[Aktan Uslu’nun Tiyatro Dergisi’nde yayımlanan söyleşisinin bir kısmını okurlarımızla paylaşıyoruz.]
Gebze İşçilerin Birliği Derneği Tiyatro Atölyesi, 2015 yılında ülkeyi sarsan “Metal Fırtına”yı 10. yıldönümüde sahneye taşıdı, 11. yılında ise metni kitaplaştırdı. Gebze İşçilerin Birliği Derneği kurucu başkanı ve tiyatro topluluğunun oyuncusu Elif Alçınkaya, yaptığı açıklamada “Direnişi gündemleştirdiğimiz, deneyimlerimiz üzerinden tartışmalar yürüttüğümüz bir eğitim süreci oldu” dedi.
İşçi Tiyatroları, üretime ve istihdama katkı sağlayan fabrika çalışanlarının kurduğu tiyatro topluluklarını sanatseverlerle buluşturan önemli bir kültürel etkinlik. İşçi sınıfının sahneden kendi sözünü söylemesini amaçlar. Ülkemizde ve bölgemizde profesyoneli, amatörü ile çok sayıda tiyatro topluluğu sahneledikleri pek çok oyunda işçilere, emek hareketinin mücadelesine de yer verdi ancak Gebze’de bu nitelikteki bilinen ilk işçi tiyatro topluluğu, Gebze İşçilerin Birliği Derneği bünyesinde kuruldu.
Ülke genelinde ise hayli yaygınlar. Örneğin geçen yıl dördüncüsü gerçekleşen Ulusal İşçi Tiyatroları Festivali’nde Bosch, Burboya, B/S/H, Capcafe, Ford, Oyak Renault, Türk Havacılık Uzay Sanayi, Tofaş ve Doca Pakkens firmalarının tiyatro toplulukları sahne almıştı. Gebze İşçilerin Birliği Derneği’ndeki topluluğu diğerlerinden ayıran özellik ise gerek kamu gerekse özel sektörde çalışanlarından oluşan karma bir topluluk, daha doğrusu atölye olması. O atölyede yazdığını sahnelemesi ve ötesinde kitaplaştırması.
Gebze İşçilerin Birliği Derneği Tiyatro Atölyesi‘nde; 2015 yılında Metal Fırtına’yı yaratan direnişçi metal işçilerinin hikâyesi olan “Bak İşte Yaşandı Fırtına: Mayıs 2015”i işçilerle birlikte, direnişin 10. yılında yazıldı. Aynı adla sahneye hazırlanan metin direnişin 11. yılında, yani bu yılın mayıs ayında Metal İşçileri Birliği yayını olarak kitaplaştırıldı.
Oyundan bir pasaj, Renault işçilerine atıfla “Arkadaşım yoksa üretim de yok” adlı bölüm KBB’nin Gebze Millet Bahçesi içindeki sivil toplum merkezinde, 1 Mayıs’a günler kala sahnelendi. Topluluk önümüzdeki süreçte oyunun tamamını gerek Gebze gerekse Bursa başta olmak üzere emekçi kentlerinde sahnelemeyi tasarlıyor.
Gebze İşçilerin Birliği Derneği Kurucu Başkanı ve aynı zamanda tiyatro topluluğu oyuncusu Elif Alçınkaya ile oyunu, kitabı, emek hareketiyle tiyatro ilişkisini konuştuk…
Aktan Uslu: Repertuvarınızla başlayacak olursak…
Elif Alçınkaya: Repertuvarımızda kitabı da yayınlanan “Bak İşte Yaşandı Fırtına: Mayıs 2015”in yanı sıra savaş ve kadın gündemli, “Savaşların Gölgesinde / Karşısında Kadınlar” adlı bir oyunumuz da var. Ankara’da gerçekleşecek NATO Zirvesi ve Ortadoğu’daki savaştan ötürü gündemde ön planda tuttuğumuz bir oyun. Yaz döneminde birkaç gösterimini daha yapmayı düşünüyor ve çalışmalarını sürdürüyoruz.
“Bak İşte Yaşandı Fırtına: Mayıs 2015”in bir bölümünü Gebze’de, 1 Mayıs öncesinde sahneledik. Talepler var. Eylül ayı içinde oyunun daha geniş bir bölümünü metal fırtınanın yaşandığı başka illerde de sahnelemeyi düşünüyoruz. Bir süredir kitabı tamamlama ve yayınlama çalışmalarından ötürü provaları askıya aldığımız oldu.
Yeni bir oyun çalışması güncelimizde yok. Uzun vadede ise atölye çalışması devam ettiği için önümüzdeki sene başka oyunlar üzerine çalışabiliriz. Geçen sene 8 Mart sürecinde, ülkemizde “Her Şey Bedava” adıyla sahnelenen, Dario Fo’nun, “Ödenmeyecek, Ödemiyoruz” adlı oyununu Derya Ağdaş ile güncel yorumla sahnelemiştik. Yaz ortasında tekrar sahnelemeyi planlıyoruz. Diğer taraftan oyunlarımızı sadece Gebze merkezde sahnelemekle yetinmeden, mahallelerine yayıp sahnelemek gibi bir amacımız da var.
Aktan Uslu: Metal Fırtına neden koptu?
Elif Alçınkaya: Metal iş kolunda toplu sözleşme sürecinde ortaya konan zam oranları ülkemiz enflasyonist ortamında çok hızlı bir süreç içerisinde eriyor. Türk Metal oranı işçilere sormadan kendisi belirliyor. Birleşik Metal İş’in belirlediği daha yüksek bir zam oranı vardı. En temel tepkilerden biri oradan geliyor aslında. Daha yüksek bir zam oranı belirleyen bir sendikanın kendisi, belirlediği zam üzerinden süreci ilerletmek ya da oradan zorlamak yerine Türk Metal’in söylediği oran üzerinden aynı masaya oturup imzaladı. Bu da bir tepki oluşturdu.
Devamı için tıklayın: Tiyatro Dergisi
