Kardeş Türküler projesinin ortaya çıktığı 1990’lı yıllarda temel mesele görünürlük ve var olma meselesi olarak özetlenebilir. Türkiye’nin resmi kültür politikası uzun yıllar boyunca farklı halkların, dillerin ve kültürel geleneklerin varlığını ya inkâr etmiş ya da onları kamusal alanın dışına itmişti. Böyle bir dönemde Kürtçe, Ermenice, Lazca, Arapça, Çerkesçe ve Rumca şarkıların aynı sahnede buluşması politik bir müdahaleydi. Yani Kardeş Türküler projesinin tarihsel rolü aynı zamanda bir kültürel demokrasi projesi olmaktı.
