HES Eylemine Dönük Dezenformasyon Hakkında Açıklama

25 Kasım akşamı Borusan’ın Çoruh Aksu Vadisinde yürütmekte olduğu HES katliam projeleri Çoruh Aksu Vadisi Koruma Platformu ile yaşam savunucuları tarafından protesto edildi. Basın açıklamasının ardından Direnişin Ritimleri ve tulum eşliğinde eyleme devam eden aktivistler polis müdahalesi ile karşılaştı. yaşanan olayların yandaş medyada  “bilinçsiz çevreciler konser bastı” şeklinde yansıtılması üzerine Çoruh Aksu vadisi Koruma Platformu’nun yaptığı açıklamayı yayınlıyoruz.

Kamuoyuna Duyurulur

25 Kasım akşamı Borusan’ın Çoruh Aksu Vadisinde yürütmekte olduğu HES katliam projelerini Çoruh Aksu Vadisi Koruma Platformu olarak bir kez daha protesto ettik. (Dün okunan basın açıklaması ektedir.)

Eylem sonrasında, Sanatı, katlettikleri Aksu Vadisi ile besleyen Borusan eylemimizi ve bizleri sanat düşmanı olarak yansıtmaya çalışmıştır. Oysaki eylem, sanata veya muzisyenlere degil Borusan’ın sanatı besleyen insana ve doğaya olan yıkımına karşı bir eylemdir. Bizler bütün bu sanata olan desteğin yıkımla, canlıların, derelerin, vadilerin, KULTURLERIN YOK EDILMESIYLE elde edildiğini dile getiriyoruz… Amacımız Aksu’nun sesini doğanın, isyanın ritimleri ile duyurmaktır…

Lütfi Kırdar önündeki eylemde konser girişleri bittikten sonra, yaptıkları müziğe kapı önünde devam etmek isteyen Direnişin Ritimleri grubuna polis aniden müdahale etmiş; yere düşen bir kadın arkadaşımız hem de Kadına karşı Şiddete hayır Günü’nde tekmelenmiştir. Bunun üstüne oluşan tepkilerle arbede yaşanmış ve daha bir çok arkadaşımıza şiddet uygulanmıştır.

Bu durum Borusan’ın ticari ilişkide olduğu büyük medya kuruluşları tarafından “bilinçsiz çevreciler konser bastı” şeklinde haberleştirilerek saptırılmaya çalışılmış; gerçekleri yazmak yerine Borusan şakşakçılığı yapılmıştır…

Ortada konser basmak gibi bir durum olmadığı, görüntülerden de apaçık ortadadır. İçeri girmek gibi bir teşebbüs olmamış, yalnızca eyleme kapının tam önünde devam edilmek istenmiş ve özel güvenlik ile polisin yarattığı gerginlik sonucu itişme yaşanmıştır.

Basın Kuruluşları ise basın açıklamamıza ve gerçekte yaşananlara neredeyse hiç yer vermeyerek, konuyu saptırarak yaptıkları haberlerde, Borusan’ın gerçekleri yansıtmayan açıklamalarına ise tam yer vermiştir.

Borusan eylem sırası ve sonrasında medya ve kamuoyuna “şeffaflık ilkesi gereği açmış olduğu” iyienerji.net sitesini paylaşmış, yaptıkları bildirilerle her şeyin güllük gülistanlık olduğu görüntüsünü vermeye çalışmıştır.

Borusan sitesinde Aksu vadisinin birkaç fotoğrafını yayınlayarak herkesi aptal yerine koymaya çalışmaktadır. Bu fotoğraflar arasında neden ağaçları keserlerken, borularla kimyasal atıklarını derelere akıtırken, çimento akan dereler kırmızı benekli alabalık cesetleriyle doluyken ve diğer canlılarin yasam alanlari yok edilirken, ya da kepçelerle mezarlara girerkenki görüntüleri yoktur? Borusan’ın şeffaflığı oturdukları yerden bilmezden, görmezden gelmekten ibarettik. Basını ve kamuoyunu açıkça kandırmaya, yanlış yönlendirmeye çalışan Borusan’ın ta kendisidir.

Dezenformasyon kampanyalarında kendi kurumsal sitesinde Aksu’nun mazide kalan cennet fotoğraflarını kullanmaları ise pek isabetli olmuştur; böylelikle katliamlarının boyutu daha çarpıcı şekilde ortaya çıkmaktadır. Aksu’dan güncel fotoğraflarını görebilmek için   http://www.facebook.com/coruhaksuvadisi adresini ziyaret edebilirsiniz.

Hidroelektrik santraller konusunda gerçeği bir kez daha tekrar ediyoruz:

Pompalanan tüketim çılgınlığının karşılamak için enerji bahanesiyle  Türkiye’nin her yerindeki akarsular, doğayı yok etme pahasına kâr peşinde koşanların yoğun saldırısı altındadır. 2000’e yakın HES projesiyle, sularımızın kullanım hakkı şirketlere devrediliyor, yatağında özgürce akan su bırakılmıyor ve sular tünellere hapsedilerek ekosistemler yok ediliyor. Sularımız şirketlere satılıyor, tarımın doğduğu Anadolu topraklarında doğa, tarım, köylülük, kültürler yok ediliyor, yaşam alanları yok edilen bu insanlar göç etmek zorunda bırakılarak, şehirlerde tüketici ve şirketlerin kölesi haline getiriliyor.

Borusan da bu yağmadan pay kapmaya çalışan bir akbaba edasıyla 2007’de enerji şirketlerini kurmuş, yukarda  açıklanan düzenle HES lisanslarını kapmış, sonra da bunları “yatırım” diye göstererek şirket hisselerini Alman Energie Baden-Württemberg AG şirketine satarak “pek karlı bir operasyon” yaptığı hayaline kapılmıştır. Alman ortaklarına kurdurdukları hayalleri de yıkacağımız için peşinen özür dileriz (!)…

Borusan’ın dezenformasyon kampanyalarının ise yanıtsız kalacağı düşünülmesin. Yalanları tüm açıklığıyla ifşa eden ayrıntılı rapor çok yakında açıklanacaktır.

Çoruh Aksu Vadisi Koruma Platformu