir kültür politikası anlayışına işaret eder. Kamusal kültür politikalarının görevi yalnızca mevcut talebi karşılamak değil, kültürel çeşitliliği korumak ve farklı sanatsal üretimlerin görünür olmasını sağlamaktır. Sanatın değeri yalnızca seyirci sayısı, doluluk oranı ya da yüksek hasılatla ölçülemez; kantarla sanat tartılmaz. Tiyatro, yalnızca piyasa ölçütleriyle değerlendirilemeyecek kamusal ve kültürel bir üretim alanıdır.
Sadece çok satan oyunlara öncelik verilmesi, kamusal kültür mekânlarının kuruluş amacından uzaklaşmasına neden olmaktadır.
10.KAMUSAL KAYNAKLARIN YOĞUNLAŞMASINI ÖNLEME İLKESİ
Hiçbir oyun, yapım şirketi veya sanat kurumu kamusal sahne kapasitesinin orantısız bir bölümünü kullanmamalıdır.
Kamusal kültür mekânları belirli yapımların sürekli kullanımına tahsis edilmiş fiili özel kullanım alanlarına dönüşmemelidir.
Temsil dağılımlarında çeşitlilik ve adalet gözetilmelidir.
11.YENİ TOPLULUKLARI DESTEKLEME İLKESİ
Programın belirli bir bölümü ilk kez üretim yapan topluluklara, genç sanatçılara ve bağımsız girişimlere ayrılmalıdır.
Kamusal sahneler yalnızca mevcut başarıyı ödüllendiren değil, yeni üretimleri mümkün kılan alanlar olmalıdır.
12.ŞEFFAFLIK İLKESİ
Her sezon sonunda;
a) Başvuran yapım sayısı,
b) Kabul edilen yapımlar,
c) Reddedilen başvurular,
d) Her yapımın aldığı temsil sayısı,
e) Değerlendirme ölçütleri
kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Kamusal kaynakların kullanımına ilişkin veriler kamunun erişimine açık olmalıdır.
13.KATILIMCI YÖNETİM İLKESİ
Sahne kullanım politikaları yalnızca idari kararlarla belirlenmemelidir.
Bağımsız tiyatroların, sanatçıların, kültür kurumlarının, meslek örgütlerinin ve akademisyenlerin görüş bildirebildiği sürekli bir danışma mekanizması oluşturulmalıdır.
14.BAĞIMSIZ DEĞERLENDİRME KURULU
Başvurular; Kadıköy Belediyesi temsilcileri ile birlikte tiyatro alanından bağımsız uzmanların yer aldığı dönüşümlü kurullar tarafından değerlendirilmelidir.
Kurul üyeleri ve değerlendirme ölçütleri kamuoyuna açık olmalıdır.
15.ÇIKAR ÇATIŞMASINI ÖNLEME İLKESİ
Programlama, danışmanlık veya değerlendirme süreçlerinde görev alan kişilerin doğrudan ilişkili oldukları yapımlar hakkında karar alma süreçlerine katılması engellenmelidir.
Tüm olası çıkar çatışmaları kamuoyuna açıklanmalıdır.
16.DÜŞÜK MALİYETLİ ERİŞİM İLKESİ
Kadıköy Belediyesi’ne ait kültür merkezleri ve tiyatro sahneleri, bağımsız tiyatrolar açısından gelir elde edilen alanlar değil; kültürel üretimi destekleyen kamusal altyapılar olarak değerlendirilmelidir.
Bağımsız tiyatro topluluklarının bu mekânlara erişimini kolaylaştıracak düşük maliyetli, gelir paylaşımına dayalı veya ölçeklendirilmiş kullanım modelleri geliştirilmelidir.
Kadıköy Belediyesi’ne ait kültür merkezleri ve tiyatro sahneleri, tiyatroların ayakta kalmasını zorlaştıran değil, kolaylaştıran yapılar olmalıdır.
17.KAMUSAL FAYDA ÖLÇÜTÜ
Kadıköy Belediyesi’ne ait kültür merkezleri ve tiyatro sahnelerinin başarısı;
a) elde ettiği kira geliriyle,
b) doluluk oranlarıyla,
c) bilet satış rakamlarıyla
değil;
a) desteklenen tiyatro sayısıyla,
b) yerel sanatçı katılımıyla,
c) yeni üretimlerin görünürlüğüyle,
d) kültürel çeşitlilik düzeyiyle,
e) kültürel etkinliklere erişen yurttaş sayısıyla
ölçülmelidir.
18.TİYATROYU KAMUSAL PAYDAŞ OLARAK TANIMA İLKESİ
Bağımsız tiyatrolar Kadıköy Belediyesi’nin müşterisi veya kiracısı değildir.
Tiyatrolar, kentin kültürel yaşamını üreten ve kamu yararına faaliyet gösteren kültür kurumlarıdır.
Kadıköy Belediyesi ile tiyatrolar arasındaki ilişki kira ilişkisi değil, kültürel iş birliği ve kamusal ortaklık ilişkisi olarak tanımlanmalıdır.
Sonuç olarak, kamusal kültür mekânları yalnızca oyunların sergilendiği alanlar değil, bir kentin kültürel hafızasının ve yaratıcı geleceğinin inşa edildiği ortak yaşam alanlarıdır. Bu alanların nasıl yönetildiği, hangi üretimlere kapı açtığı ve kimlere erişim sağladığı, o kentin kültür anlayışını doğrudan belirler. Talebimiz, Kadıköy Belediyesi’nin kültür politikalarının, kamusal kaynakların daha fazla tiyatroya, daha fazla sanatçıya ve daha fazla seyirciye ulaşmasını sağlayacak biçimde geliştirilmesidir. Çünkü kültür, paylaşıldıkça büyüyen; kamusal alan ise çoğaldıkça güçlenen bir değerdir.
Kaynak: Kadıköy Tiyatroları Platformu
