Kitapların Yakıldığı Dünyadan Bugüne: Sotterraneo, Fahrenheit 451’i Yeniden Sahneye Taşıyor

Pinterest LinkedIn Tumblr +

İtalya’nın önde gelen çağdaş tiyatro topluluklarından Sotterraneo, Ray Bradbury’nin distopik romanı Fahrenheit 451’den hareketle hazırladığı Il fuoco era la cura (Ateş Tedaviydi) adlı oyunuyla Milano’daki Piccolo Teatro’ya döndü. Kitapların yasaklandığı otoriter bir toplumdan yola çıkan yapım, günümüzde sansürün, düşünsel edilgenliğin ve kültürel belleğin yok oluşunun hangi biçimlerde ortaya çıktığını sorguluyor.

Milano’nun köklü tiyatro kurumu Piccolo Teatro, Ekim 2026’da çağdaş İtalyan tiyatrosunun yenilikçi topluluklarından Sotterraneo’nun Il fuoco era la cura adlı oyununa ev sahipliği yaptı. 2024 yılında prömiyer yapan ve daha önce de Piccolo Teatro’da sahnelenen yapım, gördüğü ilgi üzerine üçüncü kez tiyatronun programına alındı. Sara Bonaventura, Claudio Cirri ve Daniele Villa’nın birlikte tasarlayıp yönettiği oyun, Bradbury’nin 1953’te yayımlanan Fahrenheit 451 romanını günümüzün siyasal ve kültürel koşulları üzerinden yeniden yorumluyor. Fahrenheit 451, kitapların yasaklandığı, itfaiyecilerin yangın söndürmek yerine kitapları yakmakla görevlendirildiği totaliter bir gelecekte geçer. Romanın kahramanı Guy Montag, başlangıçta bu düzenin sadık bir görevlisiyken zamanla kitapların ve düşünmenin değerini keşfeder.

Sotterraneo’nun oyunu ise Bradbury’nin anlattığı hikayeyi birebir sahneye taşımak yerine, romanın bugüne yönelttiği soruların peşine düşüyor. Topluluk, oyunun tanıtımında dikkat çekici bir çelişkiye işaret ediyor: Bradbury romanını yetmiş yılı aşkın bir süre önce yazmış, ancak hikayesini 21. yüzyılın 2020’li yıllarına yerleştirmişti. Yani romanın tasvir ettiği gelecek, artık içinde yaşadığımız zaman. Peki Bradbury yanıldı mı? Kitapların sistematik biçimde yakılmadığı bir dünyada onun uyarıları geçerliliğini yitirdi mi? Yoksa kültürün ve eleştirel düşüncenin ortadan kaldırılması, geçmişte hayal edilenden farklı yöntemlerle mi gerçekleşiyor? Oyun, bu sorular üzerinden sansürün yalnızca devletin yasaklama ve baskı mekanizmalarıyla sınırlı olmadığını; toplumun düşünmekten uzaklaşmasının da otoriterleşmenin koşullarından biri haline gelebileceğini tartışmaya açıyor. Oyunun merkezindeki meselelerden biri, kültürün zor yoluyla yok edilmesi ile insanların eleştirel düşünmekten gönüllü olarak uzaklaşması arasındaki ilişki.

Bradbury’nin romanında kitle iletişim araçları, eğlence ve sürekli uyaranlarla kuşatılmış bir toplum vardır. Sotterraneo’nun güncel yorumunda bu dünya, bilgi bolluğuna rağmen düşünsel yoksullaşmanın mümkün olduğu çağımızla ilişkilendiriliyor. Bu yaklaşım, oyunu yalnızca totaliter rejimlere karşı bir uyarı olmaktan çıkarıyor. Yapım, insanların düşünme zahmetinden kurtulmayı bir rahatlama biçimi olarak benimseyebildiği bir toplumun nasıl ortaya çıkabileceğini de sorguluyor.

Popüler kültür ile avangard arasında: Sotterraneo

2005 yılında Floransa’da kurulan Sotterraneo, İtalya’nın uluslararası alanda tanınan deneysel tiyatro topluluklarından biri. Topluluk, çalışmalarını avant-pop olarak tanımladığı bir yaklaşımla sürdürüyor. Bu yaklaşım, popüler kültürün imgelerini, çağdaş iletişim biçimlerini ve seyircinin aşina olduğu anlatıları deneysel tiyatro yöntemleriyle bir araya getiriyor.

Sotterraneo’nun tiyatrosunda mizah, ironi, beklenmedik karşılaşmalar ve anlatıdaki ani kırılmalar önemli bir yer tutuyor. Topluluk, seyircinin alışık olduğu kültürel kodlardan hareket ederek bunları sorgulayan bir sahne dili geliştirmeyi amaçlıyor.

(Derleyen: Metin Göksel)

Paylaş.

Yanıtla