Hakkında önce tahliye sonra da yeniden tutuklama kararı verilen Deniz Göktaş’tan mektup: Altı üstü komediden bahsettim; adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun!
“Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim…”
Gösterisinde yaptığı şakaların ardından ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamalarından tutuklanan ve 2 aydır cezaevinde olan komedyen Deniz Göktaş, hakkında önce tahliye, hemen ardından da ‘suçu ve suçluyu övme’ suçlamasından yeniden tutuklama kararı verilmesinin ardından açıklama yaptı. Göktaş, cezaevinden gönderdiği mektupta, SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile hâkimliğe çağrıldığını belirterek, “Suçlamaya konu metni okudular. ‘Çocukları dövmemeliyiz.’ demişim de ‘Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?’ diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun” dedi.
Komedyen Deniz Göktaş hakkında tutukluluğuna yapılan itiraz sonrası tahliye kararı verildi. Tahliye kararı sonrası SEGBİS ile sulh ceza hâkimliğine çıkarılan Göktaş, cezaevinden çıkamadan Daltonlar hakkındaki şakası üzerinden ‘suçu ve suçluyu övme’ suçlamasıyla yeniden tutuklandı. İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği, “kaçma, delilleri karartma şüphesi” gerekçeleriyle Göktaş hakkında tutuklama kararı verdi.
Kararın ardından Göktaş cezaevinden gönderdiği mektupta yaşananları anlatarak, “Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. 90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi” dedi.
“Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim”
Göktaş’ın mektubu şöyle:
“Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar. Bir iyi haber, bir kötü haberim var. İyi haber: Tahliye oldum. Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, ‘suçu ve suçluyu övmek’ suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. ‘SEGBİS’in var’ dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim. Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler.
Suçlamaya konu metni okudular. ‘Çocukları dövmemeliyiz.’ demişim de ‘Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?’ diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler.
“Karatepe 2026, efsane tayfa, unutulmayacaksın”
Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim. Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.”
Avukatları da açıklama yaptı:
Deniz Göktaş’ın avukatları da dün yeniden tutuklama kararı üzerine bir açıklama yaparak savcılığın tutumunu eleştirmiş, “12 Eylül döneminde vücut bulan ‘kişiyi ne olursa olsun cezaevinde tutma’ anlayışının dirildiği kuşkusunu yaratmakta” demişti.
Göktaş’ın avukatları yaptıkları açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
“CMK’nun 108. maddesi uyarınca, otuz günde bir, müvekkilimiz Deniz Göktaş’ın tutukluluk incelemesi yapılmaktadır. Son tutukluluk incelemesi 24.08.2026 tarihinde gerçekleştirilmiş ve müvekkilimizin tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı yaptığımız itiraz, bugün saat 17.03 itibariyle İstanbul Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmiş ve müvekkilimizin tutuklu bulunduğu her iki suçtan da (Cumhurbaşkanına Hakaret ve Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik) tahliyesine karar verilmiştir.
Üzülerek ifade edelim ki, daha bu karara ilişkin olarak cezaevine tahliye müzekkeresi yazılmadan, müvekkilimiz “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde Daltonlar çetesini övdüğü iddiasıyla “Suçu ve Suçluyu Övme” suçunu işlediği gerekçesiyle tutuklama talebiyle İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği’ne (ilk tutuklama kararı da bu hakimlik tarafından verilmiştir) sevk edilmiş, bu işlemler hakkında tarafımıza haber verilmeden Baro’dan bir avukat tayin edilmiş ve sonuç olarak müvekkilimiz tahliye edilmeden yeniden tutuklanmıştır.
Savcılığın ikinci ayını tamamlayan soruşturmada, bu yeni suçlamayı tahliye kararından dakikalar sonra ve mesai saatleri dışında devreye sokması, 1970’li yıllarda ve 12 Eylül döneminde vücut bulan “Kişiyi ne olursa olsun cezaevinde tutma” anlayışının dirildiği kuşkusunu yaratmaktadır. Hiç kuşkusuz tüm itiraz haklarımızı sonuna kadar kullanacağız ve adaletin tecelli etmesi maksadıyla hukukun sınırları içinde azami mücadeleyi yapmaya devam edeceğiz.”
