Şule Ateş’in tasarlayıp yönettiği “Şâzân Meclisi – Tuhaf Akrabaların İzinde”, 25 Ekim’de 1989-2006 yılları arasında İstanbul Sanat Merkezi – İSM Manastır olarak kullanılan binada, bugünkü adıyla Anarat Hotel’in şapelinde seyirciyle buluşacak.
Prömiyerini 30 Ağustos’ta Müzede Sahne kapsamında Sabancı Müzesi’nin bahçesinde yapan performans, Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı’nın desteğiyle eylül ve ekim aylarında İstanbul’un tarihi mekânlarında üç gösterim daha gerçekleştiriyor.
Şâzân Meclisi, Şahmeran, Lilith ve Beyaz Kadın mitlerini şarkı, dans ve yapay zekâ videoları aracılığıyla, ekofeminist bir yaklaşımla yeniden yorumluyor. Başlıktaki “şâzân” sözcüğü “müstesna ve tuhaf” anlamına geliyor. Performans, yüzyıllardır “ucube” ve “canavar” olarak damgalanan bu figürleri insan ile doğa, geçmiş ile bugün, mit ile beden arasında bağ kuran eşik figürler olarak ele alıyor.Anadolu, Mezopotamya ve Avrupa mitolojilerinden beslenen çalışma, insan merkezci düşüncenin doğa, kadın bedeni ve farklı türler üzerindeki tahakkümünü kültürel temsiller üzerinden tartışmaya açıyor; iklim krizi ile beden ve kimlik üzerindeki denetim mekanizmaları arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Yapımcılar, performansın ayrıştıran bakış yerine ilişkisel bir varoluş tahayyülü önermeyi amaçladığını belirtiyor. Figürlerin kostüm tasarımı konsepti Hatice Gökçe’ye ait. Sahnede, koreografiyi de üstlenen Tuğçe Ulugün Tuna, Aslı Bostancı ve Canan Yücel Pekiçten yer alıyor. Performansa Umut Tingür’ün müzik tasarımı ve Aslı Bostancı’nın vokali eşlik ediyor; yapay zekâ videoları Haluk Alp Çelik tarafından hazırlanmış.
Çalışma, 2022’de Şule Ateş ve Seda İlter’in küratörlüğünde başlayan “Posthuman Bir Çağda Performans” başlıklı sanatsal araştırma projesinden doğdu. Londra Üniversitesi Birkbeck Centre for Contemporary Theatre ile Dijitallab Performans’ın işbirliğinde yürütülen ve British Council Yaratıcı İşbirlikleri Hibe Programı tarafından desteklenen araştırma sürecinde hazırlanan bir taslak, Nisan 2023’te Salt Galata’nın Açık Prova programında “work in progress” olarak sunulmuştu. 25 Ekim gösteriminin yapılacağı bina, 1843’te Anarat Hığutyun Vakfı’na bağlı bir Ermeni Katolik kız okulu ve manastırı olarak inşa edildi. Okulun 1982’de kapanmasının ardından bina, 1989–2006 yılları arasında bağımsız sanatçıların üretim ve gösterim alanı olarak kullanıldı. Yirmi yıl boyunca boş kalan yapı, uzun süren bir restorasyonun ardından 2026’da Anarat Hotel adıyla yeniden açıldı. Şule Ateş’in 1992’de Hüseyin Katırcıoğlu ve Zişan Uğurlu’yla kurduğu Yada Tiyatro da ilk oyunu İsmene’yi bu binada sahnelemişti.
Tasarlayan ve yöneten: Şule Ateş
Koreografi ve performans:
Aslı Bostancı, Canan Yücel Pekiçten, Tuğçe Ulugün Tuna
Kostüm tasarımı konsepti: Hatice Gökçe
Yapay zekâ video tasarımı: Haluk Alp Çelik
Müzik tasarımı: Umut Tingür
Vokal performans: Aslı Bostancı
Metin tasarımı: Şule Ateş, Eylem Ejder
Dramaturg: Eylem Ejder
Teknik yönetim: Utku Kara
Teknik asistan: Güray Doğru
Yapım: Dijitallab Performans
Ortak yapımcı: Aria Entertainment
Gösterim:
25 Ekim Pazar, 19.30 – Anarat Hotel, Şapel (İSM – Manastır), Tarlabaşı
Bulvarı, Taksim
Biletler: tiyatrolar.com
Instagram: @acikalanperformans
