Tüyap’ta Oyun Yazarlığı Paneli

Mimesis Haber / Bu yıl 29.’su düzenlenen TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’nın ikinci günündeki (01.11.2010) etkinliklerden biri  “Başka Alanlarda Kurmaca Yazı Yazanlar Nasıl Oyun Yazarı Olabilir” başlıklı paneldi. Panelin organizasyonu Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED) tarafından yapıldı. Panelin moderatörlüğünü aynı zamanda OYÇED Başkanı olan Prof. Dr. Hasan Erkek üstlenmişti, katılımcılar ise derneğin onur üyelerinden Dinçer Sümer, Erhan Gökgücü, Haşmet Zeybek, Tarık Günersel’di. Fakat Tarık Günersel haricindeki diğer konuşmacılar çeşitli sebeplerden ötürü etkinliğe katılamadılar.

Etkinlik, Hasan Erkek’in OYÇED’den ve oyun yazımı ve çevirisini geliştirmek üzere düzenledikleri çeşitli faaliyetlerden kısaca bahsetmesiyle başladı. Ardından kendisinin hazırladığı ‘Edebiyattan Tiyatroya Dramatizasyon’ başlıklı kısa bir sunumla devam etti. Sunumda esas olarak, dramanın bir anlatı sanatı olarak nasıl ortaya çıktığı, anlatı türleri ve bunların arasındaki farklar, anlatının öğeleri ve araçları üzerinde durulduktan sonra, sözü Tarık Günersel aldı. Kendisi de öncelikle piyes ve oyun metni arasında terminolojik olarak bir ayrım yapılması gerektiğini; oyun metninin temsil amaçlı değiştirilen, değiştirebilen metin olduğunu, piyesin ise ‘orijinal metin’ olduğunu ileri sürdü. Ve piyesin, diğer edebi türlere nazaran daha ‘pratik’ olduğunu, bu nedenle oyun yazımının daha zorlu ve ‘sahne tozu yutmanın’ büyük bir avantaj olduğu bir edebi faaliyet olduğunu belirtti. Genç oyun yazarları ve adayları için kısa metinler, skeç metinleri yazarak işe başlamanın daha iyi olacağı, 5 dakikalık bir temsil metninde bile oyun yazımının tüm zorluklarıyla yüzleşileceği ve geliştirici olacağı tartışıldı. Aynı zamanda diğer edebi türlerden uyarlama yaparak oyun metni oluşturmanın da başlangıç olarak tercih edilebileceği üzerine konuşuldu.

Taner Olçum, Ömer Özdinç / MİMESİS