Ataşehirli Kadınlar Kendileri Yazıp Kendileri Oynadı

 Neşet Ertaş Kültürevi Kadınlar Tiyatro Grubu, “Sus – Anlar” adlı oyun ile MSKM’de sahne aldı.

Ataşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün “Sanat Eğitimini Mahallenize Getiriyoruz” projesi kapsamında çalışmalarını iki dönemdir sürdüren Neşet Ertaş Kültürevi Kadınlar Tiyatro Grubu “Sus – Anlar” adlı tiyatro oyununu sahnelediler.

Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde sahnelenen oyunu tiyatro eğitmenleri A. Ercan Tulunay ve Yöntem Tican yönetiminde oluşturulan ve Afet Teoman, Aysel Durukan, Ayşegül Sakarya, Azime Kaya, Gülşen Demirci, Gülüşan Yurtseven, Kerime Doğan, Muammera Bektaş, Resmiye Demircan, Serpil Tahincioğlu, Sevgi Yılmaz ve Yıldız Güneş’ten oluşan kadro tarafından yazıldı ve sahnelendi.

Yönetmenliğini A. Ercan Tulunay’ın yaptığı oyunun oyuncularından Gülüşan Yurtseven oyun sonrası yaptığı değerlendirmede, “13 yaşımdayken evlendirildim. Bu süreç her şeyin sonu olmadı. Okudum, okudum, okudum. Her anı kendimi geliştirmek için değerlendirdim. Oyunda benim yaşamımdan da önemli kesitler var. Bu oyun bir nevi bir ayakta kalabilme, ayağa kalkabilme mücadelesidir. Sonu başarıyla biten bir mücadele. Mücadele zaten kadının ruhunda vardır. Hayatımın her anı mücadeleyle geçti. Çocuklarımı yetiştirdim, memur olarak çalıştım. Eğitimimi dışarıdan sürdürdüm. Ben başardım, isteyen her kadının da başaracağına inanıyorum” dedi.

Bütün hayalinin bir tiyatro oyununda oynamak olduğunu söyleyen Kerime Doğan da, oyunun yazılma sürecini anlattı: “Bu oyunu yaşamın içinden olayları, kendi yaşamımızla da harmanlayarak birlikte yazdık. Oyunu yazmaya ekim ayında başladık. Her Salı toplandık ve oyunumuzu oluşturduk. Oyunumuzun çıkış noktası ise ‘çocuk gelin’ler… İçimizde çocuk gelinler de var. Yazdıklarımız, arkadaşlarımızın anlattıkları, çevremizde şahit olduğumuz ve duyduğumuz olayların kurgulanmasıyla gün yüzüne çıktı. Kızların okumak istemesine rağmen küçük yaşlarda evlendirilmesi, okumak, ayakta durmak için verdikleri mücadeleler… Hepsi de yaşamın içerisinden… Biz diyoruz ki; ‘Hayal edip başarmanın yaşı yoktur’…”

OYUNCULAR DUYGULARINI PAYLAŞTILAR

Afet Teoman: 85 yaşımdayım. Ercan Hoca ile bir oyunu izlemek için sohbet ederken tanıştım. Kendimi de bir anda sahnede buldum. Arkadaşlarımla birlikte olmaktan dolayı çok mutlu ve sevinçliyim. Bu yaşta tiyatro ile buluşmak müthiş bir şey. İlk kez sahneye çıktım. Tiyatroyu çok seviyorum. Sahneye çıkacağımı ve bu ortama gireceğimi hiç tahmin edemezdim.

Aysel Durukan: Uzun zamandır katılmayı hayal ettiğim bir kurstu. Çocukluğumdan beri hayallerimi süslüyordu tiyatro… Daha önce koro ve folklor deneyimlerim de var. Tiyatro bence sanat dallarının en güçlüsü… Tiyatro yoluyla her şeye karşı çıkmanız mümkün. Biz burada topluma ışık tutacak bir iş yapıyoruz. Bu durumu bir sosyal sorumluluk projesi olarak da düşünebiliriz. Çocuk gelinler ülkemizin sorunu. Oyunu ekip olarak yazdık. Kurduğumuz arkadaşlıkların devamı da gelecek. Bu oyunla ilgili birkaç kişinin de düşüncelerini değiştirebilirsek ne mutlu bize…

Sevgi Yılmaz: Tiyatro çalışmalarına başlamadan önce biraz unutkanlığım vardı. Bu durum da beni, çok üzüyordu. Çalışmalar devam ettikçe unutkanlığım azaldı ve geçti. Ayrıca çok iyi dostluklar, arkadaşlıklar kurduk.

Gülşen Demirci: Tiyatrodan önce hayatımız renksiz bir filmmiş. Yaşamımıza çok renk kattı. Yeni dostluklarla birlikte yeni paylaşımlarda bulunduk.

Resmiye Demircan: Unutkanlığım vardı. Çalışmalara başladıktan sonra daha neşeli, daha cıvıl cıvıl oldum.

Azime Kaya: Tiyatro yaşamın ta kendisi… Güzel arkadaşlıklar edindik.

Muammera Bektaş: 35 yıllık iş hayatından sonra sosyalleşmek için tiyatro çalışmalarına katıldım. Arkadaşlarımla birbirimiz çok seviyoruz.

Ayşegül Sakarya: Geçtiğimiz yıl da Ataşehir Belediyesi’nin folklor çalışmalarına katılmış ve Van yöresinin oyunlarıyla sahneye çıkmıştım. Kalıcı dostlar edindim. Sahneye çıkmanın heyecanı ve mutluluğu bambaşka, kelimelerle anlatılamaz.

Serpil Tahincioğlu: Burada ölümsüz arkadaşlıklar edindik.

Yıldız Güneş: İlk kez sahneye çıktık. Aldığımız eğitim bize çok şey kattı. İyi ki buradayız.

Nadire Karasoy: Sağlık sorunlarım nedeniyle bir süre çalışmalarıma ara vermek zorunda kaldım. Sanatsız bir ulus düşünülemez. Sanat demek, bir ulusun geleceği demek. Tiyatro hayatın ta kendisidir.

Göknur Demirci: Oyunda reji asistanıyım. Tiyatro, insana çok şeyler kazandırıyor.

Birgün