Deliler Hep Hayal Kursun!

Pinterest LinkedIn Tumblr +

 

Bahar Çuhadar

DasDas, Devekuşu Kabare’nin efsanevi oyunlarından ‘Deliler’i 1987’den bugüne ışınlıyor. Metin Akpınar’ın süpervizörlüğünde hazırlanan ve orijinaline sadık kalarak yeniden yorumlanan kabare; seyirciyi salondan eve mutlu yollayacak bir iş olmuş.

Bugün orta yaş üstü olan kuşağın bir kısmının canlı izleme şansına sahip olduğu, bir kısmının VHS video kasetlerden döndüre döndüre izlediği, şimdilerde internet mecralarından ulaşabildiğimiz ‘Devekuşu Kabare’ efsanelerinden sadece biri ‘Deliler’. Türkiye’nin 70-80 dönemine ‘kabare’ türündeki unutulmaz işleriyle damga vuran Devekuşu Kabare’den bugün bir kısmını hâlâ canlı izleme şansı bulabildiğimiz, Türkiye tiyatro-sinema tarihinin kült mertebesindeki oyuncuları geçti. ‘Deliler’e o müthiş ekipten; Metin Akpınar,
Zeki Alasya, Nevra Serezli, Selim Naşit, Nezih Tuncay başta olmak üzere pek çok yetkin oyuncu inancını, neşesini, eleştirel bakışını koymuştu. Turgut Özakman’ın taşlama türündeki, skeçlerden oluşan oyunu ‘Deli Bayramı’ndan yaratılan ‘Deliler’, tiyatro tarihimizde ve hafızalarımızda silinmez şekilde yerini almıştı.

SKEÇLER, DANSLAR…

DasDas, bu efsaneye bir ‘yeniden’ yorum getirerek kalpleri daha ilk sahneden yakalamayı başaran, insanı mekândan duygu yüklü halde uğurlayan bir işe imza attı. ‘Deli Bayramı’ adıyla, şarkı sözleri dahil olmak üzere orijinaline sadık kalarak sahneledikleri kabareyi, Metin Akpınar’ın süpervizörlüğünde hazırladılar. Geçen hafta seyirciyle ilk karşılaşmasını yaşadı ‘Deli Bayramı’. Bu tür işler büyük risk barındırır: Hem Türkiye’de uzun zamandır ‘kabare’ türünde izlediğimiz, kalabalık kadrolu işlerin sayısı bir elin parmaklarını zor geçer hem de tarihe mal olmuş bir işi, üstelik metni pek değiştirmeden, güncellemeden, 1987’den 2021’e ışınlatmak ve seyirciyi salondan memnun yollamak cesaret isteyen bir girişimdir.

Akpınar ile Mert Fırat’ın yönetimindeki ‘Deli Bayramı’ndan; ‘Deliler’, ‘Yasaklar’, ‘Geceler’ çağını VHS’den bile olsa yakalamış kuşaktansanız, sıkı bir nostalji duygusuyla, iyi bir oyun izlemiş olmanın verdiği memnuniyetle ve hafif buruk bir sevinçle ayrılacağınızı tahmin etmek zor değil. İlki; metnin yapısı ve özü korunduğu ve hatta rejisi bile orijinaline çok yakın durduğu için. İkincisi; DasDas’ın çekirdek kadrosu diyebileceğim oyuncular, evvelden tanıyıp bu sahnede ilk kez izlediğimiz isimler ve DasDas Akademi’nin genç oyuncuları dahil her bir oyuncunun; hem oyunun kendisiyle hem de seyirciyle çok rahat iletişim kuran akıcı performanslarından dolayı. Buruk sevincin sebebini daha ilk skeçte fark edeceksiniz: Turgut Özakman’ın 80’ler Türkiye’sine, değişen toplum yapısına, insan ilişkilerine, hızlı şehirleşmenin, liberal ekonomiye jet geçişin getirdiği yozlaşmaya ve bastırılan ifade hakkına gündelik bir dille getirdiği eleştirinin geçerliliğini koruduğunu fark ettiğiniz anda…

Orijinalinde bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesinin ‘sakinlerinin’ sahnelediği gösteri, ‘Deli Bayramı’nda ‘deliler’in DasDas’ı ele geçirmesi fikrine yerleşiyor. Küçük bir ön oyundan sonra da ‘Deliler’in izledikçe anımsayacağınız skeçleri, skeç aralarına yerleşen şarkılar ve danslarla birbiri ardına diziliyor.

Mert Fırat ile VolkanYosunlu’nun, ‘Deliler’in en güçlü parçası olan ‘Galaksi Taksi’ skecinde ise Mert Fırat’a eşlik eden Didem Balçın’ın ustaca paslaşmaları oyunun ritmini, dengesini tutturmada başat faktörlerden olmuş. ‘Deli Bayramı’ pek çok açıdan tatmin edici bir kabare ama özellikle not etmek istediğim, rol dağılımlarına rağmen ‘yıldız oyuncuları’ öne çıkarmadan, ‘ensemble’ ruhunu her anında hissettiren bir omurga kurmayı başarmış olmaları. Bunda her bir oyuncunun ve dansçının bireysel olarak iyi olmasının da ötesinde Metin Akpınar’ın süpervizör ve yönetmen gözünün ve Gizem Erden’in koreografisinin büyük etkisi olduğu açık.

İlk perdesinde ritmi neredeyse hiç düşürmeyen, barınma hakkından pahalılığa güncel toplumsal sorunlara, herkese hitap eden bir dille bakarak seyirciyi sarıp sarmalayan oyunun belki de tek sıkıntısı ikinci perdede ‘Galaksi Taksi’ ile çarpıcı bir açılış yaptıktan sonra yavaşça düşüşe geçmesi. Özellikle ‘Deli İbrahim’ skeci, her iki oyuncunun da güçlü çabasına inat seyircinin ilgisini düşürüyor. Kapanışı yapan ve tüm ana oyuncu ekibini buluşturan ‘apartman toplantısı’ skecindeyse yüksek ritme rağmen süre uzadıkça uzuyor.

ÇOK YAŞASINLAR!

İyi biliyoruz ki; 140 liraya bilet satan ‘büyük’ tiyatro da olsanız, küçücük salonunuzda kıt kanaat imkânlarla her şeye inat oyunlar yaratan ‘küçük’ tiyatro da olsanız, tiyatro yapmak deli işi. 1987’de de öyleydi, 2021’de daha da çok öyle… Hayal kuran, kurduğu hayale sonuna kadar inanan, yenilen, yine deneyen, her seferinde daha güzel yenilen tiyatro insanları deli kalmaya ve hayal kurmaya devam etsin. Deliler çok yaşasın.

DELİ BAYRAMI DASDAS

Yazan: Turgut Özakman

Süpervizör: Metin Akpınar

Yöneten: Metin Akpınar, Mert Fırat

Oyuncular: Alper Baytekin, Ayşegül Cengiz, Büşra Alnıtemiz, Cansu Boz, Didem Balçın, Erdi Güçlü, Hande Özkurt, Kadir Burak Baydar, Mert Fırat, Nila Fırat, Özgün Aydın, Tunahan Çilingir, Volkan Yosunlu

Ne zaman, nerede: 18 ve 25 Ekim Pazartesi, 20.30’da DasDas’ta.

Bilet fiyatı: Tam 140, öğrenci 100 lira.

Süre: 100 dakika

 

BUNLAR DA VAR…

HAKİKAT, ELBET BİR GÜN/D22

Yeni nesil politik tiyatro diline Berkay Ateş’ten kıymetli bir katkı, Gezi günlerine yarı distopik yarı gerçek bir saygı duruşu… 14 Ekim Perşembe, 20.30’da Baba Sahne’de (İstanbul).

HERKES KOCAMA BENZİYOR/KADIKÖY EMEK TİYATROSU

Bu sezon muhakkak tanışmanızı önereceğim bir oyuncu, içinize işleyecek bir kadın öyküsü. Pınar Güntürkün’ün tek kişilik anlatısını kaçırmayın. 15 Ekim Cuma, 20.00’de Mozart PSM İzmir Ege Perla’da.

DEMİRYOLU HİKÂYECİLERİ/KUMBARACI50

Yiğit Sertdemir, hem de sahnede tek başınayken kaçırılmaz, üstelik dilinden dökülecekleri de

Oğuz Atay’dan emanet aldıysa…

15 Ekim Cuma, 20.30’da Kumbaracı50’de (İstanbul).

Hürriyet

Paylaş.

Yazarın bütün yazıları için: Bahar Çuhadar

Yanıtla